Değirme nedir, Değirme ne demek

  • Değirmek işi

Yerel Türkçe anlamı:

Topaç

Altıgen şekilli yüzey.

Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent

Deri üzerinde yuvarlak şekilde olan yara, egzama.

Değirme ile ilgili Cümleler

  • Barajın aşağısında bir su değirmeni vardı.
  • Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.
  • Bir zamanlar fakir olan ama güzel bir kızı olan bir değirmenci vardı.
  • Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.
  • Hollanda'da nereye gidersen git farketmez, yel değirmenlerini göreceksin.
  • Mame kahve çekirdeklerini öğütmek için kahve değirmeni kullanır.

Değirme kısaca anlamı, tanımı:

Değirmek : Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak. Değdirmek, dokundurmak.

Değirmen : Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet. İçinde öğütme işi yapılmış olan yer.

Değirmen iki taştan muhabbet iki baştan : "karı koca arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Değirmen taşı : Değirmen taşı yapmakta ve bazen de yapılarda kullanılan çakmak taşı türünden sert bir taş. Değirmende, dönerek taneleri ezen yuvarlak taş.

 

Değirmen taşının altından diri çıkar : "en ağır şartlarda bütün güçlükleri yener" anlamında kullanılan bir söz.

Değirmenci : Değirmen işleten kimse.

Değirmencilik : Değirmencinin yaptığı iş.

Değirmenden gelenden poğaça umarlar : "başka bir yerden gelen kimseden, geldiği yerle ilgili, küçük de olsa bir armağan beklenir" anlamında kullanılan bir söz.

Değirmendere fındığı : İnce kabuklu, uzunca, yağı az ve taze taze tüketilen bir tür fındık.

Değirmene gelen nöbet bekler : "bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa herkes geliş sırasıyla işini görmek üzere beklemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Değirmenin suyu nereden geliyor : "bu işin masrafını karşılayacak para nasıl kazanılıyor?" anlamında kullanılan bir söz.

Değirmenlik : Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu). Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl).

Alt değirmen güçlü akar : "kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur" anlamında kullanılan bir söz.

Dağ başına harman yapma savurursun yel için sel önüne değirmen yapma öğütürsün el için : "yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma" anlamında kullanılan bir söz.

Devlet oğul mal tahıl mülk değirmen : "en büyük mutluluk ve zenginlik, çocuk sahibi olmak; en gerekli mal, tahıl; en değerli mülk, değirmendir" anlamında kullanılan bir söz.

Dökme su ile değirmen dönmez : Taşıma su ile değirmen dönmez.

El değirmeni : El gücüyle çalıştırılan ve kahve, baharat vb.ni öğütmeye yarayan bir tür küçük değirmen.

El el ile değirmen yel ile : Bir değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr ne kadar zorunlu ise insanların başarıya ulaşabilmeleri için birbirlerine yardımcı olmaları o kadar gereklidir.

 

El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır : "deneyimsiz kişi kendisinin herkesten üstün olduğunu, her işi yapabileceğini sanır" anlamında kullanılan bir söz.

Herkesin bir derdi var değirmencininki su : "herkesin kendi yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır, bir kişinin derdi ötekininkine benzemez" anlamında kullanılan bir söz.

Kahve değirmeni : Çekirdek durumundaki kahveyi öğütmeye yarayan, elle veya elektrikle işleyen araç.

Kol değirmeni : Bulgur, yarma vb. tahılların öğütülmesinde kullanılan, kol gücü ile çalışan taş değirmen.

Sakalı değirmende ağartmamak : Yıllar pek çok deneyim kazandırmış olmak.

Su değirmeni : Su gücü ile çalışan değirmen.

Suyu kesilmiş değirmene dönmek : İşlemez, yararsız duruma gelmek.

Taşıma su ile değirmen dönmez : "işi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça başkalarının küçük katkılarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez" anlamında kullanılan bir söz.

Tepesinde değirmen çevirmek : Tepesinde havan dövmek.

Yel değirmeni : Rüzgâr gücüyle çalışan değirmen.

Değirmen armudu : Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi.

Değirmen boğazı : Değirmene dane dökülen delik

Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan : “karı koca arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

Değirmen oluğu : Anlamsız söz söyleyen, boşuna konuşan, boşboğaz

Değirmen tonuzluğu : Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer

Değirmen tozu : Tahılı un yapmak için alınan ücret: Değirmen tozunu vermeden geçme. Yem ve yem unsurlarının işlenmeleri sırasında meydana gelen ince yem parçacıkları.

Değirmenağzı : Giresun şehrinde, Keşap ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Değirmenaltı : Bitlis ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya ili, Hüyük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Değirmenarkı : Van kenti, Erçek nahiyesine bağlı bir bölge.

Değirmenayvalı : Afyon ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.