Reticency türkçesi Reticency nedir

Reticency ingilizcede ne demek, Reticency nerede nasıl kullanılır?

Reticence : Az konuşma. Sır tutma. Suskunluk. Gizlilik. Susma. Ağzı sıkılık. Ağzını açmama.

Reticent : Sessiz. Pek konuşmaz. Bildiğini söylemeyen. Sır saklayan. Ketum. Sır tutabilen. Konuşmayan. Az konuşan. Ağzı kenetli. Suskun.

Reticently : Sessizce. Ağzı sıkı bir şekilde.

Drainage retic : Akış katsayısı. Belli bir alanda, belli süreli yağışlarla belli süredeki akışlar arasındaki orantı.

Reticle : Ağ. Telçapraz. Tel çapraz. Dürbün ağı. Silah dürbünlerindeki nişangah işaretleri. Kılağ. Hedef göstergesi. Uzgözler, minigözler gibi ışıksal aygıtların odağına yerleştirilen, saydam bir yaprak üzerine çizilmiş, aygıtın görüş alanında konum belirlemeye yarayan çizgiler. Retikül.

Reticular fibre : Ağcık lifi. Ağsı tel. Ağsıtel.

Reticular : Ağ biçiminde. Retiküler. Dolaşık. Ağ şeklinde. Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan. Ağ. Karışık. Ağsı. Ağsı, ağbiçim.

Reticulating : Retikülat. Ağ şeklinde. Ağ gibi bölünmek. Ağ gibi. Ağsı. Ağ gibi sarmak. Ağ gibi örmek. Şebekeli.

Reticular tissue : Lenfatik dokular, miyeloyit dokular, dalak, karaciğer sinüzoitlerinin duvarlarında görülen, yapısında retiküler tellerin bol bulunduğu özel bir bağ dokusu tipi. Retiküler doku.

 

Reticulated : Retiküle. Kafesli. Ağımsı. Göz göz. Ağ şeklinde. Şebekeli. Ağ biçiminde. Ağsı. Ağ gibi.

İngilizce Reticency Türkçe anlamı, Reticency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reticency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unemotional : Hissiz. Heyecanlanmayan. Duygusuz. Heyecansız.

Restrained : Dar (tiyatro terimi). Kontrollü. Bastırılmış. Sade. Sakin. Ölçülü. İhtiyatlı. Kendine hakim. Ilımlı. İtidalli.

Reticence : Az konuşma. Suskunluk. Ağzını açmama. Sır tutma. Ağzı sıkılık. Gizlilik.

Undemonstrative : İhtiyatlı. Çekingen. Temkinli. Hislerini saklayan. Duygularını gizleyen. Çekinken.

Silence : Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Sır saklama. Mektup yazmama. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır. Sessizlik. Susunuz. Bir sinema ya da televizyon görünçlüğünde hiç bir sesin yer almaması durumu. sessiz sinema döneminde filmler baştan sona sessiz olduğu için bu dönemde değerlendirilemeyen ve kullanılamayan özellik. Susturmak.

Falling silent : Sakinleşme. Sessizliğe bürünme. Sessiz ve sakin olma. Dinme.

Silences : Sır tutma. Sessizlik. Suskunluk. Ateşkese zorlamak. Bastırmak. Sükut. Ketumiyet. Huzur. Susturmak.

Reticency zıt anlamlı kelimeler, Reticency kelime anlamı

Demonstrative : İnandırıcı. Belirtici. Hislerini serbestçe açığa vuran. Demonstratif. Duygularını gizleyemeyen. Kanıtlayan. Göze çarpan. Hislerini açığa vuran. Kesin olarak ispatlayan. İşaret zamiri.

Voluble : Dilli. Konuşkan. Cerbezeli. Geveze. Uzun uzadıya konuşan. Hararetle konuşan. Sarmaşık. Akıcı. Çenebaz. Akıcı konuşan.

Reticency ingilizce tanımı, definition of Reticency

Reticency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Reticence.