Helix türkçesi Helix nedir

  • Spiral çizgi.
  • Burma.
  • Alfa sarmal.
  • Sarmal eğri.
  • Helezon, kıvrıntı, sarmal, helisel. kulak kepçesinin bir kısmı. helicidae ailesinde bulunan kimi bahçe salyangoz türlerinin içerisinde bulunduğu salyangoz cinsi. en çok avrasya ve afrika’da bulunmakta ve dicrocoelium dedriticum’a ara konaklık yapmaktadır.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Salyangoz.
  • Sarmal.
  • Helis.
  • Heliks.
  • Helezon.
  • Sümüklüböcek.
  • Dış kulak kanalı.
  • İnsan dış kulağının dış kıvrımı. dna sarmalı. heliks. bir tip ikincil protein yapısı.

Helix ingilizcede ne demek, Helix nerede nasıl kullanılır?

Helix pomatica : Bağ salyangozu.

Helix step : Dolam adım. Bir ağ ipliğinde tek iplik, kablo bükülü iplikte ağ ipliği veya örülmüş iplikte kolun aynı seviyeye gelmesi için kat ettiği uzunluk.

Helix turn helix : Sarmal yapan sarmal. Birçok bakteride dna bağlama proteinlerinde görülen dna bağlama motifi. heliks yapan heliks.

Alpha helix : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proteinlerdeki en yaygın ikincil yapılardan biri olup bir polipeptit zincirinin bir ana eksen etrafında genellikle sağ el yönünde kıvrılarak ve zincir içi hidrojen bağları oluşturarak meydana getirdiği sarmal yapı, sarmal. Alfa sarmal. Proteinin ikincil yapısında bulunan ve düzenli olarak tekrarlanan sarmal yapı. Alfa heliks.

 

Conic helix : Konik helis. Konik helezon. Konik helezon.

Superhelix : Çift sarmal dna'nın kendi ekseni çevresinde tekrar halkalanması ile oluşan yapı. süperheliks. Süper sarmal dna.

Helianthin : Helyantin. Portakal sarısı anilin boyası.

Anthelix : Antiheliks. Antheliks. (anatomi terimi) antiheliks. Kulak kepçesi içinde kavisli kıkırdak eğimi.

Cylindrical helix : Sllindirik helis. Silindirik helezon.

Helixes : Sarmal eğri. Salyangoz. Helis. Helezon. Sümüklüböcek.

İngilizce Helix Türkçe anlamı, Helix eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Helix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cochlea : Kohlea. Koklea. Salyangoz kanalı. Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. Kokla. Kulak salyangozu.

Curve : Kıvırmak. Bükülmek. Kıvrılmak. Bükmek. Dönemeç. Kavisleştirmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kavis. Eğmeç. Eğri.

Kachin : Tsaiva. Jingpo. Kaçin dili. Kaçin. Çin ve hindistan'ın bitişik bölgelerinde konuşulan dil (myanmar). Jingpav. Leçi. Birmanya veya burma veya myanmar ve çin'de yaşayan etnik bir grup. Burma'nın (myanmar) en kuzeyinde.

Contort : Çarpıtmak. Bükmek. Kıvırmak. Eğme. Eğmek. Saptırmak. Buruşturmak. Burmak. Buruşmak.

Emasculations : Kuvvetten düşürme. Emaskülasyon. Eneme. Yumuşatma. Hadım etme. Sansür etme. Zayıflatma.

Solenoid : Helezonik. Mıknatıslı bobin. Sarmal bobin. Sarmak bobbin. Selenoid. Solenoit şalter. Marş otomatiği. Solenoit.

Helicoid : Spiral şeklinde olan. Burgu yüzeyi. Helezon biçiminde olan. Helezoni. Aylanç. Aylanş. Helikoit. Helikoid.

 

Eviration : İğdiş etme. Hadım etme.

Volutes : Helezoni deniz kabuğu. Sarmal yapı. Başlık kıvrımı. Kıvrımlı. Volüt. Kıvrım. Sarmal (cisim).

Snails : Yavaş hareket eden kimse. Çok hücrelilerin (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, yumuşakçalar (mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu, başta dokunaçlar üzerinde gözleri, ağızlarında dişli dil (radula) bulunan, kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan, önden solungaçlılar (prosobranchia), arttan solungaçlılar (opisthobranchia), akciğerli salyangozlar (pulmonata) gibi takımları olan geniş bir sınıf. salyangozlar. Salyangozlar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan gastropoda sınıfından salyangozlar. Salyangoz dişli çarkı. Karından ayaklılar. Uyuşuk tip.

Helix synonyms : coiled, helixes, slug, construction, spire, structure, gyrated, crawler, corkscrews, castrations, spires, rifling, corkscrew, curled, helicoids, hank, escargots, snailing, escargot, contorting, gyrates, karen, coil spring, castration, lechi, gyrate, torsions, convoluted, winkle, alpha helix, spiral, slugs, curved shape.

Helix zıt anlamlı kelimeler, Helix kelime anlamı

Straight line : Düz doğru. Doğru hat. Düz çizgili. Düz çizgi. Doğru.

Helix ingilizce tanımı, definition of Helix

Helix kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A nonplane curve whose tangents are all equally inclined to a given plane. The common helix is the curve formed by the thread of the ordinary screw. It is distinguished from the spiral, all the convolutions of which are in the plane.