Tier türkçesi Tier nedir
- Katman.
- Dizi.
- Dizi (üst üste dizilmiş şeylerde).
- Aşama.
- Bebek önlüğü.
- Rütbe.
- Sıra.
- Bezeme kuşağı.
- Oturma sırası (sinema).
- Oturma sıraları.
- Tabaka.
- Sirkte seyircilerin oturduğu sıralar.
- Kat.
Tier ile ilgili cümleler
English: Is Jale prettier than me?
Turkish: Jale benden daha güzel mi?
English: As the night wore on and Moustapha drank more and more, his jokes got progressively smuttier.
Turkish: Gece ilerleyip Mustafa içkileri devirdikçe, esprileri de gittikçe daha müstehcenleşti.
English: Bernard Kouchner, who established Medecins Sans Frontieres, did not oppose the Iraq war.
Turkish: Bernard Kouchner, Medecins Sans Frontières'in kurucusu, Irak Savaşı'na karşı çıkmadı.
English: The Großer Tiergarten or Tiergarten are a large public park located in the middle of Berlin.
Turkish: GroBer Tiergarten ya da Tiergarten Berlin'in ortasına kurulmuş büyük bir kamu parkıdır.
English: Everyone has the right to freedom of opinion and expression; this right includes freedom to hold opinions without interference and to seek, receive and impart information and ideas through any media and regardless of frontiers.
Turkish: Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
Tier ingilizcede ne demek, Tier nerede nasıl kullanılır?
Two tier exchange rate system : İkili kur sistemi. İki bağlı döviz kuru sistemi. Zorunlu bazı malların dışalımında sabit resmi kurun, diğer mallar için serbest piyasa kurunun uygulandığı döviz kuru sistemi. bk. çifte kur sistemi.
Two tier : İki kademeli. İki katlı.
Tierce : Üçlü takım. Esas notanın üzerinde ses aralığı. Sabah duası saati. Fıçı. Yüz doksan litrelik fıçı. Üçüncü çelgi. Üçlü seri. Üç savutta da gövdenin yukarı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak, için uygulanan çelgi. (namlu ucu yukarda, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnakları yere dönüktür. kesici kılıçta, namlunun kesici yüzü dışa dönük olarak daha aşağıdan uygulanır.).
Tierces : Fıçı. Sabah duası saati. Üçlü seri. Esas notanın üzerinde ses aralığı.
Tiered : Sıralar halinde düzenlenmiş olan. Sıralar şeklinde düzenlenmiş olan. (ödemeli tv kanalları ile alakalı) çeşitli kademeli paketler içerisinde düzenlenmiş (daha fazla kanal içeren ve daha pahalı olan her büyük paketle). Sıralı. Kat kat olan.
Tiers : Bebek önlüğü. Dizi (üst üste dizilmiş şeylerde). Dizi. Sıra. Tabaka. Katman. Bezeme kuşağı. Aşama. Oturma sırası (sinema). Kat.
Artier : Sanatkarane. İddialı. Gösterişli.
Tierra del fuego : Güney amerika'nın güney kıyıları açıklarında adalar grubu.
Bittier : Parçalı. Küçük. Kısım kısım. Minicik. Parçalardan oluşan. Minik. Bölüm bölüm.
Bloodthirstier : Şiddet yanlısı. Yırtıcı. Canavar ruhlu. Kan dökmeye hevesli. Hunhar. Kana susamış.
İngilizce Tier Türkçe anlamı, Tier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Promotions : Terfi. Yükselme. Artırma. Mevki. Tanıtma. Tanıtım. Sınıf geçme. Piyonun vezir olması. Yükseltme.
Sphere : Gökkubbe. Dünya. Yerküre. Çevre. Yüzeyinin her noktası özekten eşit uzaklıkta olan yuvarlak kapalı yüzey. Yuvar. Derece. Küre. Gökyüzü.
Files : Klasör. İle ilgili dosyalar. Dosya sayısı. Dosya. Eğe. Dosyalar. Törpü.
Gradation : Derece derece değişme. Derece derece sıralanma. Geçişme. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunun duygu, akımında yükselme, artma. Olay dizisindeki duygu akımının yavaş yavaş yükselmesi, artması. Dizillenme. Geçiş. Boylanma.
Craned : Vinç ile kaldırmak. Dik durmak. Turna kuşu. Turna gibi uzanmak. Uzatmak (boynunu). Boynunu uzatmak. Vinç. Maçuna. Vinçle kaldırmak.
Deck : (iskambil) deste. Üstü açık döşeme. Donatmak. Süslemek. Üst kısım. Güverte. Bezemek. İskambil destesi.
Period : Ders. Devir. Dönem. Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Aybaşı. Özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Süreç. Nokta. Çekit.
Layer : Topçu. Daldırma yapmak. Döşeyen kimse. Yumurtlayan. Katmanlara ayırmak. Daldırmak. Birbiri üzerine serilmiş, yayılmış ya da kimyasal olarak oluşmuş, varlığı kimyasal ve fiziksel yöntemlerle belirlenebilen özdek bölgesi.
Collection : Biriktirme. Derleme. Biriktiri. Cibayet. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. Para toplama. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir. İane.
Flat : Yavan. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması. Yassı. Gitar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Düzeltmek. Düz yüzey. Konut. Tavan.
Tier synonyms : array, tier up, fold, distinction, kat, military rank, tiers, chains, benches, overlay, tiering, crust, craning, jumper, lamella, alignments, lamina, sills, instance, cycle, rankest, echeloning, alignment, pinafores, jumpers, beds, convolution, estates, gradations, bed, degree, bibler, amplitude.
Tier zıt anlamlı kelimeler, Tier kelime anlamı
Nonworker : İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. Çalışmayan.
Tier ingilizce tanımı, definition of Tier
Tier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pinafore. A chold`s apron covering the upper part of the body, and tied with tape or cord. One who, or that which, ties. A row or rank, especially one of two or more rows placed one above, or higher than, another. As, a tier of seats in a theater.

Bu kısımda Tier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.