Phosphite türkçesi Phosphite nedir

  • Fosfit.

Phosphite ingilizcede ne demek, Phosphite nerede nasıl kullanılır?

Hypophosphite : Hipofosfit. Hipofosfür.

Phosphide : Fosfid. Fosfit. Fosfat bileşiği.

Phosphine : Hidrojen fosfür. Fosfin. Fosfamin.

Calcium phosphide : Kalsiyum fosfür.

Phosphagen : Fosfokreatin ve fosfoarjinin gibi enerjiyi depolamada işlev gören bileşikler. Fosfajen.

Phosphate : Hücre solunumundaki ana madde; birçok metabolik olayda da görev alan bir madde. glukoz 6-fosfat. Fosforik asidin tuz, ester veya anyon formu. özellikle ortofosfatı belirtmek için kullanılır. Fosfat. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fosfatlı yapay gübre. Glikoz 6-fosfat. Fosfatlı gübre.

Phosphatase : Fosfataz. Bir molekülden hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim. Bir substrattan hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim grubu. Karaciğerde ve böbrekte glikoz 6-fosfatı glikoza döndüren enzim. glukoz 6-fosfataz. Fosfotaz. Glikoz 6-fosfataz.

Phosphate translocase : Mitokondri iç zarında bulunan, sitoplazmadaki h2po4 veya hpo4’ün mitokondri matriksine, buna karşılık oh- veya 2h+’nin matriksten sitoplazmaya geçmesini sağlayan taşıma sistemi. Fosfat translokaz.

Phosphatasemia : Fosfatazemi. Kanda alkalen fosfataz bulunması.

Phosphates : Fosfatlı gübre. Şelat yapıcı, tampon, emülgatör, renk koruyucu, su tutma kapasitesini artırıcı özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan, amonyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, pirofosfat gibi gıda katkı maddeleri. Fosfatlar. Fosfat. Bitkiler için gerekli besin niteliği taşıyan, insan ve hayvan gıdasının normal bileşeni olan, su ortamlarında aşırı birikmeleri durumunda ötrofikasyona neden olan fosfat bileşikleri.

 

İngilizce Phosphite Türkçe anlamı, Phosphite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phosphite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Phosphide : Fosfat bileşiği. Fosfid.

Salt : Tuz katmak. Tat tuz. Tuz. Tuzluk. Deriyle ilişkili lenfoid doku. İlginçleştirmek. Tuzlayarak saklamak. Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik. nacı; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tuzlu.

Calcium phosphate : Kalsine edilmiş, eritilmiş, çöktürülmüş veya reaksiyona uğratılmış kalsiyum fosfat ürünlerinden biri. Kalsiyum fosfat.

Sodium phosphate : Mono sodyum fosfat, di sodyum fosfat ve tri sodyum fosfat olmak üzere üç formu olan sodyum kaynağı. Sodyum fosfat. Sodyum ve fosfordan yapılan ve sanayi uygulamalarında kullanılan bir kimyasal bileşim.

Gas : Uzun süre konuşmak. Övünme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Benzin. Saçmalamak. Boş laf. Eğlenceli şey. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Benzin almak. Övünmek.

Orthophosphate : Ortofosfat. İnorganik fosfat.

Pesticide : Böcek ilacı. Haşarat öldürücü. Haşere ilacı. Bitki koruma ilacı. Pestisid. Böcek kimyasalı. Böcek zehiri. Kemirgen. Zararlılarla savaşta kullanılan öldürücülerin genel adı.

Phosphite synonyms : inorganic phosphate, sodium orthophosphate.

Phosphite ingilizce tanımı, definition of Phosphite

Phosphite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A salt of phosphorous acid.