Sleaze türkçesi Sleaze nedir

  • Pislik.
  • Sefalet.
  • Pespayelik.
  • Bayağılık.
  • Hafiflik.
  • Sahipsizlik.
  • Adilik.
  • Ahlaksız kimse kelimesinin kısa şekli (argo terim).
  • Seyreklik (bir örgü ile alakalı).
  • Bağımsızlık.
  • Derbederlik.
  • İncelik.
  • Hırpanilik.

Sleaze ile ilgili cümleler

English: Ali is a sleazeball.
Turkish: Ali adi biri.

Sleaze ingilizcede ne demek, Sleaze nerede nasıl kullanılır?

Sleazebag : Şerefsiz. Ahlaksız (kişi). Kalitesiz dalkavuk kimse. Ahlaksız kimse. Adi. Adi değersiz kimse.

Sleazier : Kılıksız. Hırpani. Çürük. Adi. Kılıksız kimse. Kalitesiz.

Sleaziest : Çürük. En kalitesiz. Adi. Kalitesiz. Hırpani. Kılıksız.

Sleazily : Ucuz bir şekilde. Kalitesiz bir biçimde. Adi bir şekilde. Pejmürde bir şekilde. Alçak bir şekilde. Aşağılık bir şekilde. Dayanıksız ve çürük bir şekilde. Rezil bir şekilde. Kılıksız olarak.

Sleaziness : Ucuzluk. Bayağılık. Hırpanilik. Alçaklık. Adilik. Kalitesizlik. Rezillik. Dayanıksızlık ve çürüklük. Pejmürdelik. Kılıksızlık.

Mislead : Yoldan çıkarmak. Yanlış yoldan götürmek. Yanlış yol göstermek. Yanıltmak. Kandırmak. Yanlış yola sevk etmek. Yanlış yönlendirmek. Yanlış bilgilendirmek. Baştan çıkarmak. Şaşırtmak.

Misleadingly : Yanıltıcı olarak. Yanıltarak.

Misleads : Yanıltmak. Yanlış yola sevk etmek. Göz boyamak. Yanlış yol göstermek. Yanlış yoldan götürmek. Aldatmak. Şaşırtmak. Kandırmak. Yanlış yönlendirmek. Baştan çıkarmak.

 

Sleave : Açmak. Ayırmak. Açma.

Sleaved : Açma. Ayırmak. Açmak.

İngilizce Sleaze Türkçe anlamı, Sleaze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sleaze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mediocrity : Vasatlık. Orta hal. Sıradanlık. Vasat olma. Aleladelik.

Chuffer : Şerefsiz. Adi. Adi şerefsiz. Ciğeri beş para etmez tip. Kötü veya zor veya güç olay. Talihsizlik. Aşağılık herif.

Commonness : Sıradanlık. Çokluk. Bol bulunma.

Banalities : Banallık. Banallik. Bayağı söz. Banal şey. Banal söz. Sıradanlık.

Squalidness : Sefillik. Bakımsızlık.

Coarseness : Yontulmamışlık. Kalınlık. Terbiyesizlik. İrilik. Hantallık. Kabalık. Kalitesizlik. Hoyratlık.

Ethereality : Eterik olma durumu. Ruhanilik. Cennet'ten olma durumu. Şeffaflık.

Freedom : Açık sözlülük. Özgürlük. İrade. İhtiyar. Muafiyet. Fahri üyelik. Onursal üyelik. İnsanların doğa ve toplumun nesnel yasalarını bilinçli olarak kullanabilmeleri, böylece toplumsal gelişmeyi amaçlı olarak gerçekleştirebilmeleri, toplumun da, bireyin de gelişimi için zorunlu olan bütün özdeksel ve tinsel ön koşulları yaratabilmeleri durumu. genel olarak ya da belirli bir konuda kısıtlamalardan bağımsız olma. Seçme hakkı.

Shoddies : Süprüntü. Artık. Kumaş artığı. Sökülerek yeniden örülmüş yün. İp söküğü. Değersiz şey. Şişirme. Züppelik.

Accuracy : Doğruluk. Ayar. Tamlık. Hassasiyet. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Sağıllık. Kesinlik.

 

Sleaze synonyms : sordidness, foulness, facileness, frivolousness, etherealness, corruptness, courtesy, contemptibleness, courtesies, daintiness, crappiness, chivalry, frailness, sovereignty, misery, cruds, cockhead, contemptibility, vagabondage, civilities, autonomy, shoddy, indigence, dirty trick, commonplaceness, derelictions, abeyances, mediocrities, roguishness, beggaries, blighter, flippancy, frivolity.

Sleaze zıt anlamlı kelimeler, Sleaze kelime anlamı

Tastefulness : Zariflik. Lezzetlilik. Zevklilik.