Susturmak nedir, Susturmak ne demek

  • Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak.
  • Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak
  • Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.

"Susturmak" ile ilgili cümle

  • "Kendisini de arkadaşlarını da çok rahat susturup saf dışı bırakabilirlerdi." - O. Aysu
  • "İşimizi gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu." - M. Ş. Esendal
  • "Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Teskin etmek

İngilizce'de Susturmak ne demek? Susturmak ingilizcesi nedir?:

quiescent

Susturmak anlamı, kısaca tanımı:

Susturma : Susturmak işi, ilzam.

Susma : Türk nakışlarında bir iğne türü. Susmak işi.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Karşılık : Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Cevap, yanıt. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel.

 

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Getirmek : Sağlamak. İletmek, bildirmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Bir makama atamak veya seçmek. Gelmesini sağlamak. Erişmek veya eriştiğini sanmak.

Olmak : Geçmek, tamamlanmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bulunmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Uymak, tam gelmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sürdürmek, yürütmek. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek.

 

Azaltmak : Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek. Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek.

Gidermek : Ortadan kaldırmak, yok etmek. Dindirmek.

Bastırmak : Gidermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Ansızın birinin yanına gitmek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Üstünlüğünü göstermek. Basma işini yaptırmak.

Susturmak ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'yi susturmak için elini kaldırdı.
  • Kadınları konuşturma yollarına sahibiz ama onları susturmak için hiçbir şeyimiz yok.

Diğer dillerde Susturmak anlamı nedir?

İngilizce'de Susturmak ne demek? : v. silence, cut short, shush, blanket, burke, confute, gag, hush, outtalk, quiet, quieten, shut up, squelch, still, stow, wither

Fransızca'da Susturmak : faire taire, imposer silence, bâillonner, coller, mettre à bout

Almanca'da Susturmak : v. beschwichtigen

Rusça'da Susturmak : v. затыкать, переспорить, заглушать, зажимать, заткнуть, заглушить, зажать