Cautionary türkçesi Cautionary nedir

Cautionary ile ilgili cümleler

English: Precautionary measures were unnecessary.
Turkish: İhtiyati önlemler gereksizdi.

English: This drama is missing something. All it is is a simple cautionary tale with no real depth.
Turkish: Bu dramada bir şey eksik.O gerçek derinliği olmayan basit ikaz edici bir masal.

English: I would have to take precautionary steps to keep him out.
Turkish: Onu içeriye sokmamak için, ihtiyati tedbirler almak zorunda kaldım.

Cautionary ingilizcede ne demek, Cautionary nerede nasıl kullanılır?

Cautionary tale : Eğitici öykü.

Demand of money for precautionary motives : Para istemini belirleyen güdülerden biri olup, iktisadi karar birimlerinin gelecekte beklenmedik olaylar karşısında güç durumda kalmadan harcamalarını gerçekleştirmek için bulundurmak istedikleri para miktarı. İhtiyat güdüsü ile para istemi.

Precautionary : İhtiyati. Tedbiri. Uyarı niteliğinde olan. Tedbirli. İhtiyatlı.

Precautionary saving : Yaşam süresi ve gelecekteki gelirlerle ilgili risk ve belirsizliklere bağlı olarak yapılan ek birikim. İhtiyat tasarrufu. İhtiyati tasarruf.

Precautionary signal : Uyarı işareti.

Caution : Tembih etmek. İhtar etmek. Dikkatini çekmek. İhtar. İhtiyat. Uyarı. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Dikkat. Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı.

 

Cautioned : Dikkatini çekmek. Uyarmak. Tembih etmek. İhtar etmek.

Precautional patents : Geçici koruma belgeleri. Başkalarının incelemesine sunulan ve onların karşı koymalarını sağlamak üzere çok kısa bir süre için verilen belge.

Precautional : Tedbirli.

Exercise caution : Dikkatli olmak. Tetikte olmak. Özenli olmak.

İngilizce Cautionary Türkçe anlamı, Cautionary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cautionary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhilarative : Tahrik eden. Hayat verici. Canlandırıcı. Renk katıcı. Coşturucu. Neşelendiren. Canlandıran. Neşelendirici.

Prophylactic : Engelleyici. Prezervatif. Hastalıktan koruyan. Tedbir amaçlı. Hastalıktan koruyucu. Koruyucu. Profilaktik. Asalağı dış ortamda yok eden ya da onun konakçıya ulaşmasına engel olan ilaç veya işlem. Hastalıktan koruyucu, hastalığı önleyen veya balığı hastalıktan koruyan ilaç. Önleyici.

Stimulant : Uyarıcı madde. Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı. Bir algılama ya da tepki sürecini başlatıcı etkide bulunan öğe. Teşvik unsuru. Stimulan. Canlandırıcı. Uyarıcı ilaç. İçki. Stimülan.

Injunctive : Önleyici. Engelleyici. Yasaklayan. Yasaklayıcı. Buyruksal. Bir mahkemenin yayımladığı yasaklayıcı bir emir ile ilgili (hukuk terimi).

Antidepressants : Antidepresan. Antidepresanlar. Depresyon hafifletmek için kullanılan ilaç.

 

Precautionary : Uyarı niteliğinde olan. İhtiyatlı. Tedbiri. Tedbirli.

Premonitory : İkaz eden. Haber verici. Premonituar.

Energiser : Güç verici. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energizer). Enerji verici. Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar. Kudret sarfedici. Kudret verici. Tetikleyici. Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. Enerji besleyici.

Antidepressant : Ferahlatıcı. Antidepresan. Depresyon hafifletmek için kullanılan ilaç. Çökkünlük giderici.

Cautionary synonyms : monitory, exciting, aphrodisiacal, alerter, exhorters, lecturer, stimulating, energizers, excitatory, caffein, inciters, alerters, protective, stimulus, inciter, excitative, energisers, actuator, admonitory, dissuasive, excitant, cautioner, warning, exhorter, energizer, exemplary, exciter.

Cautionary zıt anlamlı kelimeler, Cautionary kelime anlamı

Persuasive : İkna edici. İnandırıcı. Kandırıcı. Güçlü.

Cautionary antonyms : unprotective.

Cautionary ingilizce tanımı, definition of Cautionary

Cautionary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Conveying a caution, or warning to avoid danger. As, cautionary signals.