Exhilarative türkçesi Exhilarative nedir

  • Canlandırıcı.
  • Neşelendirici.
  • Uyaran.
  • Hayat verici.
  • Tahrik eden.
  • Canlandıran.
  • Coşturucu.
  • Renk katıcı.
  • Neşelendiren.

Exhilarative ingilizcede ne demek, Exhilarative nerede nasıl kullanılır?

Exhilarating : Canlandırıcı. Neşelendirici. Neşelendirme. Neşeli.

Exhilaratingly : Neşelendirerek. Tahrik edici (uyarıcı) bir tarzda. Neşelendirici bir şekilde. Canlandırıcı bir şekilde.

Exhilaration : Keyif. Neşe. Neşe ve zindelik. Sarhoşluk. Canlılık.

Exhilarate : Canlandırmak. İnşirah vermek. Keyif vermek. Çok neşelendirip zindeleştirmek. Coşturmak. Keyif ve neşe vermek. Çok keyiflendirmek. Neşelendirmek. Keyiflendirmek.

Exhilarated : Neşeli. Canlı. Neşelendirilmiş. Coşkulu.

Exhilarant : Renk katıcı. Coşturucu. Heyecan verici. Diriltici. Neşelendirici. Müferrih. Canlandırıcı. Hayat verici.

Exhilarates : Coşturmak. Çok keyiflendirmek. Çok neşelendirip zindeleştirmek. Canlandırmak. Keyif ve neşe vermek. Neşelendirmek. Keyif vermek. İnşirah vermek. Keyiflendirmek.

İngilizce Exhilarative Türkçe anlamı, Exhilarative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exhilarative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Animater : Hayat veren kişi veya şey. Hareketlendiren bir şey.

Incenser : Fitne sokan. Harekete geçiren. Kışkırtan kimse. Provoke eden. Ayartan.

 

Heartening : Yüreklendirici. İç rahatlatıcı. Cesaretlendirici. Cesaret verici.

Stimulant : Uyarıcı ilaç. Stimülan. İçki. Stimulan. Uyarıcı. Tahrik edici şey. Teşvik edici unsur. Teşvik unsuru.

Cheering : Cesaret verici. İç açıcı. Tezahürat. Sevinçli. Şevinçten uçan. Alkış.

Elaters : Coşturan kimse. Bir çeşit böcek. Canlılık katan kimse. Bir çeşit böcek (zooloji). Mutluluk veren kimse. Mutluluk veren şey. Coşturan şey. Belli bitkilerde sporları dağıtmaya yarayan elastik yapı (botanik terimi). Elastiklik (eski kullanım). Neşelendiren şey.

Exhorters : Teşvik eden. Yüreklendiren. Şiddetle tavsiye eden kimse. Uyaran dikkatini çeken kimse. İleri süren teşvik eden kimse. Öğütleyen. İkaz eden. Nasihat veren. Akıl veren.

Arousing : Kışkırtan. İlham veren. Uyandıran.

Inducer : İndükleyici. Düzenleyici proteine bağlanarak gen kaydını başlatan küçük molekül. özel bir enzimin sentezine sebep olan herhangi bir bileşik; özel bir genin ifadesine sebep olan herhangi fiziksel veya kimyasal uyarıcı. embriyoda hücreler tararından meydana getirilen ve komşu hücre ve dokuları etkileyen herhangi bir madde. Etkileyen. Çevresel uyaranlara cevap olarak hücre veya organizmanın enzim veya enzim dizisi üretimini artıran bir molekül. indükleyici, bazen bir enzimin substratı, hormon gibi bazı moleküller olabilir. Teşvik eden kimse veya şey. Endükleyici. Uyarıcı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Başlatıcı.

Stimulus : Münebbih. Hücre, doku veya organların etkinliğini etkileme kapasitesine sahip herhangi bir dış değişiklik, durum veya ajan. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin herhangi bir tepkide bulunmalarına yol açan bir nesne, bir olay. Teşvik edici şey. Özendirici. Uyarıcı. Bir eğilime yol açan etki. Uyandırıcı. Dürtü.

 

Exhilarative synonyms : arouser, elater, embodier, cheerful, vitalizer, animating, exciting, animaters, elating, excitant, inciter, crispier, uplifting, inflammatory, premonitory, exhorter, refreshing, visualiser, arousers, cautionary, inducers, inspiring, exhilarant, stimulating, ecstatic, bracings, instigative, enthusing, vitalizers, crispy, heartier, incitant, declamatory.

Exhilarative zıt anlamlı kelimeler, Exhilarative kelime anlamı

Debilitating : Güçsüzleştiren. Halsiz bırakan. Elden ayaktan düşüren. Yapamaz hale getiren. Zayıflatan. Zayıflatma.

Unexciting : Can sıkıcı. Sıkıcı. Heyecansız.