Excitants türkçesi Excitants nedir

Excitants ingilizcede ne demek, Excitants nerede nasıl kullanılır?

Excitant : Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç; uyarıcı. Eksitan. Tahrik edici. Uyarıcı şey. Uyaran.

Excitabilities : Uyarılganlık. Aşırı heyecan. Kolay heyecana kapılma. Telaşlı olma. Uyarılabilirlik. Kolayca uyarılma niteliği. Heyecanlanma. Eksitabilite. Kolayca uyarılırlık. Telaşlanma.

Excitability : Kolayca uyarılırlık. Uyarılganlık. Telaşlanma. Aşırı heyecan. Telaşlı olma. Uyarılabilirlik. Eksitabilite. Heyecanlanma. Uyarılabilme yeteneği.

Excitable : Kolay heyecanlanır. Müteheyyiç. Kolay telaşa kapılır. Uyarılgan. Uyarılabilir. Kolay heyecanlanan. Telaşlı. Uyarılabilme yeteneği olan. Kabili tenbih.

Excitableness : Kolay heyecana kapılma. Heyecanlılık.

Excitation of a gas : Bir gazın, kimi atom ya da moleküllerinin, bir elektronun bir erke düzeyinden daha yüksek bir erke düzeyine geçmesiyle yapısının değişmesi. Gaz uyarılması.

Excitably : Heyecanlı bir şekilde. Telaşlı bir tarzda.

Excitation energy : Uyarı enerjisi. Uyarma enerjisi. Bir dizgeyi taban durumundan uyarılmış hale çıkarmak için gerekli erke. Uyarım erkesi. Uyarım enerjisi.

Excitation : Nicemsel dizgeyi, daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma. Çıkış. Uyarım. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Uyarı. İkaz etme. İkaz. Tembih. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç. Bir organ ya da dokuda çalışma meydana getirilmesi. eksitasyon.

 

Excitation current : İkaz akımı. Uyarma akımı. Uyartım akımı.

İngilizce Excitants Türkçe anlamı, Excitants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excitants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actuator : İşletici. Hareket veren. Eyleyici. Harekete geçirici. Uygulayıcı. Harekete getirici. Uyarıcı. Çalıştırıcı. Yapıcı.

Provocative : Etkileyici. Kışkırtıcı. Çekici. Provokatif. Kızdırıcı. Çıkaran. Cazip. Uyandıran. Provakatif.

Stimulating : İlham veren. Uyaran. Canlandırıcı. Aydınlatıcı. Uyandırıcı. Ufuk açıcı. Uyarıcı.

Stimulant : Canlandırıcı. Teşvik unsuru. İçki. Tahrik edici şey. Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı. Teşvik edici unsur. Stimulan. Muharrik. Bir algılama ya da tepki sürecini başlatıcı etkide bulunan öğe.

Coat trailing : Kışkırtıcı.

Inflammatory : Coşturucu. İltihaplı. Alevlendirici. İnflamatuvar. Tahrik eden. Alevlendiren. Yangısal. Yangıyla ilgili, yangılı.

Kat : Kat. Katal.

Amphetamine : Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde. Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisi olan bir uyuşturucu madde. Amfetamin. Beta-fenilizopropilamin türevi, kan basıncını artıran, merkezi sinir sistemini uyaran, iştah kesici etkiye sahip, fiziksel etkinliği artıran ve bu etkileriyle kilo kaybına da neden olan ilaç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Cat : Griva palangası. Pisi (argo terim). Göcen. Kedigiller familyasından evlerde beslenebilen küçük memeli. avcı, zaman zaman bitkisel gıdalar da tüketebilen etçil hayvan. Kedi. Kedi soyundan hayvan. Pişik. Dedikoducu kadın. Caz meraklısı kimse.

Speed : Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Yolunu açık etmek. Başarılı olmak. Hız yapmak. Süratle gitmek. Hız vermek. Duyarlık. Hızlandırmak. Türlü donanım birimlerinin, birim zamanda gerçekleştirdikleri işlem sayısı, örn. 1500 satır/ dakika yazıcı hızı, 1100 kart/dakika okuyucu hızı. Hız.

Excitants synonyms : african tea, ritalin, isobutyl nitrite, quat, qat, arabian tea, butyl nitrite, popper, methylphenidate, khat, incendiary, inciting, irritating, stimulant drug, propulsive, drug, stimulative, fomenters, analeptic, pep pill, excitative, incendiaries, aphrodisiac, fomenter, upper, hortatory, excitant, excitatory.

Excitants zıt anlamlı kelimeler, Excitants kelime anlamı

Depressant : Yatıştırıcı. Baskılayıcı. Müsekkin. Bastırgan. Depresan. Yatıştırıcı madde.