Silverfish türkçesi Silverfish nedir

  • Eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, küçük, parlak pullarla örtülü, kanatsız böcek; kılkuyruk.
  • Böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatsızlar (apterygota) alt sınıfından, 8 mm kadar uzunlukta, sırt bölgesi kubbeli, gümüş renginde, hızlı koşan ve evlerde bulunan, kağıt, un vb. şeyleri yiyen bir eklem bacaklı türü.
  • Nişastalı materyallerle beslenen küçük kanatsız böcek (kağıt, kitaplar, ve elbiseler gibi).
  • Gümüşçün.
  • Gümüşbalığı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gümüş böceği.
  • Gümüş balığı.
  • Gümüşi yüzgeçleri olan balık.
  • Gümüşcün.

Silverfish ingilizcede ne demek, Silverfish nerede nasıl kullanılır?

Silverfishes : Gümüşçün. Nişastalı materyallerle beslenen küçük kanatsız böcek (kağıt, kitaplar, ve elbiseler gibi). Gümüş böceği. Gümüşi yüzgeçleri olan balık. Gümüşbalığı. Gümüş balığı.

Silver age : İnsan ırkı tarihi dönemi (mitoloji). Gümüş çağ.

Silver alloy : Gümüş alaşımı. Gümüş para yapımı niteliğinde olan alaşım.

Silver anniversary : Bir kuruluş vb'nin 25. yıldönümü.

Silver atherine : Gümüş balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gümüş balığıgiller (atherinidae) familyasından, 15-20 cm kadar uzunlukta, atlantik okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir tür.

 

Silver bullion : Gümüş külçe.

Silver carp : Gümüş sazan.

Silver brazing alloy : Gümüş-pirinç alaşımı. Gümüşlü sert lehim alaşımı.

Silver brazing : Gümüş sert lehimi. Gümüşlü sert lehimleme.

Silver beating : Gümüş dövme.

İngilizce Silverfish Türkçe anlamı, Silverfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silverfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Sand smelt : Aterina balığı. Platerina. Aterina. Gümüş balığı (zooloji terimi). Gümüş.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Atherines : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefaller (percesoces) alt takımından, denizlerde yaşayan, tatlı sularda yaşayan bazı türleri süs balığı olarak kullanılan bir familya. Gümüşbalığıgiller. Asalakbilimde, yassı solucanlara arakonakçı türleri dolayısıyle adı geçen kemikli balıklar familyası. Gümüş balığıgiller.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Silverfish synonyms : genus lepisma, carassius auratus, lepisma, thysanuran insect, lepisma saccharina, thysanuron, silverfishes, atherine, a protein, silversides, aardvarks, silver atherine, acacia, a cells, abramis zone, abiotic environment, aardwolf, goldfish, abiotic factor, silverside, abacus bodies.

Silverfish ingilizce tanımı, definition of Silverfish

Silverfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The tarpum.