Meridional türkçesi Meridional nedir

  • Meridyonel.
  • Meridyen.
  • Güneyli.
  • Meridyen gibi.
  • Güney.

Meridional ingilizcede ne demek, Meridional nerede nasıl kullanılır?

Meridian : Ayakta duran bir gözlemcinin başucu ile göğün kuzey ve güney ucaylarından geçen düzlem. Meridyen. Öğlen çemberi. Öğlen. Coğrafya, fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti. Doruk. Öğle vakti olan. Boylam çizgisi. Bir gözlemcinin başucundan, göğün güney ve kuzey kutuplarından geçen düzlem.

Meridian altitude : Meridyen irtifaı.

Meridian circle : Meridyen dairesi. Yıldızların öğlenden geçişlerinde gözerimi yüksekliklerini ölçen, öğlen boyunca devinebilen bir ırakgörür. Öğlen aracı.

Meridians : Meridyen. Öğlen. Zirve. Boylam. Boylam çizgisi. Dorukta olan. Öğlen çemberi. Doruk.

Merididian instrument : Yıldızların öğlenden geçişlerinde gözerimi yüksekliklerini ölçen, öğlen boyunca devinebilen bir ırakgörür. Öğlen aracı.

Standard meridian : Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen. Başlangıç öğleni.

Initial meridian : Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen. Başlangıç öğleni.

Zero meridian : Başlangıç öğleni. Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen.

 

Magnetic meridian : Manyetik meridyen.

Prime meridian : Esas meridyen. Başöğlen. Greenwich'te 0°den geçen boylam. Başlangıç öğleni. Sıfır meridyen. Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Baş meridyen. Londra'da greenwich gözlemevinden geçen ve öteki öğlen çemberlerini sıralamakta başlangıç sayılan öğlen. Başlangıç meridyeni.

İngilizce Meridional Türkçe anlamı, Meridional eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meridional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Southron : İngiltere'den olan kimse (iskoç kullanımı). Güney yerlisi veya güneyde yaşayan. İngiliz. Güneye doğru. Güneye (iskoç kullanımı).

Southerly : Güneyden. Güneye doğru. Güneye. Güneyden gelen. Güney tarafında bulunan. Güneye doğru olan. Güneydeki.

Southern : Güneye ait.

Southernly : Güneye doğru.

Southrons : Güneye doğru. İngiliz. Güneye (iskoç kullanımı). Güney yerlisi veya güneyde yaşayan. İngiltere'den olan kimse (iskoç kullanımı).

Meridians : Öğlen. Boylam çizgisi. Öğlen çemberi. Dorukta olan. Boylam. Zirve. Doruk.

South : Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön. Güneyden gelen. Güneye. Güneye doğru. Cenup. Güneyden esen. Lodos. Az gelişmiş ülkeler.

Southerners : Güney eyalet yerlisi.

Meridian : Bir gözlemcinin başucundan, göğün güney ve kuzey kutuplarından geçen düzlem. Doruk. Zirve. Coğrafya, fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Öğlen dairesi. Boylam çizgisi. Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti. Boylam. Öğle vakti olan. Öğlen çemberi.

 

Meridional synonyms : austral, southerns, souths, southings, southing, southerner.

Meridional zıt anlamlı kelimeler, Meridional kelime anlamı

Northern : Kuzeyde meydana gelen veya yaşayan. Kuzey. Kuzeyden gelen. Kuzeye ait. Kuzeyli.

Meridional ingilizce tanımı, definition of Meridional

Meridional kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the meridian.