Selenate türkçesi Selenate nedir

Selenate ingilizcede ne demek, Selenate nerede nasıl kullanılır?

Sodium selenate : Selenik asidin bir sodyum tuzu ve bunun hidratlandırılmış formları olup en az selenyum oranının belirtilmesi istenen ürün, sodyum selenit. Sodyum selenit. Sodyum selenat.

Selene : Kadın ismi. Ay tanrıçası (yunan mitolojisi). Selenik. Bir bayan ismi.

Selenic : Selenik.

Selenic acid : Selenik asit.

Selenide : Selenyür. Selenür.

Selenious acid : Selen asidi.

Selenifereous plants : Selenefor bitkiler. Dokularında selenyum biriktiren, geven türleri gibi bitkiler.

Selenites : Şeffaf alçıtaşı. Selenit.

Selenious : Selenyöz. Selenyum içeren. (kimya) selenyumla alakalı. Selenyumlu.

Selenium cell : Selenyum selülü. Selenyum gözesi. Selenyum levhalar içeren hücre.

İngilizce Selenate Türkçe anlamı, Selenate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selenate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delegate : Görevlendirmek. İhale etmek. Yetki aktarmak. Temsilci. Delege etmek. Delege olarak yetkilendirmek. Yetki vermek. Görev devretmek. Havale etmek.

Entitle : İsimlendirmek. Yetki vermek. Başlık koymak. Adlandırmak. Hak vermek. Ad vermek. Hak etmek. Hak kazandırmak. Hak tanımak. Ünvan vermek.

Favour : Benzemek. İyilik etmek. Destek. Onaylamak. İltimas etmek. İltimas. Hediye (sürpriz). Yardım. Kayırmak. Koruma.

 

Prefer : Öncelik tanımak. Üstün tutmak. Tayin etmek. Sunmak. Yeğ tutmak. Tercih etmek. Atamak. Beğenmek. Arzetmek. Yeğlemek.

Assign : Saptamak. İş vermek. Göreve seçmek. Havale etmek. Bir işe koymak. Vermek. Bağlamak. Tahsis etmek. Pay olarak vermek. Devretmek.

Raise : Dikmek. Zam. İnşa etmek. Yükseltmek. Yokuş. Çıkıntı. Toplamak. Kaldırmak. Büyütmek (çocuk).

Tenure : Kullanma. Memuriyet süresi. Tasarruf hakkı. İşinde kalabilme hakkı. Görev süresi. (toprağa ait) mülkiyet. Elmenlik. Bir kimseye, bir taşınmazın iyesi olmaksızın, ondan yararlanma hakkı veren tüze kuralı. Mülkiyet (toprağa ait). Kira süresi.

Depute : Atamak. Vekil tayin etmek. Yetki vermek. Vekil atamak. Tevkil etmek.

Kick upstairs : Terfi vermek. - e terfi vermek. Birini başınızı ağrıtmasın diye daha önemli izlenimi uyandıran bir makama getirmek. (argo) terfi ettirmek. Daha yüksek fakat daha az istenen konuma yükseltmek. Terfi ettirmek.

Promote : Tanıtımını yapmak. Kurmak. Gelişmesine yardımcı olmak. Önayak olmak. Reklamını yapmak. Yüceltmek. Desteklemek. Terfi ettirmek. Organize etmek.

Selenate synonyms : spot promote, gentle, ennoble, brevet, advance, favor, bring up, designate, upgrade.

Selenate zıt anlamlı kelimeler, Selenate kelime anlamı

Demote : Alt sınıfa indirmek. İndirgemek. Rütbesini indirmek. İndirge. İndir. Aşağı dereceye indirmek. Alçalt.

Lower : İndirmek. Alt. Kırmak (gurur). Aşağılamak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Düşürmek. Eksilmek. Küçük düşürmek. Surat asmak. Somurtmak.

 

Fall : Düşme. İnmek. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Yatağa düşmek. Hastalanmak. Yıkılma. Tam yerine denk gelmek. Ucuzlamak. Azalma.

Selenate ingilizce tanımı, definition of Selenate

Selenate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A salt of selenic acid. Formerly called also seleniate.