Lose ground türkçesi Lose ground nedir

  • Mevkiini kaybetmek.
  • Önemini yitirmek.
  • Kötüye gitmek (hastanın durumu).
  • Kayıplara uğramak.
  • Gerilemek.
  • Geri çekilmek.

Lose ground ingilizcede ne demek, Lose ground nerede nasıl kullanılır?

Lose : Geri kalmak. Azıtmak. Kaybolmak. Mağlup olmak. Yitirmek. Şaşırmak. Kazanamamak. Kaybetmek. Kaçırmak. Geri kalmak (saat).

Ground : Hareket izni vermemek. Kırsal toprak. Kurmak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Karaya oturtmak. Yer. Dayandırmak. Dayanmak. İyileşmek. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad.

Lose a vote of confidence : Güvenoyu almamak.

Lose control : Hakimiyeti kaybetmek. Kontrolünü kaybetmek. Kontrolü kaybetmek.

Lose count : Hesabını şaşırmak. Sayısını unutmak.

Lose face : Rezil olmak. Mahçup olmak. Bozum olmak. Rezil rüsva olmak. İtibarını kaybetmek. Şerefini kaybetmek. Küçük düşmek. Karizmayı çizdirmek. Yüzü kalmak. Saygınlığını yitirmek.

İngilizce Lose ground Türkçe anlamı, Lose ground eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lose ground ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Back away : Bırakmak. Çekilmek. Geriye çekilmek. Ödün vermek.

Degrade : Aşağılamak. Küçültmek. İndirmek. Rütbesini indirmek. Çözünmek. Onurunu kırmak. İndirgemek. Kepaze etmek. İki paralık etmek. Alçaltmak.

Backed up : Yardım alan. Destek vermek. Geriye doğru hareket etmek. Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak. Desteklemek. Destek sağlamak. Bir aracı ters yöne doğru sürmek. Arkalı. Birinin ifadesini desteklemek veya teyit etmek. Yedeğini almak (özellikle de bilgisayar dosyalarında).

Decede : Ölmek.

Blench : Çekinmek. Rengi solmak. Sararmak. Rengi atmak. İrkilmek. Ağarmak. Benzi atmak. Ürkmek. Ağartmak.

Deteriorating : Bozucu. Bozulan (sağlık, durum vb). Kötüleşmek. Bozmak. Fenalaşmak. Bozulmak.

Back off : Sorumluluktan geri durmak. Vazgeçmek. Gevşetmek. Bırakmak. Geri çekme. Geri çekmek. Terk etmek.

Degrades : Düşmek. Kepaze etmek. İki paralık etmek. Aşınmaya uğramak. Onurunu kırmak. Küçük düşürmek. İndirgemek. Çözünmek. İndirmek. Aşağılamak.

Deteriorates : Bozulmak (sağlık veya durum vb). Bozmak. Kötüye gitmek. Bozulmak. Fenalaşmak. Kötüleştirmek. Alçalmak. Kötüleşmek. Durumu kötüye gitmek.

Come down in the world : Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Durumu bozulmak. Feleğin sillesini yemek. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Attan inip eşeğe binmek. Düşmek. Yoksullaşmak. Hayatta başarısızlığa uğramak.

Lose ground synonyms : fell back, draw back, fallen back, flinch, blenching, blenched, beat a retreat, deteriorated, fall away, take a back seat, blenches, backpedal, absent oneself from, drop behind, deteriorate, fall back, drop back, drop off.