Reticence türkçesi Reticence nedir

Reticence ile ilgili cümleler

English: In order to keep his original idea from being copied, Henry resorted to reticence.
Turkish: Orijinal fikrini kopyalanmaktan korumak için, Henry suskunluğa başvurdu.

Reticence ingilizcede ne demek, Reticence nerede nasıl kullanılır?

Reticency : Susma.

Reticent : Sır saklayan. Ketum. Pek konuşmaz. Konuşmayan. Ağzı kenetli. Suskun. Sır tutabilen. Bildiğini söylemeyen. Az konuşan. Sessiz.

Reticently : Sessizce. Ağzı sıkı bir şekilde.

Drainage retic : Belli bir alanda, belli süreli yağışlarla belli süredeki akışlar arasındaki orantı. Akış katsayısı.

Reticle : Kılağ. Uzgözler, minigözler gibi ışıksal aygıtların odağına yerleştirilen, saydam bir yaprak üzerine çizilmiş, aygıtın görüş alanında konum belirlemeye yarayan çizgiler. Retikül. Ağ. Tel çapraz. Hedef göstergesi. Dürbün ağı. Silah dürbünlerindeki nişangah işaretleri. Taksimatlı objektif.

Reticular : Ağ biçimi. Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan. Ağ. Ağa benzeyen. Ağsı, ağbiçim. Kafes biçimli. Ağ biçiminde. Gözenekli. Ağ şeklinde.

Reticular cell : Retiküler hücre. Kemik iliği ve lenfatik dokular gibi kan yapan dokuların stromasında bulunan, bir kısmı ilkel yapıda, bir kısmı ise fagositik özelliğe sahip bağ dokusu hücreleri.

 

Reticulating : Ağ gibi örmek. Şebekeli. Ağsı. Ağ gibi. Ağ şeklinde. Ağ gibi bölünmek. Ağ gibi sarmak. Retikülat.

Reticular degeneration : Epidermal hücrelerde, aşırı düzeyde oluşan hücre içi ödem. Retiküler dejenerasyon.

Reticular detachment : Retina dekolmanı. Retinanın iç tabakasının eksudat, transudat, tümör hücreleri ve siklitik zarın büzüşmesi gibi nedenlere bağlı olarak pigment epitelinden ayrılması, retina dekolmanı. Retina ayrılması.

İngilizce Reticence Türkçe anlamı, Reticence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reticence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confidences : İtminan. İnanma. Güven. İtimat. Güven duygusu. Sır. İnanç. Sırdaşlık. Mahremiyet.

Darkness : Kötülük. Körlük. Bilgisizlik. Loşluk. Muğlaklık. Koyuluk. Esmerlik. Belirsizlik. Karanlık. Cehalet.

Taciturnity : Sükütilik. Sessizlik.

Secretions : Salgılama. İfrazat. Gizleme. Salgı. Saklama.

Quietness : Sessizlik. Sükunet. Gönül rahatlığı. Dinginlik. Huzur. Mazlumluk. Sükutilik. Sakinlik. Hareketsizlik.

Silences : Ketumiyet. Huzur. Sessizlik. Susku. Sükut. Ateşkese zorlamak. Susturmak. Bastırmak.

Reserve : Özel bölge. Ayırmak. Yedek. Korumak. Korunan doğal bölge. Abd, kanada gibi kimi ülkelerde, yerli halka, kendi töre ve geleneklerine göre yaşamaları içki bırakılmış, sınırları belli bölge. Tutmak. İhtiyat. Ayırtmak. Biriki.

Huggermugger : Gizli. Düzensizlik. Gizli tutmak. Karışık. Düzensiz. Ketumiyet. Örtbas etmek. Karışıklık.

 

Concealment : Yanıtlayıcının, olan bir durumu ya da bildiği bir konuyu açıklamaktan kaçınması ya da geçiştirmesi. Örtme. Saklanma. Mühim noktaları gizleme. Suça yataklık etme. Gözetlemeye karşı koruma. Gizleme. Sükut. Saklama.

Reticence synonyms : uncommunicativeness, reticency, taciturnities, keep secret, hugger mugger, muteness, secretion, confidence, intimacy, secrecies, falling silent, clandestineness, silence, speechlessness, closeness, keeping secret, covertness, esotericism, caginess, discretion, confidentiality, intimateness, discreetness, confidentialness, cageyness, secretiveness, secrecy.

Reticence zıt anlamlı kelimeler, Reticence kelime anlamı

Communicativeness : Anlamlılık. Açık ve konuşkan olma niteliği. Konuşkanlık.

Reticence ingilizce tanımı, definition of Reticence

Reticence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Refraining to speak of that which is suggested. Uncommunicativeness. The quality or state of being reticent, or keeping silence. The state of holding one`s tonque.