Salyangoz nedir, Salyangoz ne demek

Salyangoz; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix)

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: sümüklüböcek]

Osmanlıca Salyangoz ne demek? Salyangoz Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

helezon

Salyangoz hakkında bilgiler

Salyangoz, yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin Orthogastropoda sınıfındaki kabuklu kara hayvanlarının ortak adı.

Salyangozlar, tatlısularda, denizlerde ve bütün çevrede görülebilen hayvanlardır. Nemli yerlerde bulunurlar ve yağışın bol olduğu ve havanın tam soğumadığı sonbahar aylarında sürekli görülürler. Vücutlarında bol miktarda su bulunduğu için çok soğuk havalarda donarlar. Çok sıcak havalarda ise su kaybederek kuruyabilirler. Geçtikleri yerlerde iz bırakmalarını sağlayan parlak renkli sümüksü bir sıvı üretirler. Kabuklarıyla gövdelerinin arasındaki kurumuş sümüksü sıvı, vücutlarındaki nemi kaybetmemelerini sağlar. Kışın toprak altına ya da ağaç kovuklarına girerek etkinliklerini azaltırlar. Yazın çok sıcak olduğunda da benzer şeklide davranırlar. Çoğunlukla otçul olmakla beraber, etçil ya da omnivor olabilirler. Salyangozlar en çok yağmur yağdığında ortaya çıkarlar.

Genelikle otobur olan salyangozlar, bitkinin taze sürgünlerini yediği için zarara sebep olabilirler. Çiftçiler ürünlerini salyangozlardan korumak için çeşitli yöntemlere başvurular. Az sayıda oldukları takdirde, toplayıp uzak bir yere götürerek ya da çok olduklarında bahçe duvarlarına, sebze aralarına, ağaçlara sarımsak suyu dökerek ya da sarımsak asarak uzak kalmalarını sağlarlar. Kullanılan diğer bir yöntem ise, bakır şeritler asmaktır. Bakır şeritlerin salyangozların salgıladığı sümüksü maddeyle etkileşime girerek bir elektrik akımı oluşturduğu ve uzaklaşmalarına neden olduğu düşünülmektedir.

 

Salyangozlarla beslenen çok sayıda hayvan vardır. Kuşlar, küçük memeli hayvanlar, kertenkeleler, kurbağalar, kırkayaklar, böcekler ve bâzı büyük salyangoz türleri salyangozlarla beslenen canlılardandır.

Salyangoz ile ilgili Cümleler

  • Küçük salyangoz taştan hapishanesinde nasıl büyüyebilir?
  • Trafik bir salyangoz yavaşlılığıyla ilerliyor.
  • Çiğ salyangoz yememelisin.
  • Salyangoz, yavaşlıkla bağdaştırılır.
  • Salyangoz yeme düşüncesi beni hasta hissettiriyor.
  • Pişirilmiş salyangozları görünce, Jane sarardı.
  • Paella çoğunlukla salyangoz içerir.
  • Akşam yemeğinde salyangoz yemek ister misin?
  • Bob salyangoz yedi,sonra kustu.
  • Salyangozlar yavaş hareket eder.

Salyangoz tanımı, anlamı:

Yumuşakçalar : Çoğu suda yaşayan, omurgasız, yumuşak olan vücutları kabuk denilen sert, kalkerli bir örtü ile kaplı hayvanlar dalı.

Bahçe : Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri. Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer.

Nemli : Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).

Kabuklu : Kabuğu olan.

 

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Küçük abdest.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Dikenli salyangoz : Karından bacaklılar sınıfından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, kabuğu üzerinde birçok dikeni olan bir yumuşakça, iskerlet (Murex).

Salya : Ağızdan sızan tükürük.

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak : Körler mahallesinde ayna satmak.

Sarmal : İçinden çıkılmaz (durum). Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni.

Şube : Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. Kol. Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. Dal.

Sınıf : Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Derslik. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü.

Ortak : Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner.

Deniz : Geniş alan. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.

Çevre : Yağlık. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.

Yağış : Yağan yağmur veya kar miktarı. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağmur. Yağma işi.

Salyangoz kanalı : Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. (zooloji) İç-kulağın zar boşluğunun ön parçası olup bir salyangoz kabuğu biçiminde kıvrılmıştır.

Salyangoz kayası : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, kaya balığıgiller (Gobiidae) familyasından bir tür. (zooloji) (Gobius elongatus) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kayabalığıgiller (Gobiidae) familyasından bir balık türü.

Salyangozdelgi : Merkezleme uçlu, kanal kenarı ile talaş çıkaran ve elle kullanılan ağaç delgi aygıtı. Talaş kanalı salyangoz kabuğunu andırır.

Salyangozlar : [Bakınız: karından ayaklılar] Karından ayaklılar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan Gastropoda sınıfından salyangozlar. [Bakınız: karından-ayaklılar]

Diğer dillerde Salyangoz anlamı nedir?

İngilizce'de Salyangoz ne demek? : n. snail, helix, winkle

Fransızca'da Salyangoz : escargot [le], colimaçon [le], hélix [le]

Almanca'da Salyangoz : Schnecke

Rusça'da Salyangoz : n. улитка (F)