Discreet türkçesi Discreet nedir

Discreet ile ilgili cümleler

English: Ali is extremely discreet.
Turkish: Ali son derece ağzı sıkı.

English: Ali is being quite discreet, isn't he?
Turkish: Ali oldukça sağduyulu oluyor, değil mi?

English: Try to be as discreet as possible.
Turkish: Mümkün olduğu kadar sağduyulu olmaya çalış.

English: Ali is discreet, isn't he?
Turkish: Ali sağduyulu, değil mi?

English: Ali is discreet.
Turkish: Ali ağzı sıkıdır.

Discreet ingilizcede ne demek, Discreet nerede nasıl kullanılır?

Discreetly : Düşünceli bir şekilde. İhtiyaten. Özenerek. Sağgörülü şekilde. Sağduyulu şekilde. Sıkıntı vermeyerek. Tedbirlice. Diplomatik bir şekilde. Mesafeli bir şekilde. Tedbirli biçimde.

Discreetness : Tedbirlilik. Tedbir. Basiret. Ağız sıkılığı. Sır tutma.

Indiscreet : Ağzında bakla ıslanmaz. Yersiz. Düşüncesiz. Patavatsız. Geveze. Gereksiz. Düşüncesizce yapılan. Boşboğaz. Düşünmeden davranan. Ağzı gevşek.

Indiscreetly : Uluorta. Boşboğaz olarak.

Indiscreetness : Basiretsizlik. Gevezelik. İhtimamsızlık. Dikkatsizlik. Düşüncesizlik. Özensizlik. Densizlik. Patavatsızlık. Sağgörüsüzlük. Tedbirsizlik.

 

Talk indiscreetly : Boşboğazlık etmek.

Discreditably : Adını lekeleyici bir şekilde. Onur kırıcı bir şekilde. Yüz kızartıcı bir biçimde. Yüz kızartıcı bir şekilde.

Discredits : Kötülemek. İtibarını zayıflatmak. İtibarını sarsmak. İtibar erozyonuna uğratmak. İtibardan düşmek. Halkın gözünden düşürmek. İtibardan düşürmek. İtibarsızlaştırmak. Kuşku duymak. Gözden düşürmek.

Discredited : Güvenilmez. Kuskunu düşük. Saygınlığını yitirmiş. Gözden düşmüş. İtibardan düşmüş. Adı çıkmış. Şüpheli. İtimat edilmez. İtibarsız.

Discrediting : Gözden düşürmek. İtibar erozyonuna uğratmak. İtibarını zayıflatmak. İtibarını sarsmak. İtibardan düşürmek. Kötülemek. Güvenmemek. Güvenini sarsmak. Halkın gözünden düşürmek. İtibarsızlaştırmak.

İngilizce Discreet Türkçe anlamı, Discreet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discreet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Longsighted : İleri görüşlü. İleriyi gören. Presbit. Hipermetrop. Uzağı görebilen. Uzağı iyi gören.

Farsighted : Hipermetrop. İleriyi görür. Öngörüşlü. İlerigörüşlü. Ön görüşlü. İleriyi gören. Öngörülü. Yakını göremeyen. İleri görüşlü.

Charier : Temkinli. Cimri. Sakınan. Tutumlu. İdareli.

Cagey : Kapalı kutu. Kurnaz. Ağzısıkı. Çok dikkatli. Uyanık. Sırrını söylemeyen.

Reserved : Rezerve edilmiş. Mesafeli (davranış). Ayrılan. Saklanılmış. Rezerve. Yedek. Ağzı kapalı. İçine kapanık. Ayrılmış.

Deliberative : Müzakereye ait. Üzerinde düşünülmüş. Düşünceli. Düşünen. Bilinçli. Görüşmeye dayalı.

 

Guardedly : İhtiyatlı bir biçimde. Korunarak. İhtiyatla. Tetikte olarak.

Considerate : Nazik. Hatırşinas. İzanlı. Anlayışlı. Dikkatli. Temkinli. Düşünceli. Hürmetkar.

Closemouthed : Sır tutabilen. Gürültüsüz. Sessiz. Konuşkan olmayan.

Prudent : Açıkgöz. Dürtmek. Ölçülü. Mantıklı. Müdebbir. Hesabını bilir. Tutumlu.

Discreet synonyms : pious, canniest, farseeing, chary, bright, secretive, cute, deferent, fabian, forethoughtful, careful, tactful, prudential, regardful, chariest, foresightful, clever, deliberate, cutes, dutiful, brainy, trustworthy, argus, commonsensical, quick eyed, fail proof, brainier, clearheaded, fair spoken, fearful, brainiest, inexpressive, cuter.

Discreet zıt anlamlı kelimeler, Discreet kelime anlamı

Imprudent : Mantıksız. Basiretsiz. Düşüncesiz. Akılsız. İhtiyatsız. Tedbirsiz.

Tactless : Nezaketsiz. Sallapati. Münasebetsiz. Düşüncesiz. Kaba. Sezinçsiz. Çiğ. Nezaketsizlik. İnceliksiz. Densiz.

Discreet ingilizce tanımı, definition of Discreet

Discreet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sagacious. Cautious. Prudent. Judicious. Possessed of discernment, especially in avoiding error or evil, and in the adaptation of means to ends. Not rash or heedless.