Plenipotentiaries türkçesi Plenipotentiaries nedir

  • Tam yetkili.
  • Tam yetkili kişi.
  • Tam yetkisi olan.
  • Tam yetkili temsilci.
  • Tam yetkili elçi.
  • Mutlak.

Plenipotentiaries ingilizcede ne demek, Plenipotentiaries nerede nasıl kullanılır?

Plenipotentiary : Tam yetkili temsilci. Mutlak. Tam yetkili. Tam yetkili elçi. Tam yetkisi olan. Tam yetkili kişi.

Ambassador extraordinary and plenipotentiary : Olağanüstü ve tam yetkili büyükelçi.

Ambassador plenipotentiary : Yetkili elçi.

Minister plenipotentiary : Orta elçi. Ortaelçi.

İngilizce Plenipotentiaries Türkçe anlamı, Plenipotentiaries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plenipotentiaries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lead pipe : Şüphesiz. Kesin. Kurşun boru. Kurşundan yapılmış boru. Garanti edilmiş.

Meres : Halis. Safi. Sade. Önemsiz. Salt. Yalnız. Bataklık. Katkısız. Göl.

Infinite : Sonsuzluk. Hudutsuz. Tükenmez. Sonsuz. Sınırsız. Nihayetsiz. Sayısız. Muazzam bir.

Absolutes : Düzey. Salt. Muhakkak. Katıksız. Sınırsız. Kati. Tüm.

Infallible : Yanılmayan. Güvenilir. Muhakkak. Şaşmaz. Yanılmaz. Hata yapmaz.

Absolute : Düzey. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muhakkak. Salt. Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü. Tüm. Absolüt. Saltık. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Sınırsız.

 

Fully fledged : Tamamen tüylenmiş.

Peremptory : Dediği dedik. İnatçı. Diktatörce. Emredici. Amirane. Olumlu. Buyurucu. Otoriter. Mütehakkim. Müspet.

Has full authority : Tam yetkiye sahip. Tam komutalı.

Plenipotentiaries synonyms : fully entitled, abs, plenipotentiary, mere, certain, infinites, extremest, extremer, extreme, merer, categoric.