Snailfish türkçesi Snailfish nedir

  • Deniz salyangozu.

Snailfish ingilizcede ne demek, Snailfish nerede nasıl kullanılır?

Snail mail : Yavaş posta. Normal posta hizmeti. Salyangoz posta. Normal posta. Geleneksel posta. (elektronik olmayan) normal posta. Normal posta servisi (elektronik posta değil).

Snail shell : Sümüklüböcek kabuğu. Salyangoz kabuğu.

Snail wheel : Salyangoz dişli çarkı.

Brown snail : Esmersümüklü. Gövde, yaprak ve dal kemirerek tarım bitkilerine zarar veren sümüklüböcek.

Garden snail : Bahçe salyangozu. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 1.5 cm kadar yükseldikte, büyük ve küre biçiminde kabuklu, ağaçlı yerlerde ve ırmak kenarlarında yaşayan, bir yumuşakça türü.

Snails : Çok hücrelilerin (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, yumuşakçalar (mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu, başta dokunaçlar üzerinde gözleri, ağızlarında dişli dil (radula) bulunan, kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan, önden solungaçlılar (prosobranchia), arttan solungaçlılar (opisthobranchia), akciğerli salyangozlar (pulmonata) gibi takımları olan geniş bir sınıf. salyangozlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Salyangozlar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan gastropoda sınıfından salyangozlar. Salyangoz. Salyangoz dişli çarkı. Karından ayaklılar. Sümüklüböcek. Uyuşuk tip. Yavaş hareket eden kimse.

 

Snailing : Uyuşuk tip. Yavaş hareket eden kimse. Salyangoz. Sümüklüböcek. Limason.

Snaillike : Çok yavaş. Çok ağır. Salyangoz gibi. Salyangoza benzeyen. Salyangoz benzeri.

Land snail : Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 3-5 cm kadar yükseklikte, avrupa kara salyangozlarının en büyüğü olan, kabuklu bir yumuşakça türü. İlkbaharda bitkilerin, örneğin bağ üzümlerinin körpe sürgünlerini törpüleyip yiyerek, tarım alanlarında çokça zarar doğuran kavkısı iri sümüklü. Bağ salyangozu.

White snail : Aksümüklü. Gövde, dal ve yaprak yiyerek, tarım bitkilerine zarar veren karındanbacaklı.

İngilizce Snailfish Türkçe anlamı, Snailfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snailfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Limpet : Deniz kulağı. Deniz minaresi.

Periwinkles : Küçük bir tür deniz salyangozu. Menekşe rengi. Cezayir menekşesi (botanik terimi). Vinca rosea. Cezayir menekşesi. Pervane çiçeği. Cezayirmenekşesi. Perivinkle.

Triton : (mitoloji) yunan deniz tanrısı poseidon'un oğlu ve hizmetkarı. (bilgisayar) pentium işlemciler için hızlı çip yongası. Bir proton ve iki nötrondan oluşan trityum (h-3) çekirdeği. Trityum çekirdeği. Neptün gezegeninin aylarından biri. Balık tanrısı. Semender. Triton.

 

Winkles : Yarak. Alet. Penis. Çük. Sik. Salyangoz.

Tritons : Balık tanrısı. Triton. Trityum çekirdeği. Semender.

Winkle : Zorla çıkarmak. Sökmek. Yarak. Yenilebilir bir tür deniz salyangozu. Sik. Salyangoz. Zorla almak. Alet. Elde etmek.

Periwinkle : Apocynaceae familyasından, çok yıllık, çalımsı veya otsu yapıda, süs bitkisi olarak yetiştirilen vinca cinsinin türlerine verilen genel ad. Küçük bir tür deniz salyangozu. Perivinkle. Menekşe rengi. Cezayir menekşesi (botanik terimi). Cezayir menekşesi. Vinca rosea. Pervane çiçeği.

Limpets : Deniz minaresi. Deniz kulağı.

Snailfish synonyms : genus liparis, scorpaenoid, liparis liparis, scorpaenoid fish, seasnail, liparis, buckie, sea snail, whelks.

Snailfish ingilizce tanımı, definition of Snailfish

Snailfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Sea snail] (a).