Outgrowths türkçesi Outgrowths nedir

Outgrowths ingilizcede ne demek, Outgrowths nerede nasıl kullanılır?

Outgrowth : Fazlalık. Akıbet. Gelişen şey. Dal. Sürgün. Filiz. Fazla büyüme. Çıkıntı. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal.

Outgrow : Elbiselere sığmamak. Büyümek. Küçük gelmek. Sığmamak. -den daha çabuk büyümek. İçin fazla büyümüş olmak. Geçmek. Bırakmak (alışkanlık). -den vazgeçmek (büyüyünce). Elbiseye sığmamak.

Outgrowing : Elbiseye sığmamak. Büyümek. Bırakmak (alışkanlık). Küçük gelmek. -den daha çabuk büyümek. -den vazgeçmek (büyüyünce). Elbiselere sığmamak. Daha çabuk büyümek. Geçmek. Sığmamak.

Outgrown : Bırakmak (alışkanlık). Küçük gelmek. Büyümek. Sığmamak. Geçmek.

Outgrows : -den daha çabuk büyümek. Elbiseye sığmamak. Elbiselere sığmamak. İçin fazla büyümüş olmak. Küçük gelmek. -den vazgeçmek (büyüyünce). Büyümek. Bırakmak (alışkanlık). Daha çabuk büyümek. Geçmek.

Have outgrown somebody : Boy olarak geçmek. Geçmek.

Have outgrown something : Küçük gelmek. İçine sığmamak.

İngilizce Outgrowths Türkçe anlamı, Outgrowths eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Outgrowths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exiling : Sürgüne yollama. Sürülme. Sürgün etmek. Kovmak. Sürmek. Sürgüne göndermek.

Bump : Bindirmek. Çarpmak. Aniden. Güm diye. Vurmak. Çarpma. Şiş. Toslamak. Vurma.

Buds : Kafadar. Gonca. Tomurcuk. Gelişmemiş şey veya kimse. Ahbap. Arkadaş.

Ear : Başak. Kulp. Başaklanmak. Dikkat. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulak. Kulak verme. Duyma yeteneği. İşitme duyusu.

Accrescent : Artan. Çoğalan. Akresent.

Tail : Arka. İzlemek. Bozuk paranın resimsiz tarafı. Sapını ayıklamak. Kuyruk takmak. Azalmak. Göt. Yazı. Yakından izlemek. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi.

Diarrheas : Diyare. Amel. İshal.

Margining : Çerçeve. Sınır. Kenar boşluğu. Pay. Marj. Kenarlık. Hudut. Kenar yapmak. Mesafe.

Expatriations : Yabancı ülkeye yerleşme. Iskat. Vatandaşlıktan çıkarma. Vatandaşlıktan çıkarılma. Göç. Vatandaşlığı kaybettirme.

Exorbitance : Haddini aşma. Aşırılık. İfrat. İleri gitme. Fahişlik.

Outgrowths synonyms : mastoidal, olecranon process, styloid process, processus coronoideus, cecal appendage, aculea, odontoid process, body part, coronoid process, alveolar process, plant process, mastoid bone, vermiform process, transverse process, zygomatic process, gum ridge, alveolar arch, acromial process, caruncula, pterygoid process, corollary, mastoid, diarrhoea, bough, backlash, caruncle, osteophyte, result, mastoid process, spicule, corollaries, papilla, bossage.

Outgrowths zıt anlamlı kelimeler, Outgrowths kelime anlamı

 

Fall : Yıkılmak. Yenilmek. Oturmak (laf). Yıkılma. İnmek. Aşağı sallanmak. Gece çökmek. Dağılmak. Yatağa düşmek. Ucuzlamak.

Ending : İşletme ekleri. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Baş. Sonuç. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bitiş. Fiil çekimi eki. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Nihayet.