Worses türkçesi Worses nedir

  • Daha da kötüsü.
  • Kötü.
  • Beter.
  • Daha kötüsü.
  • Daha fena.
  • Daha kötü.

Worses ingilizcede ne demek, Worses nerede nasıl kullanılır?

Worse and worse : Giderek bozulan. Gitgide kötüleşen.

Worse luck : Kötü şans. Kötü talih. Şanssızlık. Maalesef. Uğursuzluk. Kötü kader. Kör talih. Ne yazık ki.

Worse off : Daha yoksul. Maddi durumu daha fena.

Worse still : İşin daha kötüsü. Daha kötüsü.

Worse than death : İşkence veren. Daha zor. Ölümden kötü. Ölümden beter. Dayanılamaz. Ölümden daha kötü.

The worse for liquor : Oldukça sarhoş.

Worse than ever : Her zamankinden çok. Her zamankinden kötü.

Be none the worse for it : Zarar gelmemek.

No worse than : -den daha kötü değil. - kadar iyi. Daha başarısız değil.

A change for the worse : Kötüleşme. Kötü bir değişiklik. Kötüye gitme.

İngilizce Worses Türkçe anlamı, Worses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tier : Oturma sıraları. Bebek önlüğü. Bezeme kuşağı. Dizi (üst üste dizilmiş şeylerde). Katman. Dizi. Sıra. Aşama. Tabaka. Kat.

Blacker : Kara. Pis. Koyu. Morarmış. Karalayıcı. Kasvetli. Kızgın. Zenci. Uğursuz.

Somebody : Kimse. Önemli birisi. Kimisi. Bazısı. Şahsiyet. Birisi. Biri. Bir kimse. Önemli kimse.

 

Comber : Uzun ve tümsekli dalga. Tarayıcı. Yün. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hanigiller (serranidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, er dişi, türkiye denizlerinde yaşayan bir tür. Asıl hani balığı. Hani. Tarak. Hani balığı. Tarakçı.

Servant : Memur. Müstahdem. Kul. Uşak. Hizmetçi. Hizmetli. Hademe. Köle. Ayvaz. Abd.

Peeler : Polis. Soyma makinesi. Aynasız. Polis (ingiliz ingilizcesi). Soyma bıçağı. Soyacak. Kabuk soyucu. Soyucu. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Striptizci.

Shingler : Çatı padavrası döşeyen kimse. Çatı padavrası ile çatıları veya duvarları kaplayan kimse. Çatıları padavra ile kaplayan kişi.

Thrower : Çömlekçi ustası. İbrişim büken kimse. Atan kimse. Atıcı.

Self employed person : Serbest meslek sahibi. Kendi hesabına çalışan kişi.

Union member : Sendikalı. Sendika üyesi.

Worses synonyms : trained worker, cornhusker, plyer, ragsorter, tier up, voice communication, oral communication, speech communication, sprigger, spoken communication, mopper, muzzler, supporter, splicer, blackleg, slave, badly, carter, waterman, amiss, processor, speech, teaser, striver, accumulator, skidder, spoken language, rat, employable, soul, wallah, charcoal burner, awfuller.

Worses zıt anlamlı kelimeler, Worses kelime anlamı

Nonworker : İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. Çalışmayan.

Employer : İşveren. İşçi çalıştıran. İstihdam eden. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İşletme sahibi. Patron. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. Çalıştıran. İş sahibi.

Better : Daha iyi bir hale gelmek. Yakşırak. Islah etmek. Daha iyi yapmak. Daha yakşı. İyileştirmek. İyileşmek. Geliştirmek. Geçmek. Gelişmek.