Meridians türkçesi Meridians nedir
Meridians ingilizcede ne demek, Meridians nerede nasıl kullanılır?
Meridian altitude : Meridyen irtifaı.
Meridian circle : Yıldızların öğlenden geçişlerinde gözerimi yüksekliklerini ölçen, öğlen boyunca devinebilen bir ırakgörür. Meridyen dairesi. Öğlen aracı.
Ante meridian : Sabah. Öğleden önceki zaman. Am. Gece yarısı ve öğle vakti arasında olan saatler. Sabah gazetesi takma adı (gece çok geç saatte dağıtılan). Öğleden önce.
Arc of meridian : Öğlen yayı. Öğlen dairesi üzerinde herhangi bir çember parçası. Meridyen yayı.
Celestial meridian : Göğün kutuplarından ve gözlemcinin başucundan geçen daire. Gök öğleni.
Antemeridian : Öğleden önce. Sabah ile ilgili. Sabah.
Meridional : Güneyli. Meridyen gibi. Meridyen. Meridyonel. Güney.
Meridian : Meridyen. Ayakta duran bir gözlemcinin başucu ile göğün kuzey ve güney ucaylarından geçen düzlem. Öğlen çemberi. Öğlen. Öğle vakti olan. Boylam çizgisi. Eşlek çemberini dikey olarak kesen iki eksenucu noktasını birleştiren yarım çember yaylarından her biri. Öğlen dairesi. Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti. Boylam.
Merididian instrument : Yıldızların öğlenden geçişlerinde gözerimi yüksekliklerini ölçen, öğlen boyunca devinebilen bir ırakgörür. Öğlen aracı.
Standard meridian : Başlangıç öğleni. Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen.
İngilizce Meridians Türkçe anlamı, Meridians eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Meridians ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tiptop : Dört başı mamur. En yüksek nokta. En iyi. Birinci sınıf. En yüksek derece. Mükemmel.
Crests : Zirveye varmak. Dağ sırtı. Zirveye ulaşmak. Tepe. Dalga tepesi. Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde atp sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. Arma. Kret.
Pinnacle : Tepe nokta. Çatı kuleciği. Cihannüma. Pinakolo. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Kule. En yüksek çekit. Sivri tepeli kule.
Culmination : Sonuç. En yüksek noktaya varma. En yüksek nokta. Bitiş. En son noktaya erişme. Meridyen üzerinde bulunma. Bir kemer yapısının en yüksek kesimi. Sonuçlanma.
Nooning : Öğle yemeği. Öğle arası verme. Öğle yemeği vakti. Gün ortası. Öğlen saat on iki. Öğle. Öğle istirahati. Öğle vakti.
Apical : Doruksal. Dil ucu sesi. Doruk (ile ilgili). Dilucu ünsüzü. Doruktaki. Uçta bulunan. Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst, uç kısmı. Apikal.
Stage : Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Tiyatroculuk. Hazırlamak. Menzil. Safha. Yönlendirmek. Sahneye konmaya elverişli olmak. Sahne yaşamı. Evre. Kademe.
Acmes : Buhran. Akme. Kriz. Hastalık krizi. En yüksek nokta. Gdb.
Degree : Radde. Kademe. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Ünvan. Diploma. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı. Mevki. Aşama. Ayar.
Crest : Zirveye ulaşmak. İbik. Başlık. Üstten aşmak. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Sorguç biçiminde yapmak. Sırt. Dağların ya da tepelerin üst bölümü. Taç.
Meridians synonyms : level, elevation, geographic longitude, apogees, meridian, middays, peak, point, climax, cusps, culminations, extremity, ben, longitude, climaxes, mature, at noon, noons, acme, meridional, longitudes, apex, noon, apogee, coronas, cusp, midday, apexes, climaxing, twelve noon, corona, top, prime.
Meridians zıt anlamlı kelimeler, Meridians kelime anlamı
Immature : Toy. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Gelişmemiş. Olgunlaşmamış. Olmamış. Ham. Olgun olmayan. Çocukça.

Bu kısımda Meridians kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Meridians ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Meridians anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Meridians ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.