Ported türkçesi Ported nedir

Ported ile ilgili cümleler

English: A special tax was imposed on imported cars.
Turkish: İthal otomobillere özel bir vergi koyuldu.

English: Ali is being deported.
Turkish: Ali sınır dışı ediliyor.

English: Ali never reported that to the authorities.
Turkish: Ali bunu asla otoriteye bildirmedi.

English: Ali reported his car stolen.
Turkish: Ali çalınan arabasını bildirdi.

English: Ali reported his accident in detail.
Turkish: Ali detaylı olarak kazayı bildirdi.

Ported ingilizcede ne demek, Ported nerede nasıl kullanılır?

Balance on unsupported ladder : Ayaksız ya da hiçbir yere dayanmayan merdiven üzerinde dengelenme sanatı. Desteksiz merdivende denge.

Be exported : İhraç edilmek.

Being supported : Desteklenmiş olma. Finansal olarak destekte bulunulma. Desteklenme. Yardım edilme. Destekli olma.

Comported : Uymak. Davranmak. Bağdaşmak. Yakışmak.

Computer supported cooperative work : Bilgisayar destekli ortak çalışma. Bilgisayar destekli kooperatif çalışma.

Misreported : Gerçek dışı veya hatalı rapor vermek.

Imported cabbage butterfly : Lahana kelebeğinden biraz daha küçük boyda olup, yaşayışı ve gelişmesi ona benzeyen, tırtılları da onun gibi birçok tarım bitkisine, özellikle sebzelere zarar veren kelebek. Turp kelebeği.

 

No incident reported : Olay bildirilmedi. Herhangi bir özel durum bildirilmedi. Olay nakledilmedi.

Deported : Kovulmuş. Bir ülkeden dışarı çıkarılmış. Sürgün edilmiş. Sürülmüş. Sürgün.

Imported goods : Giriş malı. Yabancı ülkelerden getirtilip giriş vergileri ödenerek ya da bağışıklıktan yararlanarak yurda sokulmuş olan mal. Başka ülkelerden getirilen mallar. İthal ürünler. İthal malları. İthal edilmiş mallar.

İngilizce Ported Türkçe anlamı, Ported eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ported ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Artificer : Zanaatkar. Esnaf. Zanaatkar asker. Askeri teknisyen. Mucit. Sanatçı. Askeri makine ustası. Sanatkar.

Glued : Yapışmış. Takılı veya tutkalla yapıştırılmış gibi olan. Tutkallanmış. Zamklanmış. Tutmuş. Tutkallı. Yapıştırılmış.

Affixed : Eklenmiş. Ekli. Takılı.

Ceramicist : Persolen veya kilden objeler meydana getiren kimse. Çömlekçi. Seramik yapan kimse. Seramikçi.

Thrower : İbrişim büken kimse. Çömlekçi ustası. Atan kimse. Atıcı.

Artisan : Bir iş kolunda bütün incelikleri kapasyan nitelikte yetkili olan kişi. Usta. Zanaatla uğraşan kişi. Zanaatçı. Zanaatkar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi. Sanatkar. Sanatçı. Esnaf.

Craftsman : Zanaatkar. Sanatçı. Zanaatçı. Yığın. Usta. Kalifiye işçi. Esnaf. Hirfet. Sanatkar. Ehl-i hiref.

Journeyman : Kalitesiz işçi. Ustabaşı. Usta oyuncu. Günlük işçi. Usta. Kalfa. Yövmiyeli işçi.

 

Ceramist : Çömlekçi. Seramik uzmanı. Çinici. Seramikçi.

Ported zıt anlamlı kelimeler, Ported kelime anlamı

Unbalanced : Akli dengesi bozuk. Denksiz. Dengesiz. Kaçık. Çılgın. Aklen dengesiz. Muvazenesiz. Dengelenmemiş. Deli. Üşütük.

Ported antonyms : unaffixed.

Ported ingilizce tanımı, definition of Ported

Ported kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having gates.