Excitant türkçesi Excitant nedir
- Tahrik edici.
- Uyaran.
- Eksitan.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç; uyarıcı.
- Uyarıcı şey.
Excitant ingilizcede ne demek, Excitant nerede nasıl kullanılır?
Excitants : Tahrik edici. Eksitan. Uyarıcı şey.
Excitabilities : Uyarılganlık. Kolayca uyarılırlık. Kolayca uyarılma niteliği. Kolay heyecana kapılma. Uyarılabilirlik. Telaşlı olma. Aşırı heyecan. Heyecanlanma. Eksitabilite. Telaşlanma.
Excitability : Heyecanlanma. Kolayca uyarılma niteliği. Uyarılganlık. Kolayca uyarılırlık. Uyarılabilme yeteneği. Kolay heyecana kapılma. Eksitabilite. Telaşlı olma. Aşırı heyecan.
Excitable : Uyarılabilir. Heyecanlı. Kolay heyecanlanır. Eksitabl. Kolay heyecanlanan. Uyarılabilme yeteneği olan. Telaşlı. Müteheyyiç. Uyarılgan.
Excitableness : Heyecanlılık. Kolay heyecana kapılma.
Excitation current : Uyarma akımı. Uyartım akımı. İkaz akımı.
Excitably : Heyecanlı bir şekilde. Telaşlı bir tarzda.
Excitation purity : Uyartı arılığı. Tayfsal renk oranı. Tayfsal renk oranı (uyarma arılığı) pe aşağıdaki denklemle tanımlanır: bu denklemlerde: x ve y söz konusu rengin üçrenksel koordinatları, xd ve yd bu rengin baskın dalga boyunun üçrenksel koordinatları, xw ve yw ise belirli renksiz noktanın üçrenksel koordinatlarıdır. x'li ya da y'li formüllerden, sayılarının salt değeri daha büyük olanı seçilmelidir. baskın dalga boyu olmayan renkler için (purpuralar) xd ve ydye purpuralar çizgisi üzerinde bulunacak noktanın üçrenksel koordinatlarının değerleri verilmelidir. bk. doymuşluk.
Excitation potential : Belirli bir ışnımı elde etmek için gerekli enkil değeri. Uyarma potansiyeli. Uyarım potansiyeli. Uyarım voltajı. Uyarım erkili. Uyarım gerilimi.
Excitation band : Uyarma bandı.
İngilizce Excitant Türkçe anlamı, Excitant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Excitant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exhorters : Şiddetle tavsiye eden kimse. Öğütleyen. Uyaran dikkatini çeken kimse. Yüreklendiren. İleri süren teşvik eden kimse. Akıl veren. Teşvik eden. Nasihat veren. İkaz eden.
Accustoming : Yetiştirim. Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi.
Abulia : İrade yitimi. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. Abuli. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. Abulya.
Provocative : Provakatif. Kışkırtıcı. Sinirlendirici. Neden olan. Kızdırıcı. Uyandıran. Provokatif. Çekici. Çıkaran.
Drug : Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İlaç vermek. İlaçla uyutmak. Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. İlaç. Uyuşturucu vermek. Uyuşturmak. Uyuşturucu madde. Ecza. İçkisine ilaç katmak.
Analeptic : Güçlendirici. Uyandırıcı. Güçlendirici (tıp veya medikal terimi). Özellikle anestezik ilaçların kalp-dolaşım ve solunum üzerine yaptıkları depresyona karşı kullanılan merkezi sinir sistemi uyarıcıları. Analeptik.
Stimulant : Teşvik unsuru. Bir algılama ya da tepki sürecini başlatıcı etkide bulunan öğe. Canlandırıcı. Uyarıcı madde. İçki. Stimulan. Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı. Muharrik.
Methylphenidate : Metilfenidat. Bir merkezi sinir sistemi uyarıcısı.
Inflammatory : İltihaplı. Alevlendiren. Coşturucu. Alevlendirici. Tahrik eden. Kışkırtıcı. İnflamatuvar. Yangılı. Yangısal.
Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Medrese. Yüksekokul. Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Okul. Bilim adamları topluluğu.
Excitant synonyms : qat, arabian tea, isobutyl nitrite, african tea, butyl nitrite, quat, ritalin, khat, propulsive, a priori knowledge, inciting, incendiaries, exhilarative, stimulating, inciters, upper, hortatory, ability group, stimulus, academy of economic and commercial sciences, cat, popper, excitative, fomenters, excitatory, exhorter, premonitory, inciter, achievement age, coat trailing, actuator, amphetamine, irritating.
Excitant zıt anlamlı kelimeler, Excitant kelime anlamı
Depressant : Müsekkin. Yatıştırıcı. Yatıştırıcı madde. Bastırgan. Baskılayıcı. Depresan.
Excitant ingilizce tanımı, definition of Excitant
Excitant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exciting. Tending to excite. A stimulant. An agent or influence which arouses vital activity, or produces increased action, in a living organism or in any of its tissues or parts.

Bu kısımda Excitant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Excitant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Excitant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Excitant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.