Shabi türkçesi Shabi nedir

  • Bir isim.

Shabi ingilizcede ne demek, Shabi nerede nasıl kullanılır?

Deshabille : Sabahlık. Ev elbisesi. Ev kıyafetiyle dolaşma.

Dishabille : Ev kılığı. Yarı giyinik olma.

Dishabituate : Alışkanlık olmaktan çıkarmak. Alışkanlıktan vazgeçmek. Alışkanlıktan vazgeçirmek.

Distinguishability : Ayrılabilirlik. Ayırt edilebilirlik. Fark edilebilirlik. Seçilebilirlik. Farkına varılabilme durumu.

Imperishability : Yok olmazlık. Çürümezlik. Çürümeme durumu. Yok olmama durumu. Bozulmaya karşı dirençli olma durumu.

Perishability : Çabuk bozulma. Dayanıksızlık. Bozulabilirlik. Beklememe. Varolan bir hastalık durumu nedeniyle, ilacın belirli etkilerine normalden daha fazla duyarlılık olması. Çürüme.

Washability curve : Yıkama eğrisi. Lavabilite körvü.

Shabbiest : Kılıksız. Eski püskü. Eli sıkı. Cimri. Yırtık pırtık. Sefil. En eski püskü. Pejmürde. Hırpani.

Shabbat : Yahudilerin dinlenme günü. Yahudiler'in tatil günü (cuma akşamı günbatımı ile cumartesi akşamı gün batımı arasında, gökte üç yıldızın görülebilmesinden sonra). Sabbath. Şabat.

Shabbily : Sefil olarak. Lime lime bir şekilde. Cimri bir şekilde. Yırtık pırtık bir şekilde. Döküntü bir şekilde. Ahlaksız bir şekilde. Harap bir tarzda. Aşağılık bir biçimde. Eski püskü. Eski bir halde.

 

İngilizce Shabi Türkçe anlamı, Shabi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shabi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amphetamine : Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisi olan bir uyuşturucu madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Amfetamin. Beta-fenilizopropilamin türevi, kan basıncını artıran, merkezi sinir sistemini uyaran, iştah kesici etkiye sahip, fiziksel etkinliği artıran ve bu etkileriyle kilo kaybına da neden olan ilaç. Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde.

Trash : Fasa fiso. Ayaktakımı. Hırdavat. Kırıp dökmek. Budamak. İşe yaramaz şey. Saçmalık (argo sözcük). Döküntü. Çerçöp. Beş para etmez adam.

Ice : Buzlanmak. Pasta kaplama şekerlemesi. Buza koymak. Buzda soğutmak. Dondurmak. Şekerle kaplamak. Değerli taş. Buz. Pırlanta. Buzla kaplamak.

Speed : Hızla gitmek. Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Çabukluk. Geçirmek. İvinti. Türlü donanım birimlerinin, birim zamanda gerçekleştirdikleri işlem sayısı, örn. 1500 satır/ dakika yazıcı hızı, 1100 kart/dakika okuyucu hızı. Vites. Çabuk gitmek. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Hızlandırmak.

Mahamad : Muhammed. Bir soyadı.

Africa : Afrika.

Chalk : Tebeşir. Tebeşirle çizilen çizgi. Veresiye verilen şey için koyulan işaret. Tebeşirle çizmek. Kireçtaşı. Metaamfetamin. Kireç taşı. Tebeşirle yazmak. Beyazlatmak. Met.

 

Upper : Üst. Ayakkabının üst kısmı. Parasız. Ayakkabı yüzü. Uyarıcı. Üstteki. Yukardaki. Saya. Üst diş.

Meth : Kristal meth.

Chicken feed : Tavuk yemi. Metaamfetamin. Devede kulak. Kristal meth. Kuş yemi. Bozukluk. Met. Az para. Bozuk para.

Shabi synonyms : chari river, controlled substance, shari river, methedrine, deoxyephedrine, chari, methamphetamine hydrochloride, crank, methamphetamine, glass, pep pill.