Değirmen taşı nedir, Değirmen taşı ne demek
- Değirmende, dönerek taneleri ezen yuvarlak taş

- Değirmen taşı yapmakta ve bazen de yapılarda kullanılan çakmak taşı türünden sert bir taş.
Fransızca'da Değirmen taşı ne demek?:
meulière
Değirmen taşı kısaca anlamı, tanımı:
Değirmen taşının altından diri çıkar : "en ağır şartlarda bütün güçlükleri yener" anlamında kullanılan bir söz.
Değirmen : Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet. İçinde öğütme işi yapılmış olan yer.
Değirme : Değirmek işi.
El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır : "deneyimsiz kişi kendisinin herkesten üstün olduğunu, her işi yapabileceğini sanır" anlamında kullanılan bir söz.
Döner : Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.
Tane : Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu. Herhangi bir sayıda olan şey, adet.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde toparlak şey. Homoseksüel erkek. Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.).
Yapmak : Yol almak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Edinmek, sahip olmak. Üretmek. Olmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Olmasına yol açmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Davranmak, hareket etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Dışkı çıkarmak. Gerçekleştirmek. Bir durum yaratmak. Evlendirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek.
Çakmak : Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Vurmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Saplamak. İçki içmek. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. Parıldamak, ışık vermek. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Vurarak sokup yerleştirmek. Çivi ile tutturmak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Anlamak, bilmek. Sınavda başarısız olmak. Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası.
Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Gönül kırıcı, katı, ters. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Güçlü kuvvetli. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
Diğer dillerde Değirmen taşı anlamı nedir?
İngilizce'de Değirmen taşı ne demek? : millstone
Fransızca'da Değirmen taşı : meule [la]
Almanca'da Değirmen taşı : n. Mühlstein, Walzenmühle
Rusça'da Değirmen taşı : n. жернов (M)

Bu kısımda Değirmen taşı nedir? Değirmen taşı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Değirmen taşı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Değirmen taşı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.