Degree türkçesi Degree nedir

  • Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı.
  • Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi.
  • Aşama.
  • Dizil.
  • Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer.
  • Rütbe.
  • Diploma.
  • Öğrenim derecesi.
  • Kademe.
  • Ünvan.
  • Not.
  • Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi).
  • Derece.
  • Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Lisans.
  • Sıralı notalar.
  • Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.
  • Evre.
  • Radde.
  • Ayar.
  • Düzey.
  • Mevki.
  • Mertebe.

Degree ile ilgili cümleler

English: Ali got his master's degree three years ago.
Turkish: Ali yüksek lisansını üç yıl önce aldı.

English: All forecasts have a certain degree of uncertainty.
Turkish: Bütün tahminler belirli bir ölçüde belirsizlik içerirler.

English: Ali served 30 years for second degree murder.
Turkish: Ali ikinci derece cinayet için 30 yıl hapis yattı.

 

English: Ali is working toward a master's degree in engineering.
Turkish: Ali mühendislik dalında mastır yapmak için çalışıyor.

English: Ali was convicted of second degree murder and sentenced to ten years in jail.
Turkish: Ali ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.

Degree ingilizcede ne demek, Degree nerede nasıl kullanılır?

Degree centigrade : 0 derecenin suyun donma noktası ve 100 derecenin ise kaynama noktası olduğu termometre ile yapılan sıcaklık ölçümü. Santigrat derece. Celsius derecesi.

Degree day : Derece gün. Günün derecesi. Diploma töreni günü.

Degree days : Yumurtaların kuluçkalanma süresinde sıcaklık ortalamasının toplam gün sayısıyla çarpımı, kuluçkalanma süresi. Gün derece.

Degree fahrenheit : Fahrenhayt derecesi. Fahrenhayt derece. 32 derecenin suyun donma noktası ve 212 derecenin ise kaynama noktası olduğu termometre ile yapılan sıcaklık ölçümü.

Degree measure of an angle : Açının derece ölçüsü.

Degree of a polynomial : Polinomun derecesi.

Degree of comparison : Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Karşılaştırma derecesi.

Degree of degeneracy : Yozlaşma kertesi. Yozlaşma derecesi.

 

Degree of dissociation : Ayrışma derecesi.

Degree of confidence : Güven derecesi.

İngilizce Degree Türkçe anlamı, Degree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Degree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lays : Şarkı. Sevişme. Türkü. Durum. Yatma. Şarkı sözü. Hal. Konum.

Period : Çekit. Ders saati. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Devir süresi. Süreç. Dönem. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. örnek: jura devri, mezozoik çağın bir alt bölümüdür. periyot. Önceden bazı ayıraçlara göre belirlenen süre. Nokta. Bilgisayar, biyoloji, fizik, uzay, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tarih, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Immoderation : Aşırılık. Abartı. Ölçüsüzlük.

Extent : Ölçü. Boyut. Alan. Kaplam. Miktar. Uzantı. Genişlik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Stending : Şöhret. Durak. Devam. İtibar. Süreklilik. Durma. Eskilik.

Locality : Yer. Olay yeri. Semt. Mekan. Mevzi. Bölge. Muhit. Mahal. Yöre. Civar.

Top : Tepe. (ağaç) tepesini kesmek. Kapamak. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Üstünden geçmek. Birinci olmak. Baş. Tavan. Üst. Aşmak.

Quality : Önermenin niteliği. Sıfat. Sayısal olmadan belirtilen özellik. Özdek ya da olayların özünü, durumunu ve başkalarından ayrımını belirleyen özelliklerin tümü. Keyfiyet. Yapı. Çeşit. Soyluluk. Asalet. Kabiliyet.

Cycles : Seri. Dizi. Bisiklet. Dönme. Zaman. Dolaşım. Motosiklet. Devir. Devre.

Siege : Çevresini sarma. Ele geçirmeye uğraşma. Hastalık devresi. Askeri abluka. Muhasara. Pota fırını tabanı. Bir şehrin ordu tarafından ablukaya alınması. Tezgah (iş). Kuşatma.

Degree synonyms : amplitude level, ultimacy, spf, standard of life, promotion, stair, calibration, lay, rating, instances, absolute, distinctions, foot rule, cycle, pinnacle, phases, intensiveness, localities, diplomas, remove, memos, estate, high, ranks, gradation, instance, depth, niche, sheepskin, military rating, undergraduates, undergraduate, certificates.

Degree zıt anlamlı kelimeler, Degree kelime anlamı

Immoderation : Abartı. Aşırılık. Ölçüsüzlük.

Moderation : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İnsaf. İtidal. Yatıştırma. Azalma. İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Ilımlama. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. Yeğinliği azaltma, aşırılığı olağan bir ölçüye indirme. Yumuşatma.

High : Pikap. Büyük vites. Öfkelenmek. Lise. Kabarmak. Direnmek. Rekor. Uçma. Zirve. Yüksek.

Degree antonyms : mild, low, intense.

Degree ingilizce tanımı, definition of Degree

Degree kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A step, stair, or staircase.