Notarise türkçesi Notarise nedir

  • Noter tarafından onaylatmak.
  • Onaylamak (noter).
  • Noter tarafından onaylamak.
  • Noter aracılığıyla resmiyet vermek.
  • Noter tarafından tasdik edilmek veya kanıtlamak (ayrıca notarize).
  • Noterde tasdik ettirmek.
  • Noter kaşesi ile yasallaştırmak.
  • Notere onaylatmak.
  • Tasdik etmek.
  • Notere yaptırmak.
  • Notere tasdik ettirmek.

Notarise ingilizcede ne demek, Notarise nerede nasıl kullanılır?

Notarial : Noterliğe ait. Notere ait.

Notarial attestation : Noterlik onayı. Noterlik tasdiki. Noter tasdiki.

Notarially : Noter kaşesi ile. Noter onayı aracılığı ile. Noter onayı ile.

Notarially certified : Noter tasdikli.

Notaries : Noter. Noterler.

Certified notary : Noter. Belgeleri onaylamaya ve yasal durumu kabul etmeye yetkili kimse.

Notary public : Noter.

Notarizes : Noterde tasdik ettirmek. Notere onaylatmak. Onaylamak (noter). Tasdik etmek. Notere yaptırmak. Notere tasdik ettirmek. Noter aracılığıyla resmiyet vermek. Noter tarafından onaylatmak.

Notarized : Noter tarafından onaylanmış. Noter onaylı. Noterce onaylı. Noterce onaylanmış. Noter tasdikli. Noter kaşesi ile yasallaştırılmış. Noter tarafından tasdik edilmiş. Noter tarafından tasdik edilmiş veya kanıtlanmış (ayrıca notarised). Noterden geçmiş.

Notarizing : Notere tasdik ettirmek. Noter tarafından onaylatmak. Onaylamak (noter). Notere onaylatmak. Noter aracılığıyla resmiyet vermek. Noterde tasdik ettirmek. Notere yaptırmak. Tasdik etmek.

 

İngilizce Notarise Türkçe anlamı, Notarise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Notarise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attest : Kanıtı olmak. Beyan etmek. Delalet etmek. İddia etmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Onaylamak. Bildirmek. Doğrulamak. Yemin ettirmek. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek.

Avouches : Onaylamak. İtiraf etmek. Doğrulamak. Garanti etmek. Yetki vermek. Teyit etmek.

Certify : Belgelendirmek. Tekit etmek. İlan etmek. Onaylamak. Kabul etmek (çek). Belgeleme. Kanıtlamak. Bir işlem ya da olayın doğruluğunu, gerçekliğini belgeleme, onaylama. Doğrulamak.

Evidence : Belirti. Kanıt. Göze çarpma. Açığa vurmak. Açıklık. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Göstermek. Belirmek. İfade. İz.

Authenticates : Doğruluğunu kanıtlamak. Tevsik etmek. Gerçeklemek. Doğruluğunu ispatlamak. Onaylamak. Gerçekliğini kanıtlamak. Belgelemek.

Avouching : Onaylamak. Yetki vermek. İtiraf etmek. Doğrulamak. Teyit etmek. Garanti etmek.

Bear out : Desteklemek. Yardım etmek. Kanıtlamak. Onaylamak. Arka çıkmak. Doğrulamak.

Demonstrate : Açıklayarak tanıtmak. Örnekle açıklamak. Açımlamak. İspatlamak. Gösteri yapmak. Gösteri düzenlemek. Göstererek tanıtmak. Göstermek. Kanıtlamak. Açıklamak.

Manifest : Belirtmek. Bildiri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirgin. Açık. Dışavurmak. Belli etmek. Açıkça göstermek. İspat etmek. Apaçık.

Notarise synonyms : notarizes, affirms, notarizing, avouched, certifies, affirm, notarize, confirming, confirm, confirms, certifying, avouch, homologate.