Rust türkçesi Rust nedir
- Hamlatmak.
- Köreltmek.
- [#pas Paslanma].
- Körelmek.
- Pas rengi.
- Pas lekesi olmak.
- Paslanmak.
- Kimya alanında kullanılır.
- Pasmantarıgillerin çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler, bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı.
- Pas.
- Hava,nem,su ya da sulu çözeltilerin etkisiyle demir ve alaşımlarının yüzeyinde oluşan, hidroksit ve karbonatları da içeren kırmızı-kahverenkli demir oksit.
- Pas tutmak.
- Demir ya da demir alaşımlarının yüzeylerinin havadaki oksijenle birleşerek metaloksit oluşturması olayı.
- Hamlamak.
- El becerisini yitirmek.
- Paslandırmak.
- Tembelleşmek.
Rust ile ilgili cümleler
English: Ali hacked Mary's leg off with a rusty machete.
Turkish: Ali paslı bir pala ile Mary'nin bacağını kesti.
English: He rubbed the rust off with a file.
Turkish: O bir eğe ile pası sildi.
English: A bicycle will rust if you leave it in the rain.
Turkish: Eğer yağmurda bırakırsan, bir bisiklet paslanır.
English: As rust eats iron, so care eats the heart.
Turkish: Pasın demiri bozması gibi, keder de kalbi bozar.
English: Ali cut his hand with a rusty knife.
Turkish: Ali paslı bir bıçakla elini kesti.
Rust ingilizcede ne demek, Rust nerede nasıl kullanılır?
Rust free : Paslanmaz.
Rust fungi : Zehirli mantar. Pasmantarıgiller. Başta ekinler olmak üzere çeşitli tarım bitkilerinde pas ya da kınacık dediğimiz hastalığı yapan bazitlimantarlar takımı.
Rust inhibitor : Pas önleyici. Pas önleyici madde. Pas inhibitörü.
Rust mite : Pas böcüsü. Hemen bütün turunçgillerin kabuklarını emerek meyveleri, özellikle portakalları pas rengine boyayan, çok küçük, saman sarısı akar.
Rust preventative : Pas önleyici.
Rust prevention : Pas önleme. Pastan koruyucu madde. Paslanma önleme.
Beet rust : Pancar pası.
Rust removing : Pas giderme.
Red rust : Kızıl pas.
Bean rust : Fasulyede yaprak, sap ve meyveler üzerine konarak, çevresi açık sarı, ortası kahverengi benekler biçiminde gelişen ilkel mantar. Fasulye pası.
İngilizce Rust Türkçe anlamı, Rust eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mildewing : Küf. Küflendirmek. Küflenmek. Mildiyu.
Dull : Hafifletmek. Ruhsuz. Sersemletmek. Soluk. Renksiz. Kör. Duygusuzlaşmak. Mat. Sıkıcı. Donuk.
Oxidation : Oksitlenme. Enerji maydana getiren bir kimyasal olay veya genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi. bir bileşik atom veya iyondan elektron kaybı, oksidasyon, oksitlenme. Oksidasyon. Soğukkanlılık. Redoks tepkimelerinde yükseltgenme veya elektron kaybetme olayı. hayvan beslemede yemlik yağların bozulması veya acılaşması olarak tanımlanan, bu yağların tüketilmesi durumunda diğer besinlerin sindiriminin azalmasına, oksidasyonun derecesine göre zehirlenmeye neden olabilen bozulma. Yükseltgeme. Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının azaltılması veya oksijen miktarının artırılması, bir atom veya iyonun bir elektron vermesi, oksidasyon. aynı zamanda ilaçların biyotranformasyonunda oluşan olaylardan biridir. Yanma. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Oxidize : Metal oksitlemek. Oksitlemek. Okside etmek. Oksitlenmek. Yükseltgemek. Yükseltgenmek.
Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.
Alcohols : İspirto. İçki. Alkol. Alkoller. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).
Damp down : Zayıflatmak. Söndürmek. Titreşimini bastırmak (tel.). Ateşini azaltmak. Hararetini azaltmak. Gücünü azaltmak.
Additive : Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katık. İlave. Katkı. Katılacak. Toplamsal. Eklenecek. Ek katkı. Toplanır.
Atrophies : Atrofi. Dumura uğratmak. Dumur. Körelim. Körelme. Gıdasızlıktan zayıflama. Dumura uğramak.
Lazed : Tembellik etmek. Tembelleşmiş.
Rust synonyms : goethite, gothite, ferric oxide, blindest, active metals, mildew, blunting, rustier, bluntest, oxidations, alicyclic compounds, oxidate, rustiest, dampens, oxidizing, rusty, become rusty, blunter, eat away, atrophying, blunted, rubiginous, atrophy, acid salt, oxidating, blind, multicoloured, periodic acid schiff, rusted, decay, dinginess, eat, alcoholometry.
Rust zıt anlamlı kelimeler, Rust kelime anlamı
Achromatic : Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksiz. Renksemez. Perdesi değişmeyen. Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz.
Rusted : Pas tutmuş. Pas yeri. Paslı. Pas lekesi olmak. El becerisini yitirmek. Hamlamak. Köreltmek. Hamlatmak. Körelmek. Paslanmış.
Rust ingilizce tanımı, definition of Rust
Rust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To contract rust. Hence, by extension, any metallic film of corrosion. To affect with rust of any kind. To cause to contract rust. To corrode with rust. To be or become oxidized. The reddish yellow coating formed on iron when exposed to moist air, consisting of ferric oxide or hydroxide.

Bu kısımda Rust kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rust ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rust anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rust ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.