Kabuklular nedir, Kabuklular ne demek

Kabuklular; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı

"Kabuklular" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yengeç ve ıstakoz kabuklulardandır."

Biyoloji'deki anlamı:

Eklem bacaklılar (Arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalına giren, başları birkaç gövde bölütleriyle birleşerek başlıgöğsü (sefalotoraks) meydana getiren, ekstremiteleri yarık ayak tipinde, çoğunluk ayrı eşeyli ve erkekleri daha ufak yapılı, gelişmelerinde başkalaşım görülen (Nauplius ve zoea larvaları), çoğu denizlerde, bazı türleri tatlı sularda ve karada yaşayan bir sınıf. Su piresi (Daphnia), deniz İstakozu (Homarus vulgaris), yengeç (Cancer pagurus), çingene yengeci (Carcinus maenas), çalpara (Portunus puber), çalı karidesi (Crangon crangon), su tespih böceği (Gammarus), siklops (Cyclops), langust (Palinurus vulgaris), asellus (Acellus) cins ve türleri iyi bilinir. Krustaseler.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Eklem bacaklılar (Arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalına giren, başları birkaç gövde bölütüyle birleşerek başlıgöğsü (sefalotoraks) meydana getiren, ekstremiteleri yarık ayak tipinde, çoğunluk ayrı eşeyli ve erkekleri daha ufak yapılı, gelişmelerinde başkalaşım görülen, çoğu denizlerde, bazı türleri tatlı sularda ve karada yaşayan bir sınıf, krustaseler.

 

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Eklem bacaklılar () dalının, geçek eklem bacaklılar () alt dalında, başları birkaç gövde bölütleriyle birleşerek başlıgöğsü (sefalotoraks) meydana getiren, ekstremiteleri yarık ayak tipinde, çoğunlukla ayrı eşeyli ve erkekleri daha ufak yapılı, gelişmelerinde başkalaşım görülen ( ve zoea larvaları), çoğu denizlerde, kimi türleri tatlı su ve karada yaşayan, kimi türleri helmintlere ara konaklık yapan bir sınıf, krustaseler. Su piresi (), deniz istakozu (), yengeç (), çingene yengeci (), çalpara (), çalı karidesi (), siklops (), su tespih böceği (), langust (), asellus () cins ve türleri iyi bilinir.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Crustacea), (Lat. crusta = kabuk),Çokgözeli hayvanlardan eklembacaklılar (Arthropoda) dalının gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) alt-dalına giren bir sınıfı. Baş bir kaç gövde bölütleriyle birleşerek başlı-göğüsü (sefalotoraks) meydana getirir. Ekstremiteleri yarık ayak tipidir. Çoğunluk ayrı eşeyli ve erkekleri daha ufak yapılı olur. Gelişmede başkalaşma vardır (Nauplius ve Zoea larvaları). Çoğu denizlerde, azı tatlı su ve karada yaşar. Su piresi (Daphnia), deniz İstakozu (Homarus vulgaris), yengeç (Cancer pagurus), çingene yangeci (Cracinusmaenas), çalpara(Portunus puber), çalı karidesi (Crangon crangon), tespih böceği (Armadillidium), su tespih böceği (Gammarus), siklops (Cydops), langust (Palinurus vulgaris), asellus (Acellus) tür ve cinsleri iyi bilinirler.(bk.).

 

Bilimsel terim anlamı:

Çoğu sularda ya da sulak yerlerde yaşayan, iki çift duyargalı, solungaçlı eklembacaklılar sınıfı. (Arakonakçı türleri dolayısıyle konumuzu ilgilendiriyorlar.)

İngilizce'de Kabuklular ne demek? Kabuklular ingilizcesi nedir?:

crustaceans, crustacean, kışriye

Osmanlıca Kabuklular ne demek? Kabuklular Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kışriye

Kabuklular tanımı, anlamı:

Kabuklu : Kabuğu olan.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü.

Kireçli : Kireç sürülmüş, kireç bulaşmış. Birleşiminde kireç olan veya kireci çok olan.

Tuzla : Tuzlak. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Sert : Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Titizlikle uygulanan, sıkı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Güçlü kuvvetli. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Aygıt : Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Diğer dillerde Kabuklular anlamı nedir?

Fransızca'da Kabuklular : crustacés