Drug türkçesi Drug nedir

  • Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im.
  • İçkisine ilaç katmak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İlaçla uyutmak.
  • Uyuşturucu vermek.
  • Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe).
  • Ecza.
  • İlaç vermek.
  • Uyuşturucu madde.
  • İlaçla uyuşturmak.
  • Uyuşturucu.
  • Uyuşturmak.
  • İlaç.

Drug ile ilgili cümleler

English: Ali is a drug addict.
Turkish: Ali bir uyuşturucu bağımlısı.

English: Ali died from a drug overdose.
Turkish: Ali aşırı dozda ilaçtan öldü.

English: Ali didn't want any of his friends to know that he was a drug dealer.
Turkish: Ali arkadaşlarından hiçbirinin onun bir uyuşturucu kaçakçısı olduğunu bilmesini istemiyordu.

English: Ali became a drug addict.
Turkish: Ali uyuşturucu bağımlısı oldu.

English: Ali died of a drug overdose.
Turkish: Ali aşırı dozda uyuşturucudan öldü.

Drug ingilizcede ne demek, Drug nerede nasıl kullanılır?

Drug abuse : Madde suistimali. İlaç suistimali. İlacı kötü amaçla kullanma. Madde bağımlılığı. İlacın kötüye kullanımı.

 

Drug addict : Uyuşturucu bağımlısı. Esrarkeş. Uyuşturucu maddelere düşkün. İlaç bağımlısı. Hapçı. Uyuşturucu düşkünü.

Drug addicted : İlaç bağımlısı. Hapçı. Madde bağımlısı. Uyuşturucu bağımlısı.

Drug addiction : Hap müptelalığı. Uyuşturucu özdek alışkanlığı. Madde bağımlılığı. Türlü toplumsal ve ruhsal etkenler sonucu bir uyuşturucu özdeği düzenli biçimde, gönüllü olarak ve ruhsal bir bağımlılıkla (yokluğu bunalmaya yol açacak biçimde) kullanma alışkanlığı. İlaç alışkanlığı. Uyuşturucu bağımlılığı.

Drug allergy : İlaç alerjisi. Vücuda alınan ilaç veya metaboliteyle ilaçlara katılan boya, koruyucu gibi maddelerin proteinlere kovalent biçimde bağlanması ve tam bir antijen durumuna gelmesi sonucunda oluşan alerji tipi. İlaç allerjisi.

Drug excretion : İlaç atılımı. İlaçların veya bunların metabolize edilmeleri sonucunda oluşan değişme ürünlerinin vücuttan değişik yollarla atılması.

Drug dependence : İlaç bağımlılığı. Uyuşturucu bağımlılığı.

Drug fiend : Uyuşturucu bağımlılığı olan kimse (argo terim). Uyuşturucu bağımlısı. Uyuşturucu madde tiryakisi.

Drug industry : İlaç endüstrisi.

Drug enforcement agency : Dea. Yasadışı uyuşturucuların ithal edilmesi ve kaçakçılıkla mücadele eden amerika birleşik devletleri resmi kurumu. Uyuşturucuyla mücadele teşkilatı.

İngilizce Drug Türkçe anlamı, Drug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antidotes : Çare. Antidot. Deva. Panzehir.

 

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Botanical : Bitkilerden sağlanan. Bitki bilimsel. Bitkibilimsel. Bitkisel. Botanik. Nebati.

Narcotic drug : Duyuları körelten ilaçlar. Uyuşturucu ilaç. Bağımlılık yapan ilaç. Uyuşturucu maddeler.

Junk : Pılı pırtı. Çinli'lere özgü altı düz yelkenli gemi. Eskici. Döküntü eşya. Çöpe atmak. Değersiz şey. Ivır zıvır. Çöp.

Anesthetize : Narkoz vermek. Anestezi yapmak. Duyumsuzlaştırmak. Uyutmak. Bayıltmak.

Appetite suppressant : İştah bastırıcı. İştah kesici.

Poison : Ağı. Zehir vermek. Bozmak. Zehirlemek. Zehir. Olumsuz yönde etkilemek. Ağılamak. Bir organizmayı tedirgin eden ya da öldüren özdek. bir metal ya da alaşımın niteliğini bozan özdek. bir tezgenin etkinliğini azaltan ya da yok eden özdek. Zehir saçmak.

Hypes : Şırınga. Yanıltıcı reklam yapmak. Uyuşturucu bağımlısı. Abartılı reklam. Aldatıcı reklam. Aldatıcı. Heyecanlandırmak. İğne. Yutturmaca.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Drug synonyms : lorfan, controlled substance, myotic, drug of abuse, psychotropic agent, abortion inducing drug, water pill, dope up, street drug, brand name drug, put under, feosol, medicinal drug, psychoactive drug, myotic drug, anti impotence drug, levallorphan, psychoactive substance, narcotise, anti tnf compound, o.d., consciousness altering drug, generic drug, mind altering drug, pentoxifylline, anesthetic agent, trental, fergon, virility drug, anaesthetic agent, proprietary drug, fertility drug, antisyphilitic.

Drug zıt anlamlı kelimeler, Drug kelime anlamı

Antagonist : Rakip. Karşıt kişi. Hasım. Zıt. Karşıt etkili kas. Karşı çıkan. Muhasım. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormon, nörotransmitter veya ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde.

Synergist : Görevdeş. Sinerjist. Eş etkin ilaç. Aynı yönde etki eden.

Bring to : Ayıltmak. Geminin başını rüzgara çevirmek. Hayata döndürmek. Yaşama döndürmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek. Gemiyi orsa alabanda etmek.

Drug antonyms : generic drug, brand name drug.

Drug ingilizce tanımı, definition of Drug

Drug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prescribe or administer drugs or medicines. A drudge (?). Any stuff used in dyeing or in chemical operations. To toil laboriously. To drudge. Any animal, vegetable, or mineral substance used in the composition of medicines. Esp., to stupefy by a narcotic drug. Also Fig. To affect or season with drugs or ingredients.