Cochleae türkçesi Cochleae nedir

Cochleae ingilizcede ne demek, Cochleae nerede nasıl kullanılır?

Area cochleae : Fundus meatus acustici interni'de görülen dört delikten nazo-ventralde bulunan ve n. cochlearis’in geçmesine yarayan delik. Area koklea.

Fenestra cochleae : Fenestra koklea. Yuvarlak delik. cavum tympani'nin orta duvarının arkası altında bulunan ve membrana tympani ile kapatılan delik.

Cochlea : Kohlea. Salyangoz. Koklea. Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. Salyangoz kanalı. Kokla. Kulak salyangozu.

Cochlear : Koklea ile ilgili. Kohlear. Kokleayla ilgili. Kulak salyangozu (iç kulağın bölümü) ile alakalı. Koklear.

Cochlear duct : Kulak salyangozu kanalı. Koklea kanalı. Koklea arnası.

Cochleas : Kokla. Kulak salyangozu. Koklea. Kohlea. Salyangoz.

Cochleitis : Kokleitis. Koklitis. Kulakta kokleanın yangısı, koklitis.

Cochleosaccular degeneration : Kokleosakuler dejenerasyon. Corti organının senzorik ve destek hücrelerinde atrofi, sakuler ma-kula, koklear ve sakuler membranöz labirentin dorsal ve lateral duvarlarının kollapsı ile spiral gangliyondaki nöronların sekonder dejenerasyonu. köpek, kedi, vizon ve sığırlarda sağırlık, deri örtüsünde ve iriste pigmentasyon yetersizliğiyle birlikte görülen kalıtsal bir hastalıktır ve insanlardaki waardenburg sendromuna benzer, kalıtsal kokleosakuler dejenerasyon.

 

Cochleariforme : Kohleariform. Kaşık şeklinde.

Cochleariformis : Salyangoz biçiminde olan. Kokleariformis.

İngilizce Cochleae Türkçe anlamı, Cochleae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cochleae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Labyrinth : İçkulaktaki girintili boşluk. Çapraşık. İçkulak boşluğu. Dolangaç. İçinden çıkılmaz durum. İç kulaktaki labirente benzer boşluk. Labirent.

Cochlea : Salyangoz kanalı. Salyangoz. Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. Kokla. Kohlea.

Modiolus : İçkulak salyangoz kemiği.

Internal ear : Balıklarda, diğer omurgalılardaki genel yapı planına uygun, ancak kohlea kısmı bulunmayan, yarım daire kanallarıyla otolitlerden oluşan, içi endolenf dolu organ. Kulağın kemik boşluğu ile zar boşluğunu içine alan, yuvarlak ve sobe pencerelerle orta kulağa bağlı olan iç bölgesi. balıklarda, diğer omurgalılardaki genel yapı planına uygun ancak kohlea kısmı bulunmayan, yarım daire kanallarıyla otolitlerden oluşan, içi endolenf ile dolu organ. İç kulak. Dolambaç.

Organ of corti : Corti organı. Duymak için özel duyusal reseptörler içeren koklea bölümü (alfonso corti'nin ismini verdiği).

Tube : Alıcı ışıtacı. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Radyo ışıtacı. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Tüp. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Deney tüpü. Boru. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır.

 

Inner ear : Kulağın içinde kulak salyangozu ve yarım dairesel kanalların bulunduğu dahili bölümü (ses dalgalarını duyumsal sinyallere dönüştüren ve dengeyi sağlayan organ). Kulağın kemik boşluğu ile zar boşluğunu içine alan, yuvarlak ve sobe pencerelerle orta kulağa bağlı olan iç bölgesi. balıklarda, diğer omurgalılardaki genel yapı planına uygun ancak kohlea kısmı bulunmayan, yarım daire kanallarıyla otolitlerden oluşan, içi endolenf ile dolu organ. Balıklarda, diğer omurgalılardaki genel yapı planına uygun, ancak kohlea kısmı bulunmayan, yarım daire kanallarıyla otolitlerden oluşan, içi endolenf dolu organ. İç kulak. İçkulak.

Cochleas : Kokla. Salyangoz. Kohlea.

Cochleae synonyms : basilar membrane, tube shaped structure.