Cochleas türkçesi Cochleas nedir

Cochleas ingilizcede ne demek, Cochleas nerede nasıl kullanılır?

Cochlea : Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. Kohlea. Kulak salyangozu. Salyangoz kanalı. Salyangoz. Kokla. Koklea.

Cochleae : Koklea. Kulak salyangozu.

Cochlear : Koklea ile ilgili. Koklear. Kohlear. Kulak salyangozu (iç kulağın bölümü) ile alakalı. Kokleayla ilgili.

Cochlear duct : Koklea arnası. Kulak salyangozu kanalı. Koklea kanalı.

Cochleare : Kaşık dolusu (farmakoloji).

Area cochleae : Area koklea. Fundus meatus acustici interni'de görülen dört delikten nazo-ventralde bulunan ve n. cochlearis’in geçmesine yarayan delik.

Recessus cochlearis : Resessus koklearis. Kemikten iç kulakta, recessus sphericus’un önünde bulunan ve ductus cohlearis'in alt ucunu içine alan çukurcuk.

Cochleariformis : Kokleariformis. Salyangoz biçiminde olan.

Cochleariform : Kaşığa benzeyen.

Ductus cochlearis : Zardan iç kulakta kokleanın canalis spiralis cochlea'si içinde, skalanın ventro-lateral köşesini işgal eden, iki ucu kapalı tulumcuk biçimde bir oluşum. Duktus koklearis.

İngilizce Cochleas Türkçe anlamı, Cochleas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cochleas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tube : Boru. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. İçlastik. Tüp. Metro. Yeraltı treni. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Radyo ışıtacı.

Snails : Yavaş hareket eden kimse. Çok hücrelilerin (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, yumuşakçalar (mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu, başta dokunaçlar üzerinde gözleri, ağızlarında dişli dil (radula) bulunan, kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan, önden solungaçlılar (prosobranchia), arttan solungaçlılar (opisthobranchia), akciğerli salyangozlar (pulmonata) gibi takımları olan geniş bir sınıf. salyangozlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sümüklüböcek. Uyuşuk tip. Salyangoz dişli çarkı. Karından ayaklılar. Salyangozlar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan gastropoda sınıfından salyangozlar.

 

Helixes : Helezon. Sarmal eğri. Helis. Sümüklüböcek.

Winkles : Çük. Yarak. Deniz salyangozu. Sik. Alet. Penis.

Helices : Helezon. Spiral çizgi. Burma. Sarmal eğri. Sümüklüböcek. Helis. Dış kulak kanalı.

Escargots : Salyangoz (yemeklik).

Snail : Limason. Sümüklüböcek. Karındanbacaklı yumuşakça türlerinin genel adı. otçul özellikleri dolayısıyle bitki, solucan arakonakçısı olarak da insan ve hayvan sağlığı için önem taşırlar. (kabuklu çeşitlerine salyangoz da denir. a. bk. çıplaksümüklüler.). Yavaş hareket eden kimse. Salyangoz dişli çarkı. Uyuşuk tip.

Escargot : Fransa'da yenilen salyangoz. Salyangoz (yemeklik).

Modiolus : İçkulak salyangoz kemiği.

Snailing : Uyuşuk tip. Yavaş hareket eden kimse. Sümüklüböcek. Limason.

Cochleas synonyms : basilar membrane, tube shaped structure, volute, inner ear, cochlea, labyrinth, helix, organ of corti, winkle, cochleae, internal ear, volutes.