Uyarıcı nedir, Uyarıcı ne demek
Uyarıcı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Uyarıcı" ile ilgili cümleler
- "Her bir dönemin incelenmesi, sonuçlarının değerlendirilmesi ulusal yeteneklerimizi, eksiklerimizi anlamak bakımından uyarıcıdır." - M. And
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Bir dizgenin, bir işlergenin çalışmasını sağlamak ya da bir olayı başlatmak için kullanılan ön enkeleme gereci.
Kimya'daki anlamı:
İşlevsel aktifliği arttıran maddeler.
Nükleer Enerji alanındaki anlamı:
İyonlaştırıcı ışınım boyutunun önceden belirlenen düzeyi aşması durumunda, görsel ya da işitsel yolla uyarıda bulunan düzenek.
Diğer sözlük anlamları:
Uyandırıcı, mürşit.
Bilimsel terim anlamı:
Bir algılama ya da tepki sürecini başlatıcı etkide bulunan öğe.
İngilizce'de Uyarıcı ne demek? Uyarıcı ingilizcesi nedir?:
exciter, stimulant, warning assembly
Uyarıcı hakkında bilgiler
Uyarıcı geçici olarak farkındalığı ve uyanıklığı artıran ilaçlar ya da maddelerdir. Genellikle etkinlikleri arttıkça yan etkileri de artar. En güçlü çeşitleri sıklıkla özel reçete ile verilen ya da yasadışı ilaçlardır. Kahvede bulunan kafein ve sigarada bulunan nikotin dünyada en yaygın olarak kullanılan uyarıcılarıdır. En çok bilinen uyarıcılar arasında efedrin, amfetaminler, kokain, metilfenidat, metilendioksimetamfetamin ve modafinil yer alır.
Uyarıcılar ya sempatik sinir sisteminde ya merkezi sinir sisteminde ya da her ikisinde birden etkinliği artırır. Özellikle merkezi sinir sistemini etkileyen bazı uyarıcılar bir öfori hissi uyandırır. Uyarıcılar terapi amaçlı olarak uyanık kalmayı sağlamak için kullanılırlar.
Uyarıcı ile ilgili Cümleler
- Bir sinir hücresi hafif bir uyarıcıya yanıt verir.
- Ali Mary'ye uyarıcı bir görüntü verdi.
- Tom'la çok uyarıcı bir konuşma yaptım.
Uyarıcı tanımı, anlamı:
Uyarı : Organizmada uyarım yaratan güç. Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih.
Uyarıcılık : Uyarıcı olma durumu.
Uyarma : Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.
Uyaran : Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih. Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı.
Münebbih : Uyarıcı.
Geçici : Bulaşan, bulaşıcı. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı. Çok sürmeyen.
Uyanık : Uykudan uyanmış. Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Uyumamış, bidar.
İlaç : Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.
Madde : Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne.
Uyarıcı ışıtaç : Optik sesli gösterimde, ses yolu üzerine ışık düşüren ışıtaç.
Uyarıcı ilaç : Hastalık anında vücuttaki dolaşım ve solunum gibi sistemleri güçlendirmek amacıyla kullanılan doksapram, bemegrid vb. ilaç
Uyarıcı katılan silaj : Silajlarda laktik asit üretimini en yüksek düzeye çıkararak yemlerin iyi bir biçimde konservasyonunu sağlamak için laktik asit bakterileri, laktobasiller, pediokoklar, streptokoklar ve mayalar gibi inokulant, selülaz, amilaz, hemiselülaz, pektinaz ve proteaz gibi enzim ve melas, sukroz ve glikoz gibi şekerlerden birinin veya birkaçının katıldığı silaj.
Uyarıcı postsinaptik potansiyel : Bir sinir hücresinde, presinaptik uçta bulunan nörotransmitter moleküllerinin postsinaptik uca erişip kendine özrgü almaçlarını uyararak burada Na+ geçirgenliğini artırarak depolarizasyon yapması eksitatör postsinaptik potansiyel, ksitatör postsinaptik potansiyel. Baskılayıcı postsinaptik potansiyelin karşıtıdır.
Uyarıcı sargı : Üreteç gövdesi içinde manyetik alanı yaratan durağan sargı.
Uyarıcı sinaps : Uyarıları postsinaptik sinir hücresine geçiren sinaps.
Uyarıcık : Katı içinde, bir tanecikmiş gibi devinen uyarma erkesi nicemi.
Diğer dillerde Uyarıcı anlamı nedir?
İngilizce'de Uyarıcı ne demek? : adj. warning, cautionary, admonitory, stimulative, stimulating, stimulant, exciting, premonitory
n. stimulant, stimulus, upper, reviver, speed, up
Fransızca'da Uyarıcı : excitant/e, stimulant/e, adjuvant [le]
Almanca'da Uyarıcı : n. Auslöser, Reizmittel
Rusça'da Uyarıcı : n. возбудитель (M), предостерегающий (M)
adj. возбуждающий


Bu kısımda Uyarıcı nedir? Uyarıcı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uyarıcı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uyarıcı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.