South pole türkçesi South pole nedir

  • Güney kutbu.
  • Bk. eksenucu.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yeryüzünün en güney ucu.
  • Güney eksenucu.

South pole ile ilgili cümleler

English: He explored the region around the South Pole.
Turkish: Güney Kutbu civarındaki bölgeyi araştırdı.

South pole ingilizcede ne demek, South pole nerede nasıl kullanılır?

South : Güney ülkeleri. Güneyden. Güneyden esen. Güneye. Güneyden gelen. Güney. Güneye doğru. Güneyde. Az gelişmiş ülkeler.

Pole : Sırık. Bayrak direği. Zıt karekterli kimse. Uç. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri. Eksenucu. Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Zıt karakterli kimse. Sırıkla atlamada kullanılan kamış, kauçuk, metal vb. yapılmış uzun esnek çubuk.

The south pole : Güney kutbu.

South africa : Güney afrika cumhuriyeti. Afrika kıtasının güney ucundaki ülke. Güney afrika.

South africa daylight time : Güney afrika yaz saati.

South africa standard time : Güney afrika standart saati.

İngilizce South pole Türkçe anlamı, South pole eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak South pole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

 

North pole : Kuzey kutbu. Alaska eyaletinde şehir. Kuzey eksenucu. Yer ve gök kürelerinde, demirkazık (kutupyıldızı) yönündeki kutup. Dünyanın en kuzey noktası. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.

South pole synonyms : the south pole, agricultural production, abandoned meander, antarctic, aboriginal population, agricultural co operative, air route, alluvial deposit, aluvial terrace, altimetric profile.