Propellers türkçesi Propellers nedir

Propellers ingilizcede ne demek, Propellers nerede nasıl kullanılır?

Propeller fan : Pervaneli vantilatör. Aksiyal vantilatör. Aksiyal vantılatör. Pervaneli üfleç. Kanatlı üfleç. Bir pervane yardımıyla havayı iten üfleç.

Propeller pump : Pervaneli pompa. Pervane pompası.

Propeller shaft : Pervane şaftı mili. Kardan mili. Uskur şaftı. Transmisyon mili. Pervane şaftı. Tahrik mili. Şaft. Pervane mili.

Propeller turbine engine : Pervaneli jet motoru.

Double universal propeller shaft : Çift kardanlı transmisyon mili.

Propeller : Uçak veya gemilerde itiş gücü sağlayan iki veya daha çok kanatlı alet. Uskur. Pervaneli. Pervane. Çark.

Controllable pitch propeller : Piç kontrollü pervane. Kontrollü hatveli pervane. Hatvesi ayarlanabilir pervane. Diş açıklığı kontrol edilebilir pervane. Değişken hatveli pervane.

Marine screw propeller : Gemi uskuru.

Variable pitch propeller : Değişken eğimli pervane.

Twin propeller plane : Çift pervaneli uçak.

İngilizce Propellers Türkçe anlamı, Propellers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propellers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blade : Sulu tip (argo terim). Kılıç. (kendini) jiletlemek. Yaprak. Laubali tip. Yalım. Kılıç kullanmakta usta kimse. Ağız. Uzun yaprak.

 

Propellant : İleri iten. Roket yakıtı. Uzay gemisini uçuran yakıt. Sürücü. Uzay gemisi yakıtı. Sevk maddesi. İtici güç. İtici gaz. Uzay gemişi yakıtı. İleri sevk edici şey.

Screw propeller : Uskur. Bir uçak veya gemideki hava veya suyu ileri itiş sağlamak için geriye doğru iten döner şaft. Döner sevkedici. Uskur pervane.

Substance : Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Servet. Özlülük. Asıl. Substans. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Güçlülük. Anafikir. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Öz.

Airscrew : Hava uskuru. Uçak pervanesi. Uçak pervanesi eski adı.

Fan : Yelpaze. Yaba. Yellemek. Hasta. Serinletmek. Üfleç. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soğutucuda hava akımı sağlayan döner kanatlı aygıt. Hayran.

Flanger : Ses sinyalinin kopyalanıp çok küçük bir gecikme ile orijinal sese eklenmesi yoluyla iki sesin harmanlanmasına dayanan ve jet motoru benzeri efekt ve bunu sağlayan cihaz.

Moth : Güve. Gece kelebeği. Tırtılları çeşitli tarım bitkilerinde, un, buğday gibi yiyeceklerde, özellikle yünden yapılmış giyim ve öbür ev eşyasında yaşayarak büyük zararlara yol açan ufak boylu kelebeklerin ortak adı. a. bk. buğday güvesi, kürk güvesi, zeytin güvesi v. b.

Impeller : Jet motor kompresörü. Pompa dişlisi. Kompresör çarkı. Pompa vb içindeki pervane. Sevk edici pervane. Pal. İtici pervane. Kanat. Rotor.

Screw : Üzeri burma biçiminde yivli ufak çivi. Sikişmek. Geçirmek. Çevirmek. Burulmak. Burmak. Aldatmak. Vida. Çevirerek sıkıştırmak. Burmaç.

 

Propellers synonyms : rocket propellant, rocket fuel, mechanical device, propellor, rocket propellent, propeller, rotor, rotors, airplane propeller, impellers, compressed gas, variable pitch propeller, ocean sunfish, hub, airscrews, impellor, vane, prop, impellors.

Propellers zıt anlamlı kelimeler, Propellers kelime anlamı

Propellers antonyms : undynamic.