Çük nedir, Çük ne demek

Çük; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Erkeklik organı

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Değirmende taban tahtasına geçen mil.

Çük kısaca anlamı, tanımı

Erkeklik organı : Erkeğin çiftleşme organı, kamış, sik, zeker, penis, fallus

Taban tahtası : (Mimarlık) Taban kirişi üzerine çakılan döşeme tahtalarının her biri. a. bk. taban kirişi.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Erkeklik : Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik. Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü.

Değirme : Değirmek işi.

Erkekli : Erkeği olan.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

 

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.

Mil : Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı. Karada 1609, denizde 1852 metre olarak kabul edilen bir uzaklık ölçü birimi. Türlü işlerde kullanılmak için yapılmış olan ince ve uzun metal çubuk. Göze sürme çekmeye yarayan, kemik veya fil dişinden yapılmış ince ve uzun araç.

Diğer dillerde Çurçur balığı anlamı nedir?

Almanca'da Çurçur balığı ne demek ? : schwarzäugiger lippenfisch, schwarzâugiger lippenfisch