Sloughs türkçesi Sloughs nedir

  • Üzerinden atmak.
  • Değiştirilen deri.
  • Deri değiştirmek.
  • Kabuk bağlamak.
  • Bataklık deresi.
  • Sıyrılmak.
  • Deri dökmek (yılan).
  • Gömlek (yılan).
  • Pul pul olmak.
  • Umutsuzluk.

Sloughs ingilizcede ne demek, Sloughs nerede nasıl kullanılır?

Slough away : Deri değiştirmek.

Slough of despond : Derin depresyon. Umutsuzluk. Karamsarlık. Çaresizlik.

Slough off : Gidermek. Deri değiştirmek. Bir tarafa atmak. Değiştirmek (yılan derisini).

Slough : Sıyrılmak. Deri dökmek (yılan). Deri değiştirmek. Üzerinden atmak. Bataklık deresi. Kabuk bağlamak. Gömlek (yılan). Umutsuzluk. Değiştirilen deri. Pul pul olmak.

Sloughed : Sıyrılmak. Kabuk bağlamak. Deri değiştirmiş. Pul pul olmak. Üzerinden atmak. Kabuk bağlamış. Deri değiştirmek.

Slouchier : Sarkık. Hımbıl. Eğri. Gevşek. Uyuşuk. Kambur gibi. Uyuz.

Sloughier : Kabuklu.

Sloughing : Çamurluk. Çamur. Batak toprak. Deri değiştirme.

Slouch hat : Geniş kenarlı fötr şapka. Sarkık kenarlı şapka.

Slouches : Sarkmak. Beceriksiz. Kambur durmak. Çökertmek (omuzlarını). Sarkıtmak. Şapşal. Sarkma. Omuzlarını sarkıtmak. Oturmak veya bir yere yaslanarak durmak. Yorgun argın ve tembel tembel yürümek.

İngilizce Sloughs Türkçe anlamı, Sloughs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sloughs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Scab : Yara kabuğu. Kabuk. Uyuz. Grev kırıcı. Yara yüzeyinde oluşan kabuk. yara kabuğuyla kaplanma. evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. İt herif. Kısır. Koyun uyuzu. Kabuklanmak.

Encrusting : Kaplamak. Kaplanmak. Toz bağlama. Üztünü kaplama. Kabuk tutma. Kabuk bağlama.

Desponded : Ümidini kesmek. Moral bozukluğu. Cesaretini kaybetmek. Morali bozulmak. Keder. Umut kesmek.

Abduce : Eksenden uzaklaştırmak. Geri çekmek.

Get out of : (bir yerden) çıkmak. Elde etmek. Dışarı sızmak. Sakınmak. Vazgeçebilmek. Uzak durmak. Kazanmak. Sorumluluktan kaçmak. Bırakabilmek.

Pull away : Uzaklaşmak. Kurtulmak. Yola çıkmak. Ayrılmak. Kalkmak. Geri çekilmek. Hareket etmek. Kaçmak. Çekmek.

Molted : Tüylerini dökmek. Tüy dökmek. Tüy dökme. Tüy değiştirmek. Deri değiştirme.

Throwing off : Üstünden atmak. Çıkarmak. Başından atmak. Atlatmak. Çıkarmak (duman). Çıkarıvermek (giysiyi). Atmak. Kurtulmak. Çiziktirmek. Vazgeçmek.

Despond : Umut kesmek. Morali bozulmak. Cesaretini kaybetmek. Umutsuzluğa düşmek. Ümidini kesmek. Moral bozukluğu. Keder.

Laminating : Yaprak haline getirme. Yaprak haline getirmek. Kat kat yapmak. Pul pul olma. Üst üste koymak. Üst üste koyma. Kat kat yapma. Astarlama.

Sloughs synonyms : bull tongue, moldboard plow, mouldboard plough, dodging, slough, molts, cicatrise, encrusted, desquamate, encrust, shake off, heal over, molt, grazes, incrusts, scale, abduced, desperateness, dismay, incrusting, moulted, eludes, fling off, spalled, incrusted, laminate, sloughed, moults, desperation, moult, eluding, eluded, despondencies.

 

Sloughs zıt anlamlı kelimeler, Sloughs kelime anlamı

Dry : Sıkıcı. Kakırdamak. Sütü kesilmek. Susatıcı. Kurumak. Yavan. Sek. Kurulamak. Kuru. İçki karşıtı.

Ride : Sataşmak. Havada kalmak. Üst üste binmek. Arabayla gezmek. Karara bağlanmamış olmak. Gezinti. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Arabaya binmek (sürmeden). Binmek (at veya bisiklet). Sürüklenmek.