Backed up türkçesi Backed up nedir

  • Biriktirmek.
  • Birinin ifadesini desteklemek veya teyit etmek.
  • Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak.
  • Bir aracı ters yöne doğru sürmek.
  • Arka çıkılmış.
  • Destek vermek.
  • Arkalı.
  • Yedeklemek.
  • Geriye doğru hareket etmek.
  • Yedeğini almak (özellikle de bilgisayar dosyalarında).
  • Destekli.
  • Desteklenmiş.
  • Birikmek.
  • Destek sağlamak.
  • Gerilemek.
  • Yardım alan.
  • Desteklemek.

Backed up ile ilgili cümleler

English: Traffic downtown is all backed up.
Turkish: Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.

English: The agreement, unless backed up by action, is meaningless.
Turkish: Anlaşma, hareketlerle desteklenmezse, hiçbir şey ifade etmez.

English: Ali backed up his data.
Turkish: Ali verisini yedekledi.

Backed up ingilizcede ne demek, Backed up nerede nasıl kullanılır?

Backed : Astarlanmış. Arka çıkılmış. Kaplı. Desteklenmiş. Yardım edilmiş. Arkalıklı. Astarlı. Arkası olan.

Backed him up : Onun arkasında durdu. Ona arka çıktı. Onu destekledi.

A bite and a sup : İki yudum bir şey. İki lokma yemek.

Aaup : Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu. American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği).

Abel group : Abel grubu.

 

İngilizce Backed up Türkçe anlamı, Backed up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backed up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw back : Geri kalmak. Bilardoda çektirme. Kaçmak. Geri almak. Kaçınmak. Geri çekilmek. Bilardoda geri çektirme. Geri çekmek. Yerine getirmemek.

Sponsored : Sponsorlu. Finansal yardımı olan. Mali olarak destekli.

Subsidise : Mali destek sağlamak. Sübvansiyon sağlamak. İaşe vermek. Sübvansiyone etmek. Sübvansiyonla desteklemek. Parayla yardım etmek. Ödenek bağlamak. Para yardımında bulunmak. Para vermek.

Accumulating : Birikmiş. Toplamak. Biriken. Yığmak. Biriktirerek. Toplanmak. Biriktirme.

Accrue : Tahakkuk ettirmek. Artmak. Gelmek. Çoğalmak. Ziyadeleşmek. Tahakkuk etmek. Eklenmek. Payına düşmek. Gerçekleşmek.

Cantilevered : Dirsekli. Kolonlarla desteklenmiş. Konsol.

Sponsor : Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Finanse etmek. Himaye etmek. Kefil olmak. Arka çıkmak. -e kefil olmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Kefil.

Deteriorates : Alçalmak. Bozulmak. Bozmak. Kötüleşmek. Kötüye gitmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Kötüleştirmek. Durumu kötüye gitmek. Fenalaşmak.

Advocating : Savunmak. Müdafaa. Destekleme. Avukatlığını yapma. Müdafaa etmek. Savunma.

Backed up synonyms : give support, accumulate, back up, bear out, underpinned, bolster, crowd, fall away, advocated, come down in the world, reinforced, collect together, cumulates, tow, deteriorate, subsidizes, bolstered, subsidize, subsidises, identifies, drop off, fallen back, beareth, accumulates, deteriorating, amass, be a party to, cumulate, cumulated, endorsee, backed, give a boost, braced.