Precautionary türkçesi Precautionary nedir

Precautionary ile ilgili cümleler

English: I would have to take precautionary steps to keep him out.
Turkish: Onu içeriye sokmamak için, ihtiyati tedbirler almak zorunda kaldım.

English: Precautionary measures were unnecessary.
Turkish: İhtiyati önlemler gereksizdi.

Precautionary ingilizcede ne demek, Precautionary nerede nasıl kullanılır?

Precautionary saving : Yaşam süresi ve gelecekteki gelirlerle ilgili risk ve belirsizliklere bağlı olarak yapılan ek birikim. İhtiyat tasarrufu. İhtiyati tasarruf.

Precautionary signal : Uyarı işareti.

Demand of money for precautionary motives : Para istemini belirleyen güdülerden biri olup, iktisadi karar birimlerinin gelecekte beklenmedik olaylar karşısında güç durumda kalmadan harcamalarını gerçekleştirmek için bulundurmak istedikleri para miktarı. İhtiyat güdüsü ile para istemi.

Precautional : Tedbirli.

Precautional patents : Geçici koruma belgeleri. Başkalarının incelemesine sunulan ve onların karşı koymalarını sağlamak üzere çok kısa bir süre için verilen belge.

Safety precautions : Güvenlik tedbirleri. Emniyet tedbirleri. Güvenlik önlemleri. Güvenliği artırmak için tedbir veya ikaz araçları.

Precaution : Önlem. İhtiyat. Basiret. Önceden alman önlem. Tedbir. Önceden alınan tedbir. Sakıntı.

 

Take precautions : Önceden önlem almak. Bir dizi önlem almak. Önlemlere başvurmak. Tedbir almak. Önlem almak.

Air raid precaution : Hava saldırısı korunma önlemi. Pasif korunma önlemleri. Hava saldırısı dorumunda alınan önlemler.

Safety precaution : Güvenlik tedbirleri. Güvenliği artırmak için tedbir veya ikaz araçları. Güvenlik önlemleri. Emniyet tedbiri.

İngilizce Precautionary Türkçe anlamı, Precautionary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precautionary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foresighted : Geleceği gören. Sezgileri güçlü. Önceden görmüş. İleriyi gören. İleri görüşlü. Agah. Sağduyulu. Sağgörülü.

Preventive : Önlem. Men eden. Önleyici ilaç. Engelleyici. Engel olan. Koruyucu. Karşılayıcı. Önleyici. Önleyici tedbir. Önleyici şey.

Circumspective : Tehlikeye karşı tetikte bekleyen. Sonucuna karşı dikkatli.

Cannier : Kurnaz. Rahat. Becerikli. Hünerli. Dikkatli. Tutumlu. Zarif. Hoş. Akıllı.

Chariest : Cimri. Tutumlu. Sakınan. İdareli. Temkinli.

Circumspect : Düşünceli. Önemli. Dikkatli. Sakınan. Basiretli. Her şeyi hesaba katan. Herşeyi hesaba katan. Sakıngan.

Calculating : Çıkarcı. Hesap. Bencil. Kurnaz. İşini bilen. Hesaplama. Hesaplanıyor. Dikkatli. Egoist.

Cannie : Sakin. Dikkatli. Nazik.

Discreet : Ağzı sıkı. Sakınımlı. Ağzı kenetli. Sağduyulu. Saygılı. Dilini tutan. Akıllı. Ketum. Lafını bilir.

Injunctive : Yasaklayıcı. Engelleyici. Yasaklayan. Bir mahkemenin yayımladığı yasaklayıcı bir emir ile ilgili (hukuk terimi). Buyruksal. Önleyici.

 

Precautionary synonyms : canny, careful, preventative, canniest, cautionary, charier, advised, deliberate, forehanded, cagey, precautional, fabian, fail proof, cautious, chary, carefuller, deliberative, forethoughtful, calculatingly, argus.

Precautionary zıt anlamlı kelimeler, Precautionary kelime anlamı

Permissive : Fazla müsamahakar. Serbest. Hoşgörülü. Her şeye açık. İsteğe bağlı. İzin veren. Aşırı müsaadekar. Aşırı hoşgörülü. Liberal. İzin verici.

Precautionary ingilizce tanımı, definition of Precautionary

Precautionary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, precautionary signals. Of or pertaining to precaution, or precautions.