Silence türkçesi Silence nedir

  • Tiyatroda ışıklar ya da levha ile özellikle perde açıldıktan sonra yapılan uyarı.
  • Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Sessizlik.
  • Dinginlik.
  • Susma.
  • Susturmak.
  • Susunuz uyarısı.
  • Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu.
  • Sır saklama.
  • Susunuz.
  • Bir sinema ya da televizyon görünçlüğünde hiç bir sesin yer almaması durumu. sessiz sinema döneminde filmler baştan sona sessiz olduğu için bu dönemde değerlendirilemeyen ve kullanılamayan özellik.
  • Mektup yazmama.

Silence ile ilgili cümleler

English: His silence surprised me.
Turkish: Sessizliği beni şaşırttı.

English: Her silence surprised me.
Turkish: Onun sessizliği beni şaşırttı.

English: As the saying goes: Speech is silver, silence is gold.
Turkish: Atasözünde dendiği gibi; söz gümüşse, sükut altındır.

English: Don't interpret their silence as obedience.
Turkish: Onların sessizliğini itaat olarak yorumlama.

English: Ali held up his hand to silence Mary.
Turkish: Ali Mary'yi susturmak için elini kaldırdı.

Silence ingilizcede ne demek, Silence nerede nasıl kullanılır?

Silence gives consent : Sük-t ikrardan gelir.

Silence is golden : Sük-t altındır. Sükut altındır.

 

Silence reigns : Sessizlik galip gelmişti. Sessizlik egemen oldu. Sessizlik heryerderde idi.

Break the silence : Sessiz kalmaya son vermek. Sessizliği bozmak. Konuşmaya başlamak. Sesizliği bozmak. Sessizliğini bozmak.

Cone of silence : Sağır koni. (radar) sessizlik konisi. Sessizlik konisi. Sessiz koni. Ölü koni radyofarı. Aydınlatılmamış koni. Sükunet konisi.

Pass over in silence : Sessizce üzerinden geçmek.

Radio silence : Telsiz susması.

Endure in silence : Acısını içine atmak. İçine atmak.

Observe silence : Sessizliği bozmamak.

Dead silence : Tam sessizlik. Ölüm sessizliği. Ceset sessizliği.

İngilizce Silence Türkçe anlamı, Silence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confute : Tersini kanıtlamak. Tekzip etmek. Doğru olmadığını ispat etmek. Aksini ispat etmek. Yalanlamak. Aksini kanıtlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Çürütmek. Tersini ispat etmek.

Serenity : Durgunluk. Huzur. Berraklık. Sükunet. Sakinlik.

Repose : Dinlenme. Rahat. Sakinlik. Uyku. Yaslanmak. Huzur. Yatırmak. Güvenmek. Sükunet.

Gag : Espri. Sahnede, doğaçlamaya giderek seyirciyi güldürmek ya da hazırcevap olmak. Komik öykü. Şaka. Hazırcevap olmak; sahnede tuluat yaparak seyirciyi güldürmek. Bir skeçte, revüde ya da bir eğlence gösterisinde herkesin gülebileceği bir nükteyi kapsayan sözler ya da durumlar. Haberin yayılmasına engel olmak. Konuşmasını önlemek.

 

Burked : Bastırmak. Boğmak. Örtbas etmek. Ölmüş.

Reticence : Ağzını açmama. Sır tutma. Az konuşma. Suskunluk. Gizlilik. Ağzı sıkılık.

Inertias : Bir cismin harekete karşı dayanıklığı. Hareketsizlik. Süredurum. Tembellik. Etkileşime girmeme. Durgunluk. Eylemsizlik. Atalet. Atalete ait.

Stillness : Durgunluk (sularda). Sessiz yer. Hareketsizlik. Durgunluk.

Confuting : Çürütme (bir fikri vb). Yalanlamak. Aksini ispatlamak. Çürütme. Çürütmek.

Silence synonyms : soundlessness, sound property, noiselessness, secrecies, confuted, bottle, serenities, gagging, blanket, mutism, hush, gagged, peaces, quiescency, composure, muteness, quieted, blankets, quiets, quiescence, calmness, inertia, imperturbation, burke, condition, still, secrecy, quietness, reticency, status, passivity, cutting short, peace.

Silence zıt anlamlı kelimeler, Silence kelime anlamı

Sound : Deliksiz (uyku). Yoklamak (düşünce veya fikir). Selen odası. Sondalamak. Söylemek. Sapasağlam. Öttürmek. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Etki bırakmak.

Communicativeness : Açık ve konuşkan olma niteliği. Konuşkanlık. Anlamlılık.

Silence ingilizce tanımı, definition of Silence

Silence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hush. To compel to silence. To still. Entire absence of sound or noise. Absolute stillness. Used elliptically for let there be silence, or keep silence. To cause to be still. The state of being silent. Be silent.