Amphetamine türkçesi Amphetamine nedir

  • Beta-fenilizopropilamin türevi, kan basıncını artıran, merkezi sinir sistemini uyaran, iştah kesici etkiye sahip, fiziksel etkinliği artıran ve bu etkileriyle kilo kaybına da neden olan ilaç.
  • Amfetamin.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisi olan bir uyuşturucu madde.
  • Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde.

Amphetamine ile ilgili cümleler

English: Ali is a methamphetamine addict.
Turkish: Ali metamfetamin bağımlısıdır.

Amphetamine ingilizcede ne demek, Amphetamine nerede nasıl kullanılır?

Amphetamine sulphate : Amfetamin sülfat.

Amphetamines : Amfetaminler. Amfetamin.

Chloramphetamine : Kloramfetamin. Serotonerjik nöronlarda sinir uçlarını tahrip ederek serotonin salınımını azaltan ve seratonerjik nöronların nörotoksini olan ilaç.

Dextroamphetamine : Dekstroamfetamin. Deksroamfetamin. Merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye neden olan ve son yıllarda olumsuz etkileri nedeniyle artık kullanılmayan bir ilaç. Şeffaf bir kimyasal madde (sinir sistemini uyarmak için kullanılan bir ilaç).

Dimethoxyamphetamine : Lsd'ye benzer özellikleri olan halüsinojenik bir madde.

Metylamphetamine : Alfa-uyarıcı ilaçlar grubunda amfetamin türevi ilaç. Metilamfetamin.

 

Methylenedioxyamphetamine : Metilendioksiamfetamin. Alfa almaç uyarıcı ilaçlar grubundan amfetamin türevi bir ilaç.

P chloroamphetamine : P-kloroamfetamin. Serotonin üretimini engelleyen ancak çok zehirli olduğundan kullanılmayan bir ilaç.

Methamphetamine : Metaamfetamin. Met. Metamfetamin. Alfa-uyarıcı ilaçlar grubundan amfetamin benzeri ilaç.

İngilizce Amphetamine Türkçe anlamı, Amphetamine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amphetamine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pep pill : Kuvvet hapı. Amfetaminli ilaç. Uyarıcı hap. Kuvvet veren hap. Amfetaminli hap.

Trash : Değersiz şey. Saçma. Çöp sepeti. Saçmalık (argo sözcük). Çerçöp. Ayaktakımı. Çöp. İşe yaramaz şey. Hırdavat. Süprüntü.

Stimulant drug : Uyarıcı ilaç. Hastalık anında vücuttaki dolaşım ve solunum gibi sistemleri güçlendirmek amacıyla kullanılan doksapram, bemegrid vb. ilaç.

Beans : (argo) fasulye kadar. Para. (argo terim) bir kimsenin kafası. Fazla değil (örneğin, ı know beans about music {müzik hakkında çok az biliyorum}). Çok az. Pek az. Küçücük. (uyuşturucu argosu) kokain. Sakinleştiriciler. Meskalin.

Benzedrine : Benzedrin. Amfelamin. Ticari olarak üretilen amfetaminin marka adı (farmakoloji).

Dexedrine : Dekstroamfetamin ticari markası.

Stimulant : Stimulan. Tahrik edici. Stimülan. Bir algılama ya da tepki sürecini başlatıcı etkide bulunan öğe. Uyarıcı. Uyaran. Muharrik. Tahrik edici şey. Canlandırıcı.

Upper : Üst orun. Üst diş. Üst. Parasız. Yukardaki. Ayakkabının üst kısmı. Saya. Uyarıcı. Ayakkabı yüzü.

Excitant : Eksitan. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç; uyarıcı. Tahrik edici. Uyarıcı şey. Uyaran.

 

Speed : Süratle gitmek. Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Duyarlık. Türlü donanım birimlerinin, birim zamanda gerçekleştirdikleri işlem sayısı, örn. 1500 satır/ dakika yazıcı hızı, 1100 kart/dakika okuyucu hızı. Hız sınırını aşmak. Hızla gitmek. Yolunu açık etmek. Yön belirtmeden verilen, birim zamanda alınan yol niceliği. Hız vermek.

Amphetamine synonyms : shabu, dextroamphetamine sulphate, deoxyephedrine, street drug, drug of abuse, methedrine, amphetamine sulfate, methamphetamine hydrochloride, bennie, glass, billy, crank, ice, chalk, chicken feed, methamphetamine, amphetamine sulphate, amphetamines, whizz, meth.