Worsened türkçesi Worsened nedir

Worsened ile ilgili cümleler

English: As the pain worsened, Moustapha tried drug after drug.
Turkish: Ağrı kötüleşirken, Mustafa ilaç üstüne ilaç denedi.

English: The economic situation of the country worsened.
Turkish: Ülkenin ekonomik durumu kötüleşti.

English: It is obvious that his condition has not worsened.
Turkish: Durumun daha kötüye gitmediği ortada.

English: Tom's condition worsened.
Turkish: Tom'un durumu kötüleşti.

English: Humanitarian personnel were evacuated as the fighting worsened.
Turkish: Savaşın kötüleşmesi nedeniyle insani yardım ekibi tahliye edildi.

Worsened ingilizcede ne demek, Worsened nerede nasıl kullanılır?

Worsen : Daha da kötüleşmek. Gerilemek. Daha da kötü olmak. Kötüleşmek. Daha kötü olmak. Beter etmek. Kötüleşmek (hasta). Kötüye gitmek. Daha da kötüleştirmek. Kötüleştirmek.

Worsening : Kötüleşen. Ağırlaşan (durum). Kötüleşme. Bozulma. Kalitesizleşme. Kalitesi düşme. Kötüleştirme.

Worsens : Daha kötü bir hale getirmek. Kötüleşmek. Kötüleşmek (hasta). Fenalaşmak. Gerilemek. Daha kötü olmak. Kötüleştirmek. Daha da kötüleştirmek. Daha da kötü olmak. Beter etmek.

 

Worse and worse : Gitgide kötüleşen. Giderek bozulan.

Worse luck : Kötü şans. Kötü kader. Kötü talih. Uğursuzluk. Kör talih. Maalesef. Şanssızlık. Ne yazık ki.

No worse than : - kadar iyi. -den daha kötü değil. Daha başarısız değil.

Be none the worse for it : Zarar gelmemek.

Worse than death : Dayanılamaz. Ölümden kötü. İşkence veren. Ölümden daha kötü. Daha zor. Ölümden beter.

Worse off : Daha yoksul. Maddi durumu daha fena.

None the worse for wear : Hurdası çıkmış.

İngilizce Worsened Türkçe anlamı, Worsened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worsened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exacerbate : Şiddetlendirmek. Ağırlaştırmak. Öfkelendirmek. Yangına körükle gitmek. Artırmak (kötü durumdaki bir şeyi). Sinirlendirmek. Kızdırmak. Alevlendirmek. Azdırmak.

Degrades : Küçük düşürmek. Kepaze etmek. Rengini açmak. İndirgemek. Düşmek. Çözünmek. Aşağılamak. Onurunu kırmak. İki paralık etmek. Küçültmek.

Bastardize : Bozmak. Çarpıtmak saptırmak. Değerini düşürmek. Lekelemek. Alçalmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Piç etmek.

Go down : Gitgide çökmek. Benimsenmek. Perişan olmak. Batmak. İnmek. Tarihe geçmek. Yatağa düşmek. Azalmak. Sönmek (lastik). Beğenilmek.

Draw back : Bilardoda geri çektirme. Geri çekilmek. Geri almak. Kaçmak. Yerine getirmemek. Bilardoda çektirme. Çekilmek. Geri kalmak. Geri çekmek. Kaçınmak.

Deteriorates : Durumu kötüye gitmek. Kötüye gitmek. Bozmak. Fenalaşmak. Bozulmak. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Alçalmak.

Deteriorated : Ağırlaşan (durum). Yatkın. Durumu kötüleşmiş. Bozmak. Fenalaşmak. Bozulmak.

 

Deteriorating : Bozulmak. Bozucu. Bozulan (sağlık, durum vb). Bozmak. Fenalaşmak.

Fall back : Geride kalma. Geri çekilmek. Geri çekilme. Saatleri geri almak.

Devolving : Devretmek. Devrolmak. Bırakmak. İntikal etmek. Dejenere olmak. Üzerine düşmek. Kalmak. Kötüye gitmek. Geçmek.

Worsened synonyms : fall ill, fell back, aggravate, change for the worse, bastardise, rock the boat, go from bad to worse, exacerbated, worse, come down in the world, degrade, fallen back, backed up, drop off, aggravates, exacerbates, exacerbating, devolve, make worse, devolves, drop behind, bastardizes, deteriorate, drop back, corrupt, go to the bad, fall away, bastardizing, retrograded, worsen, worsens, go worse, get worse.

Worsened zıt anlamlı kelimeler, Worsened kelime anlamı

Better : Daha iyi yapmak. Islah olmak. Yakşırak. Islah etmek. İyileştirmek. İyisimi. Daha iyi. Daha iyi bir hale gelmek. Gelişmek. Daha iyi bir hale getirmek.