Kabuklu nedir, Kabuklu ne demek

Kabuklu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kabuğu olan

Yerel Türkçe anlamı:

Sünnetsiz erkek

Veterinerlik alanındaki anlamları:

İstakoz, yengeç, karides, odun biti, su piresi ve midyeleri içeren büyük bir eklem bacaklı sınıfı.

Kabuklu hakkında bilgiler

Kabuklular (Crustacea), Eklembacaklılar şubesinin ait bir altşubedir.

Yaklaşık 25.000 kadar türü bilinmektedir. Çoğu deniz ve tatlı sularda, az bir miktarı ise karaların nemli bölgelerinde yaşar. Hepsi kanatsızdır. Kabuklu dış iskeletleri, yarık ayak şekilli bacakları, iki çift antenleri ve solungaç solunumları karakteristiktir. Böceklerde bir çift anten bulunur. Akrep ve örümcekler ise antensizdir.

Vücutları baş, göğüs ve karın bölmelerinden meydana gelir. Bazılarında baş ve göğüs kaynaşmıştır. Bunlara, başlıgöğüs (sefalotoraks) denir. Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür. Deri hücrelerinin salgısı olan bu kutikula, dış iskelet vazifesini görür. Bu kabuklar, vücudu dış etkilerden korur, kaslara tutunma yeri sağlar ve su kaybını önler. Büyümeye mani olduğundan zaman zaman atılarak değiştirilir. Bazılarında CaCO3 ve SiO2'in birikmesiyle direncini arttırır. Kabuk, vücudun her tarafında aynı kalınlıkta değildir. Oynak yerlerde incelerek hareketi kolaylaştırır.

 

Çoğu ayrı eşeyli, iri yapılıdır. Türlere göre bacak sayıları farklılık gösterir. Bazı kabuklularda, göğüs bacaklarının dibine bağlı olan ve dışarı doğru sarkan solungaçları, kabuğun yanlarında bulunan birer odacık içinde yer alır. Bazı türlerde ise, düzleşmiş karın bacakları solungaç görevini ifa eder. Küçük türlerde ise hiç solungaç bulunmaz, bunlar vücutlarının bütün yüzeyiyle solunum yaparlar. Tespih böcekleri, kütükler veya taşlar altında ve çürümüş bitkisel yiyecekler üstünde bulunur. Havanın oksijenini alabilen hassas solungaçlarının nemli kalması için rutubetli yerlerde yaşamak zorundadırlar. Yengeç, karides, ıstakoz, su piresi (Daphnia), siklops (Cyclops), langust, balina biti ve tesbih böcekleri en iyi bilinen kabuklulardır.

Kabuklu ile ilgili Cümleler

  • Ben et, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanları ya da et suyu yemem.
  • Kabuklu deniz hayvanlarını sevmiyorum.
  • Favori kabuklu deniz hayvanın nedir?
  • Deniz ürünleri yedin mi? Diyelim ki, kabuklu deniz hayvanı.
  • E vitamini bakımından zengin gıdalar koyu yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, sert kabuklu yemişler ve tam taneli hububatları içermektedir.

Kabuklu tanımı, anlamı:

Kabuklu bit : Koşnil.

Kabuk : Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman.

 

Kabuklular : Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Şube : Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. Kol. Dal.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Bilinmek : Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek.

Deniz : Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Geniş alan.

Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.

Nemli : Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).

Kabuklu ağız : Bulaşıcı ektima

Kabuklu amipler : (Yun. theke: torba; amoibe: değişme) Kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfından, amipler (Amoebozoa) takımının, kadeh, şişe, yumurta vb. biçimlerde kabuğu olan, kabuklarında biri büyük, bir ya da ikisi küçük delik bulunan ve buradan yalancı ayaklarını dışarı uzatan türleri olan bir alt takım. Arsella (Arcella) iyi bilinen cinsidir. (zooloji) Thecamoeba.

Kabuklu arteryol : Dalakta arteryola penisilarisin son kısımlarında arteryol lümeninin daralmasını sağlayan mekik biçimindeki şişkinlik. Bu şişkinliği iki-üç sıralı fagositoz yetenekli makrofaj hücresi sarar.

Kabuklu bitler : Genç dönemde devingen, 1-6 mm. boydaki erginleri konakçıya yapışık duran ve bütün evrelerde bitkilerin dal, filiz, yaprak, yemiş, hattâ gövdelerini emip kurutarak büyük yitiklere yol açan yarımkanatlılar familyası; kalkanlı bitler, koşniller.

Kabuklu deri yangısı : Meme derisinin üçüncü derece yanıklarında memede oluşan nekrotik kısımların dökülmesi sonucu ülser ve flegmonların biçimlenmesi tarzında görülen deri yangısı, dermatitis eskoratika.

Kabuklu pamuk tohumu küspesi : Sağlıklı, olgun, temiz, linteri alınmış ve kabuğu soyulmamış ve yağının çoğu mekanik özütlemeyle ayrılmış pamuk tohumu küspesi.

Kabuklu uyuz : [Bakınız: Norveç uyuzu] Norveç uyuzu.

Kabuklu yıldız : Bir kabuklu örtülü yıldız.

Kabuklu-amipler : (Thecamoeba), (Yun. theke = torba, Yun.amoibe = değişme): Kök-ayaklılardan amipler (Amoebozoa) takımının bir alt-takımı. Kadeh, şişe, yumurta v.b. biçimlerde olabilen bir kabuk meydana getirirler. Kabukda bir büyük, bir ya da iki küçük delik bulunur. Buradan yalancı ayaklar dışarı uzatılır. Arsella (Arcella) iyi bilinen cinsidir.

Kabuklusülük : Kaplumbağa.

Diğer dillerde Kabuklu anlamı nedir?

İngilizce'de Kabuklu ne demek? : adj. hard shell, husky, crusted, crusty, barky, sloughy, testacean, testaceous

n. covering, skin, coat, bark, jacket, crust, encrustation, Cortes, hull, husk, incrustation, integument, mantle, peel, rind, scab, scale, scurf, shell, shuck, squama

Fransızca'da Kabuklu : décortiqué/e

Almanca'da Kabuklu : adj. krustig, rindig, schorfig

Rusça'da Kabuklu : adj. панцирный