Peripheries türkçesi Peripheries nedir

  • Dış yüz.
  • Muhit.
  • Çevre.
  • Dış sınır çizgisi.
  • Az gelişmiş ülkeler.
  • Merkezin dışında kalan yer.
  • Taşra.
  • Perispri.
  • Dış kenar.

Peripheries ingilizcede ne demek, Peripheries nerede nasıl kullanılır?

Peripheric : Kenarında, çevresinde, dışında. Periferik.

Peripheric block : Yerel anestezik çözeltinin periferdeki büyük sinirlerin veya dallarının yanına enjekte edilmesiyle yapılan bir sinir bloku biçimi. Periferik blok.

Peripheric compartment : Periferik bölme. İlaçların dağılım kinetiğindeki iki kompartımanlı dışarıya açık modelin, genellikle az kanlanan organların intersititsyel sıvı hacimlerini kapsayan kompartıman kısmı.

Peripheric country : Çevre ülke.

Peripheric vasodilator : Periferik arter ve arteryollerin daralma ve tıkanmasına bağlı olan yerel dolaşım yetmezliklerinin tedavisinde kullanılan ilaç. Periferik damar gevşetici ilaç.

Peripheral cyanosis : Perifer siyanoz. Normal doyumlu kanın periferde fazla miktarda oksijen kaybetmesi sonucu periferde indirgenmiş hemoglobin miktarı artışına bağlı olarak biçimlenen siyanoz, venöz siyanoz.

Peripheral city : Çevre kent. İşlendirme, eğlence, eğitim, konut, çevre her bakımdan kendi kendine yeten, şehirleşme hızının yüksek olduğu ve büyük şehirlere aşırı yüklenmeden kaynaklanan sıkıntıların azaltılması amacıyla oluşturulan kentler.

 

Peripheral accessories : Çevre birim donatıları.

Peripheral control unit : Çevresel kontrol ünitesi. Çevre denetim birimi. Çevresel denetleme birimi.

Peripheral circulation : Büyük kan dolaşımı. Periferik dolaşım.

İngilizce Peripheries Türkçe anlamı, Peripheries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peripheries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entourage : Önemli şahsın yanındakiler. Arkadaş çevresi. Dolay. Beraberindekiler. Arkadaşlar. Etraf. Kortej. Maiyet.

Girth : Bel ölçüsü. Eyerlemek. Kuşatmak. Kuşak takmak. Çevresini ölçmek. Kolan. Kolan (semere ait). Kolan takmak. Kuşak çevrelemek.

South : Güneye. Güneyden. Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön. Güneyde. Cenup. Güneyden esen. Lodos. Güneye doğru.

Circles : Dönmek. Çark etmek. Kuşatmak. Edvar. Etrafını dolaşmak. Çevrelemek.

Jerkwater : Adi. Küçük. Değersiz. Önemsiz. Demiryol şube hattı.

Girths : Kolan. Kolan takmak. Kolan (semere ait). Bel ölçüsü. Kuşatmak. Çember. Daire çevresi. Kuşak takmak. Çevresini ölçmek.

Circumferences : Çember. Dairenin etrafını dolaşan çizgi. Dairenin çevresi. Dönge. Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Daire çevresi. Daire çevre uzunluğu.

Domains : Memleket. Alan. Mülk. Domain. Ülke. İlgi alanı. Etki alanları. Malikane.

Facies externa : Fasyes eksterna.

Atmosphere : Bir oyunun anlamını belirten tinsel durum. Hava. Yeryuvarı çevreleyen gaz karışımı. Havayuvarı. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün. Yer'i ya da herhangi bir gökcismini saran gaz katmanı. yer'in gazyuvarına "havayuvarı" da denir. Dramatik durumun tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. bu, kişiler, konuşmalar, dekor, giysi, donatımlıklar, sahne eşyaları, ışıklama, müzik ve benzeri öğelerin yardımıyla elde edilir. Havayuvar. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.

 

Peripheries synonyms : third world, circuit, souths, outback, backcountry, climates, developing countries, exterior surface, back country, ambiences, ambiance, entourages, countries, ambient, connection, country, connexion, southing, climate, backblocks, least developed countries, circumference, atmospheres, girthed, freshwater, girthing, underdeveloped countries, commons, southings, environment, domain, environ, jerkwater town.