Bu sayfada Worse ne demek nedir worse hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi worse resimleri yazıları türkçesi ne demek worse ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller worse hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Worse nedir English: Ali is a worse liar than Mary. Turkish: Ali Mary'den daha kötü bir yalancıdır. English: According to this magazine, the economic situation in Japan is getting worse year by year. Turkish: Bu dergiye göre...
Worse off nedir English: We're worse off now than before. Turkish: Şimdi daha önce olduğumuzdan daha yoksuluz. English: We're no worse off than we were before. Turkish: Daha önce olduğumuzdan daha yoksul değiliz. English: I've h...
Worse than death nedir English: There are many things worse than death. Turkish: Ölümden daha kötü birçok şey var. English: Fear of death is worse than death itself. Turkish: Ölüm korkusu ölümün kendisinden daha kötüdür. : Kötü. Daha ç...
Worsen nedir English: From year to year, pollution is worsening. Turkish: Kirlilik yıldan yıla kötüleşiyor. English: Humanitarian personnel were evacuated as the fighting worsened. Turkish: Savaşın kötüleşmesi nedeniyle insan...
Worsening nedir English: From year to year, pollution is worsening. Turkish: Kirlilik yıldan yıla kötüleşiyor. : Fenalaşmak. Daha da kötü olmak. Daha kötü olmak. Daha da kötüleştirmek. Kötüleşmek. Beter etmek. Kötüleştirmek. Kötüleşm...
Worser nedir and worse : Giderek bozulan. Gitgide kötüleşen. Worse luck : Kör talih. Uğursuzluk. kader. Kötü şans. Ne yazık ki. Kötü talih. Maalesef. Şanssızlık. [#Worse off : Maddi durumu daha fena. Daha yoksul. Worse still : İşin dah...
Worse and worse nedir English: She is getting worse and worse every day. Turkish: Her gün gittikçe daha kötüleşiyor. English: The weather was getting worse and worse as the day went on. Turkish: Gün geçerken, hava gittikçe kötüleşiyor...
Worse luck nedir : Daha çok. Daha hasta. Kötü. Daha kötü şey. Daha da kötüsü. Daha fena. Beteri. Daha kötüsü. Beter. Daha kötü. Luck : Şans. Kısmet. Akyıldız. Talih. Baht. Nasip. Uğur. Yom. Akyazı. Tecelli. [#Worse and worse : Giderek bozu...
Worse still nedir : Daha da kötüsü. Daha çok. Daha kötüsü. Daha kötü şey. [#Kötü. Daha kötü. Beter. Daha fena. Daha hasta. Still : Dindirmek (fırtına vb'ni). Yatıştırmak. Susturmak. Yatışmak. Sakinleşmek. Hareketsiz. Yine de. Durgun. Sakinl...
Worse than ever nedir English: This is worse than everything else. Turkish: Bu başka her şeyden daha kötü. English: It is raining worse than ever. Turkish: Her zamankinden daha kötü yağmur yağıyor. : Daha çok. Beteri. Daha kötü. Daha ...
Worsened nedir English: As the pain worsened, Moustapha tried drug after drug. Turkish: Ağrı kötüleşirken, Mustafa ilaç üstüne ilaç denedi. English: The economic situation of the country worsened. Turkish: Ülkenin ekonomik duru...
Worsens nedir English: The pollution worsens with each year. Turkish: Kirlilik her yıl kötüleşiyor. : Daha da kötüleşmek. Daha da kötü olmak. Kötüleşmek. Daha kötü bir hale getirmek. Daha da kötüleştirmek. Kötüleştirmek. Kötüleşmek...
Worses nedir and worse : Giderek bozulan. Gitgide kötüleşen. Worse luck : Kötü şans. Kötü talih. Şanssızlık. Maalesef. Uğursuzluk. Kötü kader. Kör talih. Ne yazık ki. off : Daha yoksul. Maddi durumu daha fena. Worse still : İşin daha k...