South türkçesi South nedir

  • Lodos.
  • Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön.
  • Güneye.
  • Cenup.
  • Güneyden.
  • Az gelişmiş ülkeler.
  • Güney ülkeleri.
  • Güneye doğru.
  • Güneyden esen.
  • Güneyde.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Güneyden gelen.
  • Güney.

South ile ilgili cümleler

English: Ali wanted to visit South America.
Turkish: Ali Güney Amerika'yı ziyaret etmek istedi.

English: An Englishman, a Scotsman, an Irishman, a Welshman, a Gurkha, a Latvian, a Turk, an Aussie, a German, an American, an Egyptian, a Japanese, a Mexican, a Spaniard, a Russian, a Pole, a Lithuanian, a Jordanian, a Kiwi, a Swede, a Finn, an Israeli, a Romanian, a Bulgarian, a Serb, a Swiss, a Greek, a Singaporean, an Italian, a Norwegian, an Argentinian, a Libyan and a South African went to a night club. The bouncer said: "Sorry, I can't let you in without a Thai."
Turkish: Bir İngiliz, İskoç, İrlandalı, Galli, Gurka, Leton, Türk, Avustralyalı, Alman, Amerikalı, Mısırlı, Japon, Meksikalı, İspanyol, Rus, Leh, Litvan, Ürdünlü, Yeni Zelandalı, İsveçli, Fin, İsrailli, Rumen, Bulgar, Sırp, İsviçreli, Yunan, Singapurlu, İtalyan, Norveçli, Arjantinli, Libyalı ve Güney Afrikalı bir gece kulübüne gitmişler. Kulüp fedaisi de: ''Üzgünüm, bir Taylandlı olmadan içeri girmenize izin veremem.'' demiş.

 

English: Ali was driving south on Park Street.
Turkish: Ali Park Caddesinde güneye doğru sürüyordu.

English: After the war, he managed to escape to South America.
Turkish: Savaştan sonra, Güney Amerika'ya kaçmayı başardı.

English: "Soon it will get colder," said Mother Bat. "We will fly south where it is warmer and stay there all winter. This is what it means to migrate. We will travel to a cave where we will meet other bats. This is a wonderful time for us."
Turkish: "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."

South ingilizcede ne demek, South nerede nasıl kullanılır?

South africa : Güney afrika. Afrika kıtasının güney ucundaki ülke. Güney afrika cumhuriyeti.

South africa daylight time : Güney afrika yaz saati.

South africa standard time : Güney afrika standart saati.

South african : Güney afrika. Güney afrikalı kimse. Güney afrika vatandaşı yada orada yaşayan kimse. Güney afrikalı (kimse). Güney afrika´ya özgü. Güney afrikalı.

South african merino : Merinos ırkı ilk olarak 1 yüzyılda ispanyalılar tarafından afrika’ya götürülmüş, afrika’nın güney ucu bu hayvanlar için uygun bir ortam olmuş ve burada iyi gelişme göstermiş olup burada yapılan merinos yetiştirme çalışmalarıyla küçük cüsseli, kısa, ince yapağılı merinos tipi olarak geliştirilmiş olan koyun ırkı. Güney afrika merinosu.

South countries : Güney ülkeleri. Coğrafi olarak genellikle dünyanın güney yarım küresinde yer almaları nedeniyle az gelişmiş ülkelere verilen ortak ad.

 

South by east : Keşişleme. Kıble kerte keşişleme.

South china sea : Pasifik okyanusu'nun güneydoğu asya ve filipinler arasında uzanan bölümü. Güney çin denizi.

South dakota : Amerika'da eyalet. Güney dakota. Kuzey-orta abd'de bir eyalet.

South carolina : Amerika'da eyalet. Güney karolina.

İngilizce South Türkçe anlamı, South eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak South ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute value : Saltık değer. Mutlak değer. Salt değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür).

Third world : Üçüncü dünya ülkeleri. Üçüncü dünya'ya ait.

Meridional : Güneyli. Meridyonel. Meridyen. Meridyen gibi.

Tn : Tunus. Radonun radyoaktif izotopu (kimya). Toron.

Peripheries : Muhit. Taşra. Çevre. Dış yüz. Dış kenar. Perispri. Dış sınır çizgisi. Merkezin dışında kalan yer.

Virginia : İllinois eyaletinde şehir. Minnesota eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Amerika'da eyalet. Virjinya. İrlanda'da yerleşim yeri.

Southerns : Güneye ait. Güneyli.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Md : (ingiliz ingilizcesi) sorumlu yönetici şef (ceo). İdari müdür. İdare müdürü.

Maryland : Amerika'da eyalet. Abd'nin doğu kıyısında bir eyalet. Maryland eyaleti. New york eyaletinde yerleşim yeri.

South synonyms : u.s., south central, deep south, old dominion state, magnolia state, tar heel state, palmetto state, camellia state, tidewater region, confederate states, volunteer state, old line state, north carolina, old north state, old dominion, heart of dixie, pelican state, peach state, empire state of the south, gulf states, u.s.a., la, southrons, southernmost, southwesters, al, piedmont, south carolina, southwestward, southeastern, dixie, absolute orbit, southwardly.

South zıt anlamlı kelimeler, South kelime anlamı

Northern : Kuzeyden gelen. Kuzey. Kuzeye ait. Kuzeyli. Kuzeyde meydana gelen veya yaşayan.

North : Kuzeyde. Kuzeyinde. Kuzeye doğru. Kuzeyden gelen. Yıldız. Kuzeyden esen. Şimal. Kuzeydeki. Gözerimi düzleminde doğu- batı doğrultusuna dik, kutupyıldızının bulunduğu yandaki yön, sol eli doğuya, sağ eli batıya uzanmış bir insanın arka yönü. Kuzey.

South ingilizce tanımı, definition of South

South kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Proceeding toward the south, or coming from the south. To turn or move toward the south. Situated at the south, or in a southern direction from the point of observation or reckoning. Southward. To veer toward the south. The region or direction to the right or direction to the right of a person who faces the east. Toward the south. Southern. Lying toward the south. Blowing from the south. That one of the four cardinal points directly opposite to the north. As, the south pole.