Snails türkçesi Snails nedir

  • Sümüklüböcek.
  • Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan gastropoda sınıfından salyangozlar.
  • Yavaş hareket eden kimse.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Çok hücrelilerin (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, yumuşakçalar (mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu, başta dokunaçlar üzerinde gözleri, ağızlarında dişli dil (radula) bulunan, kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan, önden solungaçlılar (prosobranchia), arttan solungaçlılar (opisthobranchia), akciğerli salyangozlar (pulmonata) gibi takımları olan geniş bir sınıf. salyangozlar.
  • Salyangoz dişli çarkı.
  • Salyangoz.
  • Uyuşuk tip.
  • Karından ayaklılar.
  • Salyangozlar.

Snails ile ilgili cümleler

English: Snails move slowly.
Turkish: Salyangozlar yavaş hareket eder.

English: At the sight of cooked snails, Jane turned pale.
Turkish: Pişirilmiş salyangozları görünce, Jane sarardı.

English: You shouldn't eat raw snails.
Turkish: Çiğ salyangoz yememelisin.

English: Paella often includes snails.
Turkish: Paella çoğunlukla salyangoz içerir.

 

English: The very thought of eating snails makes me feel sick.
Turkish: Salyangoz yeme düşüncesi beni hasta hissettiriyor.

Snails ingilizcede ne demek, Snails nerede nasıl kullanılır?

Snail mail : Normal posta hizmeti. Salyangoz posta. Geleneksel posta. Yavaş posta. Normal posta servisi (elektronik posta değil). (elektronik olmayan) normal posta. Normal posta.

Snail shell : Salyangoz kabuğu. Sümüklüböcek kabuğu.

Snail wheel : Salyangoz dişli çarkı.

Brown snail : Gövde, yaprak ve dal kemirerek tarım bitkilerine zarar veren sümüklüböcek. Esmersümüklü.

Garden snail : Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 1.5 cm kadar yükseldikte, büyük ve küre biçiminde kabuklu, ağaçlı yerlerde ve ırmak kenarlarında yaşayan, bir yumuşakça türü. Bahçe salyangozu.

Land snail : Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 3-5 cm kadar yükseklikte, avrupa kara salyangozlarının en büyüğü olan, kabuklu bir yumuşakça türü. Bağ salyangozu. İlkbaharda bitkilerin, örneğin bağ üzümlerinin körpe sürgünlerini törpüleyip yiyerek, tarım alanlarında çokça zarar doğuran kavkısı iri sümüklü.

Snail : Limason. Uyuşuk tip. Salyangoz dişli çarkı. Yavaş hareket eden kimse. Karındanbacaklı yumuşakça türlerinin genel adı. otçul özellikleri dolayısıyle bitki, solucan arakonakçısı olarak da insan ve hayvan sağlığı için önem taşırlar. (kabuklu çeşitlerine salyangoz da denir. a. bk. çıplaksümüklüler.). Salyangoz. Sümüklüböcek.

Snack : Pay. Hisse. Çerezlenmek. Ara öğün. Meze. Çerez. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Hafif şeyler yemek. Aperatif. Atıştırmalık.

 

Mud snail : Kelebek sümüklüsü. Genellikle bataklık sularında yaşayan ve büyük karaciğer kelebeğinin arakonakçısı olarak önem taşıyan küçük salyangoz.

Snaillike : Salyangoz gibi. Çok ağır. Salyangoza benzeyen. Salyangoz benzeri. Çok yavaş.

İngilizce Snails Türkçe anlamı, Snails eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Univalve : Bir çenekli. Tek parçalı kabuğu olan yumuşakça (zooloji). Birkabuklu. Birçenekli. Tek valflı. Tek kabuklu (deniz böceği). Tekkabuklu. Karındanbacaklı.

Do little : Tembel.

Garden snail : Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, 1.5 cm kadar yükseldikte, büyük ve küre biçiminde kabuklu, ağaçlı yerlerde ve ırmak kenarlarında yaşayan, bir yumuşakça türü. Bahçe salyangozu.

Slowcoaches : Ağırkanlı. Mıymıntı. Ağırkanlı kimse. Miskin. Hantal. Uyuşuk. Geri kafalı kimse. Mankafa. Hımbıl.

Snail : Karındanbacaklı yumuşakça türlerinin genel adı. otçul özellikleri dolayısıyle bitki, solucan arakonakçısı olarak da insan ve hayvan sağlığı için önem taşırlar. (kabuklu çeşitlerine salyangoz da denir. a. bk. çıplaksümüklüler.). Limason.

Escargot : Salyangoz (yemeklik). Fransa'da yenilen salyangoz.

Steps : Topla yürüme. Adımlar. Basamaklar. Merdiven. Taş merdiven. Ayak sesleri. Titre etmek. Portatif merdiven. Seyyar merdiven. Ayaklı merdiven.

Slowpoke : Uyuşuk. Ağırkanlı kişi. Hantal. Ağırkanlı kimse. Ağırdan alan kimse. Mankafa. Yavaş giden kimse. Mıymıntı. İşi ağırdan alan kimse.

Helix : İnsan dış kulağının dış kıvrımı. dna sarmalı. heliks. bir tip ikincil protein yapısı. Helis. Helezon. Helezon, kıvrıntı, sarmal, helisel. kulak kepçesinin bir kısmı. helicidae ailesinde bulunan kimi bahçe salyangoz türlerinin içerisinde bulunduğu salyangoz cinsi. en çok avrasya ve afrika’da bulunmakta ve dicrocoelium dedriticum’a ara konaklık yapmaktadır. Heliks. Sarmal eğri. Alfa sarmal. Burma.

Slug : Jeton. Kesme kurşun. Çok sert vurmak. Yumruklaşmak. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Bir yudum içki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sert vurmak. Sahte jeton.

Snails synonyms : scorpion shell, helix pomatia, edible snail, ladder, stairway, snailing, gastropoda, volute, volutes, winkles, cochleas, helixes, slugs, cochlea, slowpokes, crawler, slowcoach, staircase, snail wheel, winkle, gastropod, helices, escargots.

Snails zıt anlamlı kelimeler, Snails kelime anlamı

Detach : Kesip ayırmak. Çıkarmak. Çıkmak. Ayrılmak. Kaldırmak. Çözmek. Ayırmak. Sökmek. Özel görevlendirmek.

Stand still : Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak.

Snails ingilizce tanımı, definition of Snails

Snails kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : God`s nails, or His nails, that is, the nails with which the Savior was fastened to the cross. An ancient form of oath, corresponding to `Od`s bodikins (dim. of body,e., God`s dear body).