Snailing türkçesi Snailing nedir

Snailing ingilizcede ne demek, Snailing nerede nasıl kullanılır?

Snail mail : Normal posta hizmeti. Normal posta servisi (elektronik posta değil). (elektronik olmayan) normal posta. Geleneksel posta. Normal posta. Salyangoz posta. Yavaş posta.

Snail shell : Salyangoz kabuğu. Sümüklüböcek kabuğu.

Snail wheel : Salyangoz dişli çarkı.

Brown snail : Gövde, yaprak ve dal kemirerek tarım bitkilerine zarar veren sümüklüböcek. Esmersümüklü.

Garden snail : Bahçe salyangozu. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 1.5 cm kadar yükseldikte, büyük ve küre biçiminde kabuklu, ağaçlı yerlerde ve ırmak kenarlarında yaşayan, bir yumuşakça türü.

Mud snail : Genellikle bataklık sularında yaşayan ve büyük karaciğer kelebeğinin arakonakçısı olarak önem taşıyan küçük salyangoz. Kelebek sümüklüsü.

Sea snail : Deniz salyangozu.

Land snail : İlkbaharda bitkilerin, örneğin bağ üzümlerinin körpe sürgünlerini törpüleyip yiyerek, tarım alanlarında çokça zarar doğuran kavkısı iri sümüklü. Bağ salyangozu. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 3-5 cm kadar yükseklikte, avrupa kara salyangozlarının en büyüğü olan, kabuklu bir yumuşakça türü.

 

White snail : Gövde, dal ve yaprak yiyerek, tarım bitkilerine zarar veren karındanbacaklı. Aksümüklü.

Snaillike : Salyangoz gibi. Çok ağır. Salyangoz benzeri. Çok yavaş. Salyangoza benzeyen.

İngilizce Snailing Türkçe anlamı, Snailing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snailing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slug : Kabuksuz sümüklüböcek. Sert yumruk ya da darbe. Sert yumruk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sert vuruş. Kütle ölçüsü. Mıymıntı. Kesme kurşun. Linotip baskı harf dizisi. Yumruk indirmek.

Cochleas : Kokla. Kulak salyangozu. Kohlea. Koklea.

Crawler : Sürünen. Tırtıl zincirli taşıt. Krol yüzücü. Bebek tulumu. Tırtıl zincirli makine. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Sürünen şey. Palet. Paletli araç. Böcek.

Maculation : Lekelenme. Leke. Makülasyon. Deride lekelenme.

Soiling : Lekeleme. Altına yapma. Enkoprezi. Dışkı çıkarma. Ahırdaki sığırı yeşim yem vererek besleme (tarım). Bir şeyi kirletme. Dört yaşın üstünde olan çocukların bilerek veya bilmeyerek dışkı yaparak giysilerini kirletmeleri (tıp veya medikal terimi). Kirletme. İrade dışı bir şekilde dışkı yapma.

Winkle : Elde etmek. Zorla çıkarmak. Alet. Penis. Deniz salyangozu. Zorla almak. Sik. Yarak. Yenilebilir bir tür deniz salyangozu.

Slowcoach : Mankafa. Uyuşuk kimse. Uyuşuk. Miskin. Ağırkanlı. Hantal. Ağırkanlı kimse. Mıymıntı. Hımbıl.

Slowcoaches : Ağırkanlı. Geri kafalı kimse. Ağırkanlı kimse. Hımbıl. Miskin. Hantal. Mankafa. Mıymıntı. Uyuşuk.

 

Cochlea : Koklea. Kulak salyangozu. Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. Salyangoz kanalı. Kohlea. Kokla.

Dyeing : Boyama. Boyama bobini. Boyacılık. Boyanma.

Snailing synonyms : gram's method, gram's procedure, soilure, gram stain, gram's stain, gram method, do little, snail, slowpoke, helixes, volute, spotting, slowpokes, dirtying, volutes, snails, helix, escargots, slugs, escargot, winkles, helices.

Snailing zıt anlamlı kelimeler, Snailing kelime anlamı

Depressing : Kasvet verici. İç karartıcı. Kasvetli. Acıklı. Hüzünlü. Can sıkan. Üzücü. Düşürme etkisi yapma. Moral bozucu. Bunaltıcı.

Well : Şanslı. İyi. Kaynamak. Kaynak. Asansör boşluğu. Sahne altı üçüncü bodrum. Pınar. Kuyu. Memba. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur.