Partnership türkçesi Partnership nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İki veya daha fazla kişinin sermaye, emek, bilgi ve becerilerini ortak bir amacı gerçekleştirmek için biraraya gelmeleri. bk. şirket.
- Müşareket.
- Ortaklık.
- İştirak.
- Şirket.
- Hissedarlık.
- Mukarada.
- Mudaraba.
- Adi şirket.
Partnership ile ilgili cümleler
English: I went into partnership with him.
Turkish: Onunla işbirliğine gittim.
English: They agreed to form a joint partnership.
Turkish: Bir ortaklık kurmayı kararlaştırdılar.
Partnership ingilizcede ne demek, Partnership nerede nasıl kullanılır?
Partnership agreement : Ortaklık anlaşması.
Partnership capital : Sosyal sermaye. Ortaklık sermayesi. Pazarlanabilir ya da pazarlanma olanağı olmayan mal ve hizmetlerin üretilmesini sağlayan toplumun üretken aktiflerinin toplam stoku. toplumu bir arada tutan ve toplumun siyasi, kültürel ve sosyoekonomik alanda gelişmesini etkileyen normlar, ağlar, örfler, adetler, gelenekler, görenekler gibi iletişim ve karşılıklı güven esasına dayalı insan ilişkilerini belirleyen kurallar bütünü. marksist kuramda, karşılıklı bağımlılık ilişkisi içerisinde bulunan bireysel sermayelerin toplamı. Şirket sermayesi.
Partnership certificate : Ortaklık belgesi.
Partnership contract : Ortaklık kontratı. Şirket kontratı.
Partnership for peace : Barış için ortaklık.
Deed of partnership : İş ortaklıkları arasında kurulan yürütme ve yönetime ilişkin koşul ve kuralları kapsayan sözleşme. Ortaklık sözleşmesi. Şirket sözleşmesi. Şirket mukavelenamesi.
Enter into a partnership : Ortaklığa girmek.
Duration of partnership : Ortaklığın süresi.
Eu accession partnership document : Ab katılım ortaklığı belgesi.
Domestic partnership : Yerli ortaklık.
İngilizce Partnership Türkçe anlamı, Partnership eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Partnership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Attendances : Eşlik. Bakma. Devam. Gitme. Hazır bulunma. Bakım. Katılma. Hizmet. Katılım.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Corporations : Şiş göbek. Belediye yetkilileri. Tüzel kişi. Dernek. Şirketler. Kurum.
Partner : Ortağı gibi davranmak. Erkek arkadaş. Hayat arkadaşı. Kavalye. Arkadaş. Tarım işlerinde, iyenin yerini ekip biçerek sağlanan ürünün yarısını alan kişi. Dam. Paydaş. Yarıcı. Oyun arkadaşı.
Contract : Anlaşma yapmak. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Daraltmak. Kontrat yapmak. Ölçüsünü küçültmek. (hastalığa) yakalanmak. Buruşturmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Sözleşme.
Business firm : Ticari firma. Ekonomik işletme. İşletme. Ticarethane. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Yasal olarak kurulmuş ticari kişilik. Firma. Kar amacıyla ekonomik faaliyetlerde bulunan kuruluş. Ticari işletme.
Shareholding : Ortak. Paysahipliği. Şirket veya kurumların hisseleri şeklindeki hisseler.
Cahoots : İşbirliği.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Partnership synonyms : business concern, business organisation, contributions, corporate, collectivism, corporate body, joinings, corporates, companying, associateship, attendance, a shift in individual demand, privity, abolition of forced labour convention, copartnership, a change in demand, corporation, business organization, proprietorship, community, ability rent, enterprise, a pass through certificate, parcenary, commonality, enterprises, joining, a change in supply, contribution, commonalities, proprietorships, stockholding, companies.
Partnership ingilizce tanımı, definition of Partnership
Partnership kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To have partnership in the fortunes of a family or a state. The state or condition of being a partner. As, to be in partnership with another.

Bu kısımda Partnership kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Partnership ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Partnership anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Partnership ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.